1 Mayıs 2026 Cuma

doğu/batı ya da doğululuk ve batılaşma / cumaları -- 1098.

doğu-batı tartışması çoktan geri kalmıştır denebilir. türkiye'de bir zamanlar ya da özellikle tanzimat'la egemen ayrım: isteyerek batılı olmak üstünlüğü/ileriyi ya da istemeyerek doğu'lu kalmak küçüksemek/gerilik olmuştur.

19. yüzyıl'ın "tanzimat" ve "ıslâhat" girişimleriyle dönüşümleri yüzlerce yıllık devlet ve toplum düzenini sarsmıştı. gününde ve sonunda toplumun dışından dayatma mıydı ya da içerinin zorunlu/kaçınılmaz gelişim seçmesi miydi yaşanan dönüşümler? cumhuriyet'le yaşananlar kökten değişimler miydi? tanzimat ve ıslâhat yaşanmasa meşrutiyet nasıl olurdu ya da olur muydu olmayacak sorgulamadır. geriye gidip 19. yüzyılı yeniden olmazlayamayız. ayrıca, olanları yüceltmekle aşağılamak gelgitinden de çoktan uzaklaştık türkiye'de. olanlar zorlu yaşandı ve önlenemedi ve o günleri yeniden yaşamanın temelleri çoktan değişti.

şunu bilmeliyiz: cumhuriyet'e vardığımızda "şark/garp ya da doğu/batı" tartışması sonlanmamıştı, bitirilmedi. 20. yüzyıl süresince de türkiye'nin egemen görünümü ve çözemediği doğu-batı karşıtlığıyla uzlaşımı olmuştur.

doğu nedir, batı neresidir ile tartışmayı sürdürenler hep oldu; olacaktır. sanayi devrimi ya da toprak zenginliğinden makina zenginliğine sıçrama, avrupa diye bildiğimiz yerelde yaşandıöncelikle ve en çok. ondan öncesinde anadolu, mezopotamya, mısır, pers, yunan ve roma uygarlıkları yaşanmıştı. islâm, hint ve çin uygarlıkları vardı. sanayi devrimi öncesi amerikalar'ın güneyi kuzeyi ve afrika da vardı. doğu hep vardı, batı diye anma sanayi devrimi ve avrupa'dan abd'ye ve abd'yle gelişeni anlıyoruz. rusya için, türkiye için doğululuk diye de sorunu yoktu batı'nın sanayi devrimi öncesinde.

türkiye ve rusya hep batı'nın doğusudur. nasıl ki, iran, hindistan ve çin de türkiye'nin doğuydu ve bugün uzun süre de öyleydi. japonya odaklı bakarsak abd de japonya'nın doğusunda kalır. yine de sanayi devrimi ile ortaya çıkan yeni gerçeklik olan "batı" uzun süre rusya, türkiye, iran, hindistan ve çin uygarlıklarına göredir. bu yüzden doğu da yetmemiş ve "uzak doğu, ortadoğu ve yakın doğu" da sözlüklere(doğrusu haritalara) geçmiştir. 1945 sonrası "orta avrupa ve doğu avrupa" gündelikleşmiştir. 1989'la avrupa birliği'ni yayılmasıyla bu deyişler de anlamını yitirmiştir. 1989 sonrası, bir ara da kuzey-güney ayrımı doğu-batı ayrımından çok anılır, kullanılır olmuştu.

1989 sonrası ilk ortaya çıkan ya da atılanlardan "uygarlıklar çatışması" da belirsizliklerle sözkonusu olmuş ve hızla belleklerde yer etmeden silinir olmuştur. nedenleri açıktır: musevî, hıristiyan ve islâm çatışmalarının bin yılları aşan geçmişleri vardır.

türkiye açısından ya da odağından bakarsak kendimizi doğulu saymak değil de batılı olmak ve batılılaşma diye sorunumuz 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl'ın, neredeyse tamamını kaplamıştır. batı'nın yüzyılları almış üretim düzeni kapitalizm ve onu tamamlayan geliştiren kurumlarını batı'nın isteklerine ve gereklerine göre almakla batı karşısında eşitleneceğiz demeyelim de, batı'nın daha saygın ve güvenilir birlikte yaşama düzenine geçeceğimiz öngörülmüştür. toplumun içinden değil de yönetim düzeyinden ve oldu bitti olarak yaşanan değiştirmeler toplumda yer etmediğinden öteye tepkilerin de kaynağı olmuştur. kısacası, batılılaşma toplumun doğallığı ve evrimiyle yaşanmamıştır.

batılılaşma ile batı değerlerinin alt yapı ve birikimlerin sonucu değil de değerleri aktarma ve benzemeyle benzetme yolu dirençle karşılanmıştır. batı'da gelişen ve değer bulan "uluslaşma" türkiye'nin gündelik huzurunu bozan ve dış savaşların durdurucusu değil de içeride iç savaşın da etmeni olmuştur. "osmanlılık" diye geçici bir çözüm de yatıştırıcı olmadığından öteye sonunda türkiye'de de "ulusallaşmayı" geliştirmiştir. öncesinde olmayan seçmeler çıkmıştır: "osmanlılık/islâmcılık/türkçülük" siyasilikleri. yüzlerce yıldır imparatorluk olarak yaşanmış ve dinlerin birlikte yaşaması uyumluluğu, batı'nın gelişimiyle türkiye'yi yatıştıran değil, isyanların bir biri ardından dört bir yanını, çepeçevre sarmıştır.

arınmalar, kopuşlar, parçalanmalar durmak bilmemiştir. türklük temelinde birleşme ve birliktelik de cumhuriyet'le hem önem, hem de güç kazanmıştır. türkiye'de batılı olmakla batılılaşma üretim düzeninde değişimde ağır ve yetersiz olurken, üst düzey yönetimde hızla sağlanmış görünürken batı'nın belirleyici ve tamamlayıcı öğeleri demokrasi ve özgürlükler de gecikmeden türkiye'nin belirleyici çatışmalarının odağı olmuştur. kapitalistleşme, anayasalcılık, seçimli çok partili siyasi yaşam, demokrasi ve özgülükler çatışmaları önceki çatışmaların uzlaşımı ve çözümü yaşanmadan büyük bir karmaşa oluşmuştur. üstüne üstlük türkiye'ni her yandan çevresi ikinci dünya savaşı, soğuk savaş ve 1989 sonrası paylaşım savaşlarından da uzak durmak istese de kolay olmamıştır.

eskilerin deyimiyle "hercümerç" ya da günümüz diliyle "karmaşa" türkiye'nin dinmeyen, durulmayan görünümü ve sorunu olarak sıradanlığını sürdürmektedir. düzenleyelim, yenileyelim diye başladığımız noktadan günümüze: her aşamada, her dönemeçte zorlu yaşamın duracağını, yatışacağını düşünmek yanılsama olmuştur.

1 mayıs 2026, college station, texas.