günümüzde çin algısı hayranlıkla korku uçlarından izleniyor ve değerlendiriliyor. abd içinde hayranlık gözlemek yanıltıcıdır. çin'e hayranlık daha çok abd dışındandır. abd'de ve küreselin egemenlerinde uzun süredir yükselen çin korkusu sıradanlaşmıştır. abd dışından çin'e hayranlığa varan iyimser yaklaşımlar da değişiklikler gösteriyor.
çin nedir? korkanlar için çin: egemenleri komünist parti'de yoğunlaşmış ve komünist bir ülkedir. durdurulmalıdır da korkunun eylemciliği oluyor. abd'nin egemenleri için, seçkinleri için korku komünistlik odağında yoğunlaşmıyor. ucuz işçi pazarı çin'in yoğun işçi gücü, çin'in kendi adına sermaye gücünü de geliştiriyor.
1 ekim 1949'da mao'nun önderliğinde bejing'ten küresele duyurulan çin halk cumhuriyeti’nin, yüzyılların durgunluğundan, geride kalmışlığından ileriye sıçraması kolay ve hızlı olmadı. 1949 sonrası mao dönemi, çin halk kitleleri için zorlu yaşandı. özellikle 1966-1976 arası yaşanan ve "kültür devrimi" olarak adlandırılan evre, mao'dan sonra "lanetle" anılır olmuştur. çin’de o dönemi unutturmak, yukarıdan aşağıya egemen siyasettir. o günlere dönmek arayışı da hiç yaşanmamıştır.
mao'dan sonrası siyasete geçiş sürecinde yön vermeye ortaya çıkan "dörtlü çete" hızla elenmiş ve uzlaşıcı hua guofeng ve hu yaobang, şiyaopeng'in gölgesinde kısıtlayıcı işlevde kaldılar. mao sonrası deng şiyaopeng'dir.
önceleri mao'dan sonra deng diye anılan çin, sonrasında deng'den öncesi mao olarak bilinir olmuştur.
korkulan çin olgusu iki ayrı evredir: mao ve deng. mao, köylü toplumu, "tek parti" komünist parti yönetimiyle 1972'ye değin küreselden yalıtılmış olarak koruyup sürdürdü. deng ise, komünist partisi'ni, çin'in sanayileşmesi ve küresele bağlanması olarak yaşattı. kısacası, çin'de "komünizm"den çok "komünist parti" egemenliğinden söz etmek doğrusudur. bugünkü çin: mao'nun kurduğundan çok deng'in dönüştürdüğü toplum ve ülkedir.
1989'daki sokak taşkınlıkları deng'le sağlanan özgürlüklerin sonucudur ve yine deng'le sonlandırılmıştır. çin'de çoğulculuğa ve kitlelerin komünist parti dışında örgütlülüğüne yer olmayacağı, 1989 tiananmen gösterilerinin zorla ve kanlı bastırılmasının değişmeyen sonucu olmuştur.
1989 sonrası yaşanan, küreselde çin olgusunun öne çıkışı mao değil deng siyasetlerinin sonucudur. deng sonrası: mao sonrası dönüşümü olarak değil de, deng sonrası gelişimi olarak anılacaktır. şöyle de diyebiliriz: çin’de mao durdurulmuş ve bitmiştir; deng yönlenmesi durdurulamaz ve dönüştürülemez. çin'de öncelik "kalkınma" olmuştur. özgürlükler, adalet ve sonunda çok partili demokrasi istemi 1989'la yerin dibindedir ve ortaya çıkması beklense de, olasılığı uzun süreli düşük kalacaktır.
çin'in iki büyük sorununun denetlenebilirliği zorlu yaşanacaktır: işsizlik ve gelir dağılımındaki eşitsizlik. bunun toplumsal etkisi “rüşvet” ve “partili yöneticilerin görevlerini kişisel çıkar uğruna kullanma” yolsuzluklarının önü alınamamaktadır. askeri üretim ve askeri birikimin savunmayla açıklanması ve yenileşme gereği görülüp uygulanması, toplumsal hizmetlerden kısıtlanmalarla ne güne değin sürdürülebilir? askeri güç nasıl denetlenebilir? bu büyük soruları görmezden gelen ve teknolojide yaşanan gelişmelerle yüksek yapılar, barajlar, köprüler toplumlarda eşit yararlılık getirmiyor. dışa karşı güç gösterilerinin, içte insanlardaki yansımaları huzur ve güven verici olmuyor.
çin'de deng'le güçlenen ve sonrasında hep yükselen ulusalcılık birleştirici güç olmaktan saldırıcılık gücüne ve taşkınlıklara dönüşür mü? bilmek de, değerlendirmek de, öngörmek de zordur.
abd’nin de 1989’u doğru değerlendirdiği söylenemez. 1990’la birlikte yaygınlaşan abd saldırganlıklarında sürekli yalnızlaşan ve birlikteliklerde eşitsiz “süper güç” siyasetlerinde askeri gücünü aracı güçler kullanarak abd’nin küreselde yalıtılmışlığını getirdiği açıktır.
işte bugünkü çin’le bugünkü abd: nerede birleşebilmeyi bırakalım, nerede birlikte olabilirler? çin’le abd çatışması öngören korkanlar ve korkutucular ise önyargılı öngörülerinde direnmelerinde gerilemeyeceklerdir. büyük devletlerin savaşma yöntemleri, birbirlerine saldırıdan çok, ötekini zor durumda bırakacak aracıları kullanmaktan öteye varmadığı yaşanan gerçektir.
15 mayıs 2026, nyc, new york.