27 Mart 2026 Cuma

türkiye iran'ın batı komşusudur / cumaları -- 1093.

abd'nin iran'a saldırganlığının durmayacağı ve iran'la abd'nin savaş durumunun süregideceği açıktı. iran'da süregiden savaş durumunun sonlanmayacağını güvenle söyleyebiliriz.

abd'nin iran'a saldırılarını durdurma koşulu açıktır: iran'ın kayıtsız koşulsuz teslimi. bunun olabilirliği yoktur. abd'nin bu koşulundan geriye çekilmesi yenilgi olur. benzeri biçimde iran'ın saldırılara karşılık vermemesinin koşulu da açıktır: abd iran'daki yıkımın tüm sonuçlarıyla yeniden yapımını sağlasın. iran'ın bu isteğinin de karşılanması olanaksızdır. iran'ın bu isteminden geriye çekilmesi de, iran için yenilgisi sayılır. savaş durumu süregidecektir deyince koşulların uzlaşmazlığını anlamak gerekir.

abd'nin iran'a saldırılarından kazandık demesinin, gereksizliği demeyelim de, geçerliliği yoktur; olmayacaktır. abd yenildim demeyecektir; demez. abd kazandım dese de inananı olmaz. yarın bir gün "ateşkes" uzlaşımı da, nice bozuldu, bozulacak diye yürüyecektir.

biraz geriden başlayarak sürdürelim. abd 1990'da ırak'a saldırmak kararı aldı. gerekçesi inandırıcı olmasa da, ırak'ın kuveyt'e saldırısını geriye çevirmek için neredeyse küreselin tümünü ardında topladı. sscb henüz rusya'ya dönüşmemişti ama, "soğuk savaş" dönemi gücünün sonlarındaydı. çin de 1989 tiananmen sarsıntısının bir yılını geride bırakmıştı ve geleceğin gücü görünümünde sayılmazdı; kendi içine kapanıktı. ab'nin içinden dur diyen olmadığından öteye, ne duruyoruz, yürüyelim katılımı ve katkısı eksiksiz oldu. japonya kalkınmasının sürdürülebilirliği gereği, askeri olarak değil ama, mali olarak abd'nin yanındaydı. suudiler, mısır ve hafız esad suriye'si de abd'ye varım dedi. iki kişi, etkisiz de olsalar "yokuz" dedi. birisi ürdün'ün başı hüseyin ve ikincisi filistin direnişinin başı yaser arafat.

türkiye o gün açmazda kaldı. cumhurbaşkanı turgut özal etkin olarak ve abd'nin önünde değilse de yanında, ardında varız diye ortaya çıktı. özal'ın yanındaki destekçisi alparslan türkeş oldu. bülent ecevit ve necmeddin erbakan türkiye'nin ırak'tan yana olmasını açıktan gösterdiler. süleyman demirel ise abd ve destekçilerinin karşısında durulmayacağını belirtmekle yetindi.

1990 ırak'ı baskı düzeniydi ve en tepede gücünü askerden, polisten alan saddam hüseyin vardı. ırak'ta baskı düzeni yukarıdan aşağıya örgütlüydü. ırak toplumunda isyan gücü ve örgütlülüğü yoktu. abd ve destekçileriyle "işbirlikçiler" azdı. sonunda saddam yönetimi elini silâhını alamadan çöktü ve dağıldı.

saddam bir süre etkisiz sürdürdü yenilgi sonrası. 2003'te saddam kaçtı ve yakalanıp idam edildi. saddam güçleri yeniden yönetimi bulamadı. ırak'ın kuzey yöresindeki örgütlü yerel güç kendi başına devletçilik başlattı. abd ırak'ın içinde destek güç bulamadı ve kuzey'de ırak'ın tümünü temsil etmeyen ve ırak'la güçbirliği yapmayan bir yerellikle ırak'ta yerleşikliğini sürdürdü. ne güne değin bilmiyoruz.

2011 arap baharı sonrası suriye ve libya abd'yle olmadığından öteye mısır da elden kaçtı kısa süreli.

sonunda iran'a saldırganlık ve iran'ı dıştan düzenleme başladı. iran'ın ırak olmadığını abd biliyordu ama, bilmezden gelircesine saldırdı. iran üst yönetiminden eksilmelerle yönetim kargaşası olmayışı, abd'nin beklemediği demeyelim, istemediğiydi. ırak'tan ne değişikti iran'da? iran'da 2009'da ve 2025'te iran yönetimine güçlü toplumsal tepkiler yaşandı. iran'ın güney bölgesinde ırak'ın kuzey yöresi benzeri devletçik olmak yanlısı güçler vardı. ırak'a benzemedi iran. şimdilik açıklaması açıktır: isyancı güney azlığı fırsatçılık etmedi, edemedi. yönetim karşıtları, iran yönetimiyle birleşik olmadı ama, toplumsal onurlarıyla  ve kendilerinin geleceğinin onuruyla sessizleşti. ayrıca, iran'ın askeri olarak gücü beklenenden yüksek oldu. ne zamana değin yaşanacaktır, görülecektir.

ırak konusunda türkiye'nin yeri gününde ve sonrasında değişmedi: ırak'ın "bütünlüğü"  hedefi korundu. iran konusunda da iyi başlandı ama, değişiklik açıktır: saldırganlığın durmasını istedik. burası yerindedir ve değişmez. ancak an geliyor, geldi ve "etkin" görünümde olacağız davranışıyla söyleminde uçları zorlar oluyoruz. özellikle iran'a, neredeyse, tepki göstermeyin demekte özen gösterildiğini söyleyemeyiz. israil'e abd/ab'nin kullandığı ve yinelediği "savunma hakkı" iran'ın da hakkı değil midir? ayrıca, yarın ne olacakları bilinmeyen "körfez devletçikleri" ile iran'ı kınamak ve durdurma istemi de yanıltıcı olmuştur. abd/ab yanında olmanın göstergesidir "ortak bildiri" ve türkiye için uzun dönemde yararına olmayacaktır.

türkiye'nin ırak'ta ve suriye'de dayanışma görünümü, iran'da da daha güçlü görülmeli ve gösterilmelidir. etkin olmak odur.

27 mart 2026, college station, texas.