türkiye'nin yüzyıllık kalkınmasının dayanağı, çevresinde dinmeyen savaş durumlarına uzak durmasıdır. bu durum, zamanında, 20 nisan 1931'de atatürk'ün "veciz" deyişiyle türkiye'nin belleğine kazınmıştır: "yurtta sulh, cihanda sulh!" sonraları ikinci dünya savaşı, soğuk savaş ve nice savaş durumlarında da bu çağrı ve özdeyiş türkiye'nin temel yaşama biçimi olarak sürmüştür. 1961 anayasası ile anayasallık da kazanan özdeyiş, onca anayasa değişikliklerine ve yeniden yazımlara karşın değişime uğramamıştır. uğraması da düşünülemeyeceklerdendir.
türkiye içinde 1920'lerden başlayarak 1930'larda da sürmüş nice isyan durumları iç savaş konumuna varmadan barışın sürmesi yönünde bastırılmıştır. 1980'ler ve 1990'lar boyunca yeniden yaşanan isyan durumları da savaş durumuna yükselmemiştir ve yaygınlıkları yerelliklerde sonlandırılmıştır.
1950'lerde kore'ye asker gönderme günün siyasiliğiyle küreselin kabarmasının gereği olarak türkiye'nin içinde savaş durumunu getirmemiştir ve kısa sürede sonlanmıştır. çok sonraları 1990 ağustos günlerinde ırak'ın kuveyt'e saldırısını geriye döndürme olayında da, türkiye etkin olarak katılmamıştır. günün siyasi gücü ve önderi daha etkin olma çabalarında durdurulmuştur.
1974 yılında kıbrıs'a asker gönderme de savaş durumu değildir ve gününde "barış harekâtı" olarak tanımlanmış ve uygulanmıştır.
1991'de birleşmiş milletler onayı ile yürütülen ve sonraları "birinci körfez savaşı" olarak yaşanan ırak'ı kuveyt'ten uzaklaştırma sonrası, ırak'ta yaşanan, bölünmeleri getirecek gelişmelere karşı durma gereği ile ırak'a sınır ötesi taşmalar da, türkiye'nin egemenliğini koruma gereği ve ırak'ın parçalanmasını önleme amaçlı gerçeklenmiştir. türkiye'nin iç barışını koruma zorunluluğuyla ırak'tan türkiye'ye saldırıları önlemede, ırak'ın egemenliğini koruyucu ve birleşmiş milletler yasalarına uyumlu savaş durumunu yaymaktan çok, önleyici askeri eylemler ve konuşlanmalar yaşanmıştır. ırak güçleriyle ve abd güçleriyle sıcak ilişkiler yaşanmamıştır.
2003'te "ikinci körfez savaşı" diye anılan abd'nin ırak'a saldırıp saddam yönetimini uzaklaştırmasında da ırak'taki savaş durumuna askeri olarak katılmamıştır türkiye. 2001 sonrası afganistan'a saldırı da nato işleyişi gereği olarak yürütülmüş ve nato yükümlülüklerimiz gereği etkinlikte görev alınmıştır.
2003 sonrası ırak'ta yerleşikliğe varan abd varlığı ile çatışmadan ve bağdat'ta oluşan ırak yönetimini yasal sayan türkiye savaşın sürüdürülmesini değil, barışın korunması yönünde etkin olmuştur.
2011'de "arap baharı" olarak biline tunus, mısır, libya ve sonunda suriye kalkışmalarında da, türkiye, savaş durumlarının sonlandırılması ve ülkeleri yurttaşlarının seçeceği yönetimlerin oluşmasını isteyen konumunu korumuştur. ırak savaş durumlarından da zorlusu yaşanan suriye ayaklanmaları sonucu türkiye sınırlarından içeriye yığılan suriye yurttaşları da türkiye'yi savaş durumunun içine sokmamıştır.
günümüzde gündemin doruğundan düşmeyen, abd ve israil'in iran'a dinmeyen, durmak bilmeyen saldırganlıklarının başlangıcı olan 1979'dan günümüze, iran'la ve iran'daki savaş durumundan uzak duruyor türkiye.
1948 sonrası, 1967 ve 1970 ile 1973'te israil'in arap ülkeleri mısır, suriye, ırak ve ürdün saldırılarında türkiye'nin yeri: savaşla kazanılacak bir sonucun barışın sürekliliğini getirmeyeceğini yinelemek olmuştur. savaşan yanlardan birinden yana karşıtına saldırı destek gücü olmamıştır türkiye.
ukrayna'da rusya'nın saldırganlığında da, israil'in gazze ve lübnan'a yine dinmek bilmeyen saldırganlıklarında da barış çağrıları türkiye'nin konumudur.
doğal olarak, 1979 şubat günlerinden bu yana iran'da yaşanan savaş durumlarının sonlandırılması, türkiye'nin temel istemidir ve söylemidir.
türkiye'nin çevresindeki savaşlara uzak durmasını, ilk kez, 1980'lerle özal'la anap yönetimleri zorlamak istemişse de etkin ve yetkin olamadılar. 2000'li yıllarda türkiye'de öne çıkan akp yönetimlerine sözcülük ve önderlik özentisi ahmet davutoğlu, yüzyıllık çevresindeki savaşlara etkin katılımından uzak duruşunu eleştirmekten öteye "aşağılayıcı dille" yargılamaya kalkışmıştır. türkiye'nin barış etkinliklerini, eylemlerini edilgenlik olarak görüp göstermeye çalışmıştır. davutoğlu'nun etkinliği önemli bir güce erişmemiştir.
akp yönetimlerinin değişmez gücüyse türkiye'nin kalkınmasını akp'yle oluştuğunu yinelerken, türkiye'nin çevresindeki dinmeyen savaş durumlarının hep barışa döndürmenin öncüsü sayıklamasını sürdürmüştür.
yinelersek: türkiye'nin yüzyıllık kalkınmasının dayanağı, çevresinde dinmeyen savaş durumlarına uzak durmasıdır.
13 mart 2026, college station, texas.