bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2025 sonlanırken geride kaln yılı değerlendirmek sıradandır. 2025'te yaşadıklarımız 2024'ten ayrı değildi. 2025'in de sevindiriciliği istendiğince değildi. 2026 için umutlanmalar, iyimserlikler de zorlamadır.
2025'te gazze'de yaşanan, israil'in acımasız saldırganlıkları ile iran'a, lübnan'a yapılan saldırılar derin üzüntülerin odağıydı yıl boyu. israil ne kazandı diye sormak kazanılabilirliği içerir. doğrusu açıktır: israil saldırganlıklarıyla nereye vardı? israil'in gazze'yi yerle bir edercesine saldırıp, binlerce insanı çözümsüz ortada bırakmasının israil'den götürüleri 2026 ve sonralarınd çok açık yaşanacaktır. sonuçta, israil küreselde güç değil yalıtılmış ve çeversinden korkusundan yerlerdedir ve kalkması da zorlaşmıştır. insan aklının ve vicdanının asla kabullenemeyeceği saldırganlığın gerekçesi yoktur ve olamaz. "ama savunma hakkımız" diye saldırganlık olmaz. günü gelecek ve yaşananların tanıkları ve dökümleri açığa çıktıkça israil yurttaşlarının korkudan yaşadıkları değil yaşattıkları unutulmaz kayıtlarla bilinecektir.
gazze deyince küreseldeki tepkilerin yetersizliğiyle, birleşmiş milletler'in güçsüzlüğü gelen on yılların, 21. yüzyıl'ın temel sorunu olarak gündemdeki gerekli yerini alacaktır. birleşmiş milletler gazze'de israil'in yaşattıklarının sorumlusu değildir ama, önlemede değilse de, durdurulmasındaki güçsüzlüğü apaçık ortadadır. iki büyük dünya savaşı sonrası hitler almanya'sını durdurma gücünün sonucu olan birleşmiş milletler almanya ve japonya saldırganlıklarının ötesinde her gün ve her sınamada başarısızlığı açıktır. birleşmiş milletler'in varlığı değil ama, işlerliği yaşadığımız yüzyıl'ın büyük sorunudur.
gazze'den önce ortaya çıkan ve rusya'nın ukrayna saldırganlığı da sonucu bir yere varmayan çatışmalar da birleşmiş milletler'in gereksizliği değil ama yetersizliği yaşanan gerçekliktir. gazze'de ve ukrayna'da gerçeklenenemeyen saldırganlıkları önleme ve durdurma konusunda yeniden yapılanma zorunludur ve ötelenemez. ötelendikçe saldırganlıklar yinelenecek ve yenileriyle yaşanacaktır.
2025 deyince, abd ve trump yönetimi bilinecektir. her konuda, olur olmaz, gerekli gereksiz konuşmalarla güç gösterisi diye güç budalalığının abd'de seçmen desteği alması 2024'te yaşandı ve 2025'te yaşananlar abd'yi yeniden güçlü yapma diye güçsüzleştirdi. küreselde her olayın ardından koşan ve giderek gücünü gerileten abd 2025'in unutulmazlarındandır.
abd ile rusya ilişkileri trump'la uzlaşıma ermediği gibi, abd ile çin ilişkileri de karşılıklı güvenliksiz ve belirsizdir. üstüne üstlük abd ab ilişkileri de uyumlulukta sarsıntılar yaşamaktadır. abd'nin yakın çevresi kanada ve meksika ile yalıtılmışlığı ayrıca düşündürücüdür. güney amerika'da abd daha iyi durumdadır denemez. kolombiya ve venezüela ile karşıtlaşmaların getireceği gazze ve ukrayna örneklerinin benzeri olur.
türkiye'de 2025 önceki yıllardan değişik ve gelişmiş yaşanmadı. bitmeyen, dinmeyen gözaltılar, tutuklamalar ve hapislikler sıradanlığını sürdürdü. silâhlı isyancıların siyasete özenmeleri kuşkuyla izleniyor. türkiye'nin değişmeyen gündemi olan "anayasa değişiklikleri" beklentisinden düşleri kırılacaklar çok olacaktır. o zaman "kimin yüzünden" ya da "senin yüzünden" suçlamaları yaşandığında da durum değişmeyecektir. türkiye'de silâhla kazanılacak bir anayasa değişimi olmadığının üstüne siyasetle de anayasa değişmeyeceği gerçekliği türkiye'de iktidar değişimini zorlar mı bilinmez. güven vermeyen siyasetler nasıl dönüşürler o gün geldiğinde değerlendirilecektir. "havanda su dövmekle" ya da "dostlar alış verişte görsünlerle" değişim olmaz.
sonuçta, 2025 de sıradan yaşandı ve yerini 2026'yla değiştirecektir.
26 aralık 2025, college station, texas.