türkiye'de güzelliği ve iyiliği temel almış yurttaşların acılarını dindirmek giderek zorlaştı. güzelden yana olanlar yangınların kara dumanlarından bıktı. yangınların önlenemezliğinden de, söndürmelerde gecikmelerden de öteye kitlesel tepkileri topluca gösterememekten üzüntülüler. yetkililerin ve güzelliklerden uzak yaşamaktan umarsızların olanlardan kaygı duymamalarına gösteremedikleri tutkusallıklarını yaşayamamaktan bıkkınlar. çirkinlik yangınlardan çok yangınların yaşattığı kitlesel tepkisizlik.
en yetkili ağızlar ulu orta, binlerce yangını önceden gözledik, hızla söndürdük benzeri söylemlerindeki yanılsamaların gerçeklerle uyuşmazlığını görmenin huzursuzluğuyla etkisizlik çirkinlikten öteye kötülük olarak yaşatılıyor. günlerce süren yangınlardan sonra ortaya çıkan yanık alanların çirkinliklerini görmeden, geçen yılların yangınlarının yerlerinde doğanın yeniden yeşermesiyle, neredeyse öğünç duyulması acı veriyor güzellikleri yaşamak isteyenlere.
bugünkü durum hep böyle değildi. insanlar yangınların önlenenemezliğinden yılmazlardı. olur demeseler de, doğaya ve yetkililere bugünlerde olduğunca öfkelenmezlerdi. çirkinlik deyince yangınlar değil yangınlarla yaşananları almalıyız. kötülük deyince de yanan alanların kazanılmasından çok yapılaşmalara gittiğini görmek ya da düşünmek yorgunluğu toplumsal çöküntüye dönüşüyor.
salt yangınlar mı? ya canlarına kıyılan gencecik insanlar? evliliklerini yürütememeyle hırslanıp eşlerini katletmeyi hak saymaları nereye koyalım? çok açıktır ki: çirkinlikler ve kötülükler olduklarından öteye yinelenecekleri kuşkusunun çok küçük insan kümelerinin dışına taşmaması ve toplumsal iyana neden olmaması güzelliklerden, iyiliklerden yana olanların yıkımına neden oluyor. ya yetkili ağızların sözde tepkileriyle yoksayarcasına sessizlikleri? sözcüklerin tartışmasız anlamlarıyla çirkinlikler ve kötülükler olarak yaygınlaşıyor.
ya okulların kamusallıktan özelleşmeyle yer değiştirmeleri? güzelliklerden, iyiliklerden yana olanların kamu eğitimlerinden uzaklaşıp kendi özel kurumlarında kümeleşmelerini çirkinlik olarak görmemek ne oluyor? hep böyle değildi. özel okullar vardı ama, iktisadi güç sahiplarinin kamudan çekilmeleri değil kamuda başarılı eğitimde yetkin olanların çekildiği alanlardı.
güzelliklerden, iyiliklerden yana olanlar kamudan kendi özelliklerine kaçtıkça kamu eğitimlerinin düşkünleşmesinin ortaya çıkardığı "sahte" ve "yapay" yoldan edinilmiş "eğitim diplomalılarının" yaygınlığı şaşırtıcı değil, acıklı çirkinlikler ve kötülükler olarak yaşanmaktadır.
en tepeden aşağıya diplomayı haketmeyenlerin kurduğu yaşam düzeni, özel eğitimin ayrıcalıklarına karşı kazanım havasında, utanmadan benimsenmiş görünümdedir.
yaşanan çirkinlikler ve kötülükler toplumdaki kutuplaşmaların sonucu değildir. yaşanan çirkinlikler ve kötülükler kutuplaşmanın yaratıcı etkenleridir. toplumdaki bölünmelerle parçalanmaları toparlamak yerine bunları yoksayarak övünmelerin çirkinlikleri kötülükler olarak sarıp sarmalamış görünüyor toplumu.
güzellikleri ve iyilikleri yaşamak isteyenler kendi adacıklarına çekiliyorlar ama, huzurlu da değilller, mutlu da değiller. daha da ötesi umutsuzlar ve karamsarlar.
8 ağustos 2025, college station, texas.