ağız dalaşının getirisi olmaz. türkçe'nin güzel deyişlerindendir: "lafla peynir gemisi yürümez!" uzun süredir akp-mhp'nin üstleri durmaksızın söz söylüyorlar. "durmak yok, yürümeye devam!" diye başlayan iktidar ikilisi durmaksızın söz yarıştırıyorlar. karşılarında "chp" diye düşman var ve ne çok konuşursak, sesimizi ne çok yükseltirsek, düşmana soluk aldırmayız sanısı dinmeksizin "söz(laf)" üretiyor. yanılıyorlar.
iktidar oldukları kanısına vardıklarında da: "onlar konuşur, biz yaparız demişlerdi. iktidar olmak yapmaktır; konuşmak değil. yapmayı ayrıcalık, üstğnlük saymak 2002'den bu yana akp'nin değişmeyen siyasi konumudur. oysa, iktidar olma gücü ve yetkisi "yapmak" adına kazanılır. seçmenlerin çoğunluğu karşıtlarını yoketemek için değil, kamu görevini yapmak için, görevi seçtiği partiye verir.
toplumsal durumlar değişkendir. siyasi partiler de değişen durumlara uyarlanmak zorundadır. seçimi kazanınca konuşmak hakkından çok yapmaya seçilmişsindir. yaptıklarınla kendi seçmenlerin beklentilerinin karşılığını verirsin. sabah akşam ya da yine sokak ağzıyla: "hafta sekiz, gün dokuz" konuşmak için seçilmiş, yetkilendirilmiş, görevlendirilmiş olmuyorsun. ziya paşa'dan şunu da anabiliriz: "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde."
akp-mhp'nin çoktandır yaptıkları ortadadır. kendilerine karşıt gördüklerinin yaptıklarının seçmenlerin çoğunluğuna varacağı korkusundadırlar. o zaman seçmen çoğunluğunu kazanmadan dalga dalga sorgulamadan ya da düzmece sorgularla siyaset dışında tutmak için suçlu durumuna taşımak. seçmenlerin çoğunluğunun suskun ve içine kapanık görünümü yanıltıcıdır. akp-mhp, önünde sonunda sandık başına gittiklerine geç olacaktır. o gün geldiğinde "içimizden vurdular!" yeterli olmayacaktır. içlerinden vurulacaklardır.
gelen seçimlerde akp-mhp'yi iktdardardan alaşağı edecek, iktidarsız bırakacak olanlar akp'nin içindedirler. yaşayarak göreceğiz ve öğreneceğiz. gidersin, gidersin ve günü gelir gidemezsin. akp-mhp de iktidardan gideceklerdir; "boş ve boşuna sözler"in süslü gölgesinde yetersizliklerini göreceklerdir.
şunu biliyoruz: akp de, mhp de türkiye'dir ve türkiye'nin çoğunluğu olarak yapmak görevini nicesine kazandılar. türkiye akp'den, mhp'den ve akp-mhp'den çoktur. uzun süredir yaptıklarından çok, söyledikleriyle iktidarda dolandıkça dolanıyorlar. öyle ki: cumhuriyet değerlerini yıkıp yoketmenin de sözcüsüdürler: cumhuriyet onlardır "böbürlenmesi" de onlarındır. cumhuriyet'le sorunun, çelişkilerin, karşıtlıkların olabilir; söylersin de. bu sözler işe yaramaz olduğunda, işleri yürütemediğinde: "cumhuriyet biziz; cumhuriyet de bizden sorulur!" diyemezsin.
akp-mhp'nin uzun süredir tıkandığı, tükendiği noktadayız. dün söylediğinin getirisinden yararlanıp, bugün de, önce söylediklerini unutarak, "yenilik" diye götürülerinin karşıtlarından getiri bakleyemezsin.
her şey olamazsın. ya osun, ya da busun. hem oyum, hem buyum boşuna çabadır; özüne aykırılıktır.
boş ve boşuna sözlerle yaptıklarının, getirdiklerinin yıkıcısı olursun. akp-mhp yıkıcılıkta karşıtlarının yaptıklarının yıkımlarının ötesinde, kendi yaptıklarının da yıkıcısı olmuşlardır. akp-mhp anayasal işleyişle iktidar olmuşlardır. anayasallıkta tıkandıkça anayasa değiştirmeyi boş sözlerle, boşuna uğraşlarla sonlarına ilerlemektedirler.
6 haziran 2025, kozlu, çanakkale.