toplumlarda değişimler uzun süreli birikimle yaşanır. anlık olaylar, yaşananlar değil de o anların, o yaşananların kalıcılıkları önemlidir.
abd ve trump olgusu da anlık değildir; nice yaşananların sonucudur. etkileri ve kalıcılığı konusunda önyargılar geleceğin konusu olacaktır.
ne yandan bakarsak bakalım 20. yüzyıl'ı belirleyen temel olgular ve yaşananlar kalıcı olmuştur. imparatorluklar sonlanması kalıcıdır. enternasyonalizm ve sosyalizm yaşanan gerçeklik olarak kalıcılığa erişememiştir.
abd sosyalizmden de, imparatorluk oluşumundan da uzak gelişmiştir. küresellik deyinca abd'nin yayılmacılığıyla cihan egemenliği anlaşılmıştır. abd'nin şu yanı unutulmuştur ya da az bilinir olmuştur: abd içinde yalıtılmışlık yayılmacılıkdan öncelikli destek bulmuştur.
şunu biliyoruz: 1914-1918 ve 1939-1945 uluslar çatışmaları almanya odağında avrupa olgusudur. iki savaş'ın da başlangıcında uzakta olan abd; sonunda, iki savaşın da bitiriciliğinde etkin olmuştur. birinci dünya savaşı boyunca abd içinde dıştaki savaşa katılmama direnci yüksek olmuştur ve bu direncin siyasi açıklaması da "yalıtılmışlık" olarak anılagelmiştir.
demokrat başkan woodrow wilson abd başkanlık gücünü, yalıtılmışlık bayraktarlarına karşı yükseltmek uğraşından yenik çıkmıştır. abd savaşa katılmış ama, savaşları bitirecek, abd'nin küreselde etkinliğini geliştirecek tasarımlara direnç eksilmemiştir. bu direnç ikinci dünya savaşı'nın önlenemez başlangıcında etkindir. uzun süre cumhuriyetçilerin yalıtılmışlık yanlılarının direnci demokratları da abd içinde tutmuştur. oysa, abd orta amerika'da, meksika'da, küba'da, haiti'de ve güneyde arjantin'e değin yalıtılmışlıkla açıklanamayacak çatışmaların içinde olmuştur. pasifik'te filipin'e değin yayılmacılıktan da uzak kalamamıştır abd.
ikinci dünya savaşı sonrasında savaşı kendi içinde yaşamamış abd'nin üretim gücünün, teknoloji üretme gücüyle birleşerek sosyalizmin yayılmasını ve yaygınlaşmasına direnç odağı olması yalıtılmışlıkta çatlamayla yayılmacılığı geliştirici olmuştur. cumhuriyetçiler yayılmacılık olmasınla sosyalizme ödünsüz karşı durma siyasetlerinde demokratları aşamamıştır. soğuk savaş ve sscb'nin "nükleer güç" olmasıyla sosyalizmin yayılabilirliği/yaygınlaşabilirliği içiçe gelişmiştir. abd kendi sınırları dışındaki çatışmaları yönlendirme, abd dışındaki ülkelerin yönetimlerine karışmada dur durak bilmemiştir.
abd'nin kendi içinde "faşizmi" öngören siyasiler öne çıkamazken dışarıda da işgalci/fetihçi olmaktan çok istemediği gelişimlerin abd içine erişmesini önleme algısı/kaygısı ile küresel güce dönüşmüştür.
küreselin sorunlarını abd dışındaki işbirlikçi ulusal yönetimlerle olma abd'yi uluslar topluluğunda ve bağımsızlıkçı siyasiler katında yenik kılmıştır. 1950'lerden 1970'lerin sonlarına abd bu olmuştur. abd çıkarlarını ulusların kaderlerini belirleme ve öteki uluslar adına savaşma abd'nin içinden destek bulmamıştır. sonuçta demokrat roosevelt, truman ve kennedy/johnson siyasetlerine tepki önce cumhuriyetçi nikson'u ve sonrasında cumhuriyetçi reagan'ı öne çıkarmıştır.
nikson da, reagan da seçmen oylarının çoğunlukçu güçleriyle abd'yi yönetme gücüne erişmiştir. nikson da, reagan da cumhuriyetçi siyasi olmalarından öteye abd'nin yalıtılmışlığını isteyen, zorlayan toplumsallığa dayanmışlardır abd içinde. abd dışında da abd'yle eşitlikçi değil abd'yi izleyecek ve sorgulamayacak ulusallıklara öncelik vermişlerdir. savaşçılıktan uzak olmaları abd'de özellikle eyaletler temelinde demokratları abd'de geriletmiştir.
beklenmedik anda ve abd'nin katılımı olmaksızın sscb'nin kendi içinden dağılması sosyalizmin kalıcı olmadığından öteye olmayacağını yaşatması abd'de yalıtılmışçı siyasi öngörüleri yükseltmiştir. cumhuriyetçi geleneklere aykırı olarak baba ve oğul bush başkanlıkları da abd'yi yayılmacılıkta yenik düşürünce abd seçmenlerine önderlik etmek trump'a düşmüştür. baba bush sonrası demokrat clinton yönetimi demokrat geleneklere ve öncesi bush yönetimine karşıt yayılmacı savaşlara uzak durduğundan iki dönem yönetimi kazanmış ve korumuştur. yine benzeri biçimde ikinci oğul bush da yayılmacılıktan ırak ve afganistan'da abd'yi yenik düşürdüğünden demokrat obama yayılmacı karşıtlığıyla üst üste seçilebilmişlerdir.
demokrat biden ise roosevelt ve johnson siyasetlerini yeniden egemen kılmakta abd toplumuna yenik düşmüştür. cumhuriyetçi trump bu birikimlerin ortaya çıkardığı yeni abd olgusudur. trump'ın önderlik ettiği abd'nin yalıtılmışçılık siyaeti abd dışında anlaşılmaktan uzaktır. abd içindeyse trump'ın abd dışında yenik düşmeyeceği güveni sarsılıncaya abd'nin içine dönüşçü gerilemesi abd'nin yaşananı olacaktır. trump anın çıkardığı yaşanandır ve kalıcılığı abd'yi dışarıda güçsüz kılmadığında anlaşılabilir.
günümüzde de, geçmişteki abd başkanları nikson ve reagan'a gösterilen önyargılı bilgiçlikler egemendir. abd'nin değişimi ve trump'ın kalıcı siyasetleri yaşanmadan söylenenler belirleyicilikten uzaktır.
11 nisan 2025, izmir.