14-28 mayıs seçimlerinden yenik çıkan altılı masa, chp ve kılıçdaroğlu yenilgiyi yönetemediler. bu sonuca bakıp da, kazansalardı da yönetemeyeceklerdi sonucunu çıkarabiliriz.
şunu biliyoruz: "o gitsin de" ortaklığının, o gitmeyince ne oluru düşünenin olmayışı yenilgiden de kötü oldu. onun gideceğine onca inanışın önünde "ya olmazsa" direnişi kurmak da, geliştirmek de zordu. yine de, onun gitmesinin 28 mayıs ötesine uzayabileceğinin düşünülmemesi altılı masa, chp ve kılıçdaroğlu için bitirici oldu.
chp'de kılıçdaroğlu için gelecek düşünmek yanıltıcıdır. büyük sorun kılıçdaroğlu'nun gidiciliği değildir. kılıçdaroğlu parti içinden çıkacak karşıtlarına da yenilerek mi gidecek; yoksa, chp yönetimi, geçişi yönetip, yıpranmadan kıyıya mı çekilecek? daha açık söylenişi şudur: kılıçdaroğlu ve yönetimi bir sonraki yönetimin mimarı ve mühendisi olabilir mi? daha da açık söylenişi de şudur: kılıçdaroğlu yerine seçileceği kendi mi belirleyecek?
chp'deki değişim bunalımını kılıçdaroğlu ve yönetiminden öteye düşünmek gerekir. chp, yeniden birlikteliği kimlerle kurabilir? chp, kendi dışındakilerle birliktelik kurmadan kendi içinden de kopmalarla nasıl sürdürülebilir? burada durup, en az düşünüleni düşünmemiz gerekir: chp yönetim değişimiyle arınma ve arındırma yaşamadan sürebilir mi? çok partili siyasi tarihimizde, özellikle seçim yenigileri sonrasındaki hesaplaşmalardan partilerin yönetim değişimi dışında arınma ve arındırma yaşaması hep kaçınılmaz olmuştur. 1965 seçimlerinden yenik çıkan chp, ecevit etkinliğine geçişle chp'den turhan feyzioğlu ve çalışma arkadaşları chp dışı kalmıştı. yine, 1972'de, bülent ecevit, ismet inönü'nün yerine chp başkanlığını almasının ardından da kemal satır ile birlikte chp'den kopuş yaşanmıştır.
kılıçdaroğlu'nun 2010 yılında deniz baykal'ın yerine chp başkanı olması sonrasında da chp'den ayrılmalar ve arındırmalar durmamıştır.
bugünden düşünülmesi gereken de açıktır: partilerde ve chp'de tartışma neden uzlaşımla sonuçlanmıyor? birincisi kıyıya çekilmesinin bilinmemesidir. ikincisi de, partilerde yönetim dışının parti içinde çalışmaması ve yenilgi sonrasında yönetimi değiştirmekten çok partiyi küçültücü karşıtlaşmasıdır.
chp'de değişim nasıl olur, ne zaman olur önemldir ama, daha da önemlisi bilinmelidir: chp'yi 14-28 mayıs seçimlerine taşıyan yönetim değiştiğinde chp'de çalışmayı sürdürecekler mi? şöyle de sorabiliriz: chp'de bugünkü yönetimi değiştiremeyenler chp başkanlığı seçimi sonrası partide kalabilirler mi?
türkiye'nin toplumsallığı da siyasi partileşmeleri de ortadadır: bir yanda akp-mhp birlikteliği ve karşısında da chp vardır. bir de, akp'yle olabilmiş hdp öncesi ile, akp'yle olmamayı dirençle sürdüren hdp oluşumu vardır. ayrıca, akp'den kopanlarla, akp'li olamayanlar ve mhp'den kopanlarla mhp'li olmayanlar var.
altılı masa'nın yenilgisi ve dağılımının akp-mhp birlikteliğinin gücünden çok altılı masa'nın hdp'yle olamaması olduğu açıktır. altılı masa'nın hdp ile birlikte olduğu varsayımı akp-mhp birlikteliğinin temel vurgusuydu. altılı masa hdp ile birlikte göründükçe ve birlikteliklerini gizlide sürdürdükçe akp-mhp birlikteliği sarsılmadı. altılı masa hdp'yi karşısına alsaydı ne olurdu ya da altılı masa, akp-mhp birlikteliğine karşı hdp'yle açıktan birlikteliğe yönelseydi ne olurdu herkesin kendine göre değerlendireceği bitmeyecek tartışmadır. sonuçta, altılı masa hdp ile açıktan birliktelik de kurmadı ve hdp'yi tümden karşısına da almadı.
siyasette açıklık kazandırıcıdır; belirsizlik bitiricidir. chp'nin seçimler sonrasındaki görünümü, seçimler öncesi görünümüne benzerdir: açıklık yoktur ve belirsizlik egemendir. kılıçdaroğlu altılı masa ve hdp seçmelerinden dolayı mı eleştiriliyor; yoksa, tartışma nedir? kılıçdaroğlu değişince chp'nin birlikteliklere yaklaşımı açıklığa mı dönüşecek? görünen odur ki: görünürdeki tartışmaya göre söylersek belirsizlik değişmeyecektir. chp'de değişimin belirsizliği aşması gerekir ama, chp'deki karşıtlaşmada belirginlikten çok kazanacağa göre yer belirlemecilik egemen olandır.
28 temmuz 2023, college station, texas.