türkiye'de 2023 seçimleri bitmeyen seçimlerden sayılacaktır. 1957 seçimleri ve 1977 seçimleri de uzun sürmüştü.
1957 seçimlerinden chp'nin beklentileri gerçeklenmedi; 1977 seçimlerinden de istenen sonuç sağlanamamıştı. 1957 seçimlerinde iyimserlik egemendi chp yönetiminde ve aşağılara doğru seçmenlerinde. 1977 seçimlerinde ise umutlanma doruklardaydı. 1957 seçimlerinde türkiye'de kalkınma tıkanmıştı ve 1977'de ise türkiye yürümüyor sayılıyordu. 1957 ve 1977 sonrasının çözümleri chp'nin dışından sağlanmıştı ve her iki çözümden de en çok chp yitirdi.
2023 seçimlerinden chplilerin değil de chp'den beklentilerin temelsiz yükseldiği bir tarihsel andı diye anılacaktır uzun dönemde. tarihi anında yaşarken yapılan değerlendirmelerin önemi o andan("14 ve 28 mayıs seçimleri") sonra yaşananlarla anlaşılır. uzn süren seçim süreci üzerinden bir ayı aşkın süre geçse de geride kaldı diyemeyiz. chpliler yenilmedikle kazanmadık ama karşıtlığını çözememiş durumdadırlar.
öyle görünüyor ki: chp her seçimden sonra olduğunca, yeniden kurultay süreci ile yenilmedik diyenlerle, kazanamadık diyenlerin karşıtlaşmasını yaşayacaktır. bu tartışma sürecinde karşıtlaşmadan uzlaşım mı ayrılıklar mı yaşanır? kurultay sürecinden yenik çıkacaklar ayrılırlar mı; kurultay sürecinden kazanmış çıkanlar karşıtlarını arındırırlar mı?
değişim, yenilik, yeniden hep "çekici" olmuştur. oysa, geçmişte olduğu gibi, bugün de karşıtlaşmalar chp'yi çoğaltıcı mı, arındırıcı mı olacaktır kördüğümünde odaklanacaktır. chp küçülen de, çoğalmaya yönelmiş de olabilir.
akp-mhp birlikteliğine öfke ile nefret dinmeyecektir. chp, yeni seçimlerde hep o cepheyi örgütlemeye uğraşan olacaktır. chp'nin, kılıçdaroğlu öncülüğünde ve önderliğinde yürüttüğü altılı masa yeniden olur mu? olursa ve olduğunda kılıçdaroğlu'dan siyaset tarihimizde kalıcı bir etkinlik olarak anılır, sayılır. yok, yeniden öyle bir bir biraraya geliş gerçeklenmezse kılıçdaroğlu'dan öteye inananı olmamış diye anılır altılı masa. o durumda da: altılı masa biraradalığının uyumsuzları chp ve chplilerdi demeliyiz.
akp-mhp birlikteliği seçim sonrasında çok yönlü bir silkiniş yaşadıklarını göstermeye uğraşıyorlar. yürütmede, beklendiği gibi, 2010'dan bu yana sürdürdükleri ve 16 nisan 2017'de başardıkları anayasal değişim sürecini, daha da güçlendirilmiş cumhurbaşkanlığı anayasallığı ile sürdürmek istiyorlar. yasamada sorgusuzluğu ve tartışmasızlığı anayasallığa bağlamakla, içte ve dışta yürütme kararlarını engelsiz gerçekleme amacındalar.
2023 seçimleri sürecinde akp-mhp karşıtlarının en büyük dayanağı olan iktisattaki zorlukların seçimlerle ana odak olacağı varsayımı, görünürde, akp-mhp birlikteliğinin gündeminda alt sıralarda ve etkisiz sürdürülüyor. kısacası, türkiye'nin akp-mhp gündemi için içişlerinden çok dışişleri birincil konuma yükseltiliyor. ilk adımda, isveç'in nato'ya katılması konusundaki kararlılıkla, azerbeycan kaynaşması ve kıbrıs'ta kktc'yi uluslararasında tanınmaya zorlamak. bu uğurda, abd/ab'yle karşıtlaşmadan korkusuzlukla, rusya'yla birlikte olmaktan korkusuzluk güç gösterisi olarak öne çıkartılıyor.
süriye'de esat'ı güç olarak tanımak akp-mhp birlikteliğinin türkiye gündemi midir? türkiye'nin esat'ı yeniden suriye'nin gücü saymasına abd'nin karşıtlığı değişmeden açıkta duruyor. rusya'nın da isteği budur. astana'da yeniden toplanacak rusya, türkiye, suriye ve iran esat'la erdoğan buluşması gösterisine dönüşür mü? abd, ab ve nato için bu beklenmedik ve istenmeyendir. oysa, ırak ve suriye'de dış güçlerin etksizleştirilmesi de istenendir ve zorunludur. suudi arabistan, israil ve mısır olmazlanırlar mı? abd/ab öncülük etmedikleri gelişimi nasıl kabullenirler?
türkiye'de iktisat ve yaşam koşulları dışişlerindeki seçmelerden mi bozuldu ya da dışişlerindeki değişimler türkiye'deki iktisadi koşulların elverişliliği için gerek koşulları sağlar mı?
16 haziran 2023, college station, texas.