siyasette güven sorunu çok önemlidir. özellikle, birarada oluşlarda, birlikteliklerde, ortaklaşa çalışmada güven siyasetin tek ölçütü olur.
altılı masa uzunca süre ya da, daha doğrusu, başından birarada birbirlerine de, dışarıdakilere de güven verdi. bir anda, meral akşener'in masa dışına taşması istenmeyenden çok beklenmeyendi. altılı masa'nın biraradalığına inanmamış altılı masa dışında çok vardı. o ne ayaklanış ve örgütlü değersizleştirmeydi; kolay kabul edilir olmamalıydı. sonunda, olanlar oldu ama, olmamışçasına yeniden biraradayıza gelindi. meral akşener'in gidişi de, kalışı da inandırıcılıktan yoksundu. biraradalık içinden güven sarsıntısı yaşadı ve dışarıdan da güven yitimi oldu. bu iyi olmadı.
14 mayıs diye duyurulan seçimlerde iki adaylı mı; yoksa artı olarak üçüncü adaylar da çıkar mı? seçimler birinci aşamada sonuçlanır mı; yoksa, 28 mayıs'ta ikinci aşama yaşanır mı? önyargılara göre bu temel soruların yanıtları çoktur. yanıtları seçmenler belirleyecektir.
şurası açıktır: akp-mhp yönetimlerinde seçimlere güven bugün için yüksektir. akp-mahp karşıtlarında ise akp-mhp birlikteliğinin sonlanacağı konusunda güvenden öteye coşku egemendir. bundan çıkarılacak sonuç da açıktır: türkiye'de seçimler, hep olduğunca, belirleyicidir. bu durum 14 mayıs 1950'den bu yana değişmemiştir.
tarihte kazandığı seçimlerle birleştirici olmaktan çok ayrıştırıcı olmaya yönelmiş siyasi iktidarlar seçimle değilse de, zorla durdurulmuşlardır. sonrasında yeniden seçimlerin belirleyiciliğine dönülmüştür ve kalıcı olmamışlardır. kaldı ki, seçimlerin yenidenliği geçici durdurmaların geçici yaşanmasının güvencesi olmuştur.
uzunca süredir akp-mhp'nin seçimleri yaptırmayacağı, seçimleri öteleyeceği algısı yaygındır ve inananları da olmuştur. türkiye seçimlerle küçülmez, türkiye'nin siyasallığının temeli seçimlerdir. olağan zamanlarda, olağan koşullarda 6 şubat'ta yaşanan depremle yaşanan acılar ve yıkımlar seçimlerin ertelenmesini gerektirirdi. oysa türkiye uzunca süredir olağan koşullar ve zamanda yaşamıyor. türkiye'de seçimler yapılacaktır ve seçimlerin sonuçları belirleyici olacaktır.
seçimlerin olacağı konusundaki geriye dönüşü olmayan bu noktada, yine uzunca süredir yönlendirilen algının yıkımı da seçimlere, seçim sonuçlarının sayımları sonuçlanıncaya eksik olmayacaktır: seçimlerde "dışarıdan" yapay katılımlar olacaktır kuşkusu. kuşkuyu 15 mayıs'tan önce yıkmak ve yoketmek olanaksızdır. akp-mhp güveni de, akp-mahp karşıtlarının en büyük odağı altılı masa seçmenlerinin coşkusu da sandıkların kapanmasıyla bir biçimde ortada yaşanacaktır. yenilgi kabul etmezlerin ilk tepkisi bugünden açıktır: seçimi biz kazandık, vermeyiz kazandığımız seçimi. yine biliyoruz ki, türkiye'de seçmenler, öyle bir karşıtlığın yaşanmamasının tek güvencesidir. seçimlerde çoğunluk olmadan "biz kazandık" yaygarası geri teper.
günümüze dönersek chp başkanı kemal kılıçdaroğlu'nun aday olmak istemi doğrusuydu. altılı masa'dan kılıçdaroğlu dışında aday belirlenmesi zordu; hatta olanaksızdı. seçimler sürecinde altılı masa'da çatlaklar olur mu; ya da, seçimlere altı partinin seçmenlerini toplama ve yönlendirmede sorunlar yaşanır mı? akp-mhp yanından seçimi kazanıcı tek beklenti odur ve olasılığı çok düşüktür ya da hiçtir.
akp-mhp birlikteliğinin oylarını biraraya toplaması ve koruması kolay olmayacaktır. özellikle tbmm'nin bileşiminin önemi bilindiğinden, oraya aday olmayanların yaratacğı küskünlükleri ve uzak durmaların üstesinden gelebilecek bir akp olmayacaktır. seçimler yakınlaştıkça akp-mhp birlikteliğinin esneyen değil, gevşeyen ve kopan biraradalığı saklanamaz olacaktır. dışarıdan görünüm ise hep biriz birlikteyiz olacaktır. seçim yolunda bunları daha açık yaşayacağız ve göreceğiz.
10 mart 2023, college station, texas.