veriler yalanın üzerine geçeceğine yalanlar, yanıltmacalar verileri geçersiz kılmaktadır uzun süredir. korku egemenliğinde kuşkulu verilerle değerlendirmeler de yanıltıcı oluyor.
sıcak yaz günlerinin, kaçınılmaz değil, sıradanlaşan "orman yangınları" marmaris'te günlerdir ülkeyi yakıyor, üzüyor. yeni nedir denemez. önlemlerin yetersizliği de, yangını yayılmadan durdurmak çabaları da t,rkiye'de dinmeyen öfkeyi çoğaltan olarak yaşanıyor.
önce bakanlar yok diyorlar, varsa da önleyeceğiz diyorlar. bu tür açıklamalar inandırıcılığını çoktan yitirmiş durumdadır ama, yine de, söyleniyor, yineleniyor. bakanlara, yetkililere ilgiyle yaklaşan ya da inanmış görünen yok. ya ne var? bir yığın yalan. ardından "kötü amaçlı" ve de "karanlık güçler" bilerek bilinçli yaktılar ilk ya da tek açıklayıcı oluyor. en sonunda tek yetkili gösterili bir gezintiyle neredeyse günlerdir yaşananı en üst düzeyden bitiriyor. nasıl mı? olmadı işlemeyince, olan denetimdedir söylemi sıradanlaştırılıyor. bu yanıltıcı veriler, bilgilenmeler olanın gizlenmesine yetmediğinde üstesinden geldik açıklamaları üste çıkıyor.
gerçek nedir? bu soruyu marmaris'te ne oluyora bakınca ne diyebiliriz? marmaris'te yaygın bir anda giderek küçülen ormanların bir yöresinin daha eksildiğini görüyoruz. kaç dönümlük orman alanına yangın yayıldı bilemiyoruz. yangın söndürüldü mü? bilmiyoruz. şunu ise bilmeyen yok: yangın şunca alanda, şu düzeyde ormanda yaşandı verisi belirsizliğini koruyor. acı olan ise şudur: iktidar yanı yangın alanının küçüklüğünü ve durduruldu söylemini egemen kılmayı "güç" ve "güçlü" görünmek sanıyor. karşıtlar ise yangının daha çok alanda yaşandığını çoğaltmakla seçmenleri yanına çekeceğini varsayıyor. arada iki şey oluyor: 1. yangın sürüyor ve 2. zarar çoğalıyor. güven sarsıntısı da olanın bir sonucu oluyor.
"o" yetkili "idamı" caydırıcılık olarak gündeme dönüştürüyor. bir anlamda "her derde deva" olan "idam!" tartışılsın buyruluyor. şunu da biliyoruz. idam geri gelmeyecek ve gelecek bahara yeşeren orman görüntüleri tek "avuntu" olacak.
akp-mhp iktidarının en zorlandığı alan "sosyal medya" diye biliniyor ve "kabul görüyor" diyebiliriz. türkiye'nin insan ilişkileri "yangın yeri" bu yeni ortamlarda. bu durumda yangın nasıl önlenir? veriler, gerçekler yalanı bastıracağına ya da daha açık deyişle "su" ve benzeri yangını durdurucu gücü yangının üstüne örgütlemek zayıflığının gizlemekte "idam" çözümü sözkonusu olunca "sosyal medya"da verileri güncellemek yerine "korkutun" "cezalandırın" da "bak yine yapıyorlar mı?" saptırmacası yasallaştırılıyor.
açıklayıcılık değil de "idam" ya da "cezalandırma"nın çözüm olmayacağını anlamak akp-mhp iktidarı için uzak bir kavrayıştır, anlayıştır, uygulanacak siyasi davranış olmamıştır; olmayacaktır. yalandan çözümlerle bir yere varılmayacaktır.
24 haziran 2022, izmir.