küresel salgından önce de demokrasi saldırısı hep yaşandı. bilime karşıtlık da vardı. küresel salgınla bilime ve demokrasiye saldırı açıktan ve doğrudan olmaya doğru evrilmiştir. kaba bir gözlemle zoryönetimlerin salgını denetlemede ve düzenlemelerde daha etkin olduğu genel kanıdır. buradan yola çıkarak özgürlükçü ve açık toplum sorgulaması ve demokrasi karşıtlığı beslenmektedir.
öncelikle kabaran bilim karşıtlığını düşünelim. "dünya yuvarlak değildir" ya da "maymunlardan gelmiyor insan soyu" türü saçmalıklardan sözetmiyoruz. o tür savların kanıtı ve dayanağı geçerli değildir ve o tür savların açıktan değil de karanlık kuytu ve eğitimin yeternce erişmediği noktalarda sürüp gitmesi olağandır. bilimi ya da bilimin yaşatılıp geliştirildiği bilim odakları olan üniversitelerde ve üniversitelilelerle yapılan bilim karşıtlığı yeniden filiz vermektedir. bilimin çalışanlarının, bilimsel çalışmaların öncülerinin çalışmalarını bilimsel yöntemlerle yoksayma ve küçültme eylemliliğinden sçzediyorum. bunun dışında bilimsel çalışma yöntemlerine dayandırılmış çalışmalarla "yapay buluş" öngörülerini sözkonusu ediyorum
günümüzde, küresel salgın bağlamında nasıl gözlüyoruz ya da nasıl gelişir bilim karşıtlığı? yalına indirgersek şunu söyleyebiliriz: salgının varlığı, yaygınlığı ve önleyici, yavaşlatıcı önlemler birincildir; ikincil olan da, çözümleyici olarak öngörülen aşı ve iyileştirme çalışmalarıdır.
salgının küresel salgın olarak kabullenilişi ve yaygınlığı konusunda anında bilimsel karşıtlıklar yaşandı, yaşanıyor. salgının olmadığı ya da söylenildiği etkinlikte olmadığı, olamayacağı konusunda bilime dayandırılmış görünen nice kuramsal tepkiler açığa çıkmıştı. bilimsel aklın ve düşünmenin gereği, salgının niteliği ve niceliği konusunda, başlangıca göre, değişimler ve güncellemeler yapılması da salgının olmazlığı ve güçsüzlüğüyle, bilinçli yönlendirmeler yapıldığı varsayımlarına dayandırılan tepkilerin konusu oldu. salgının önlenmesi ve durdurulması geciktikçe de, çok yönlü tepkiler ilk koruma yöntemlerinde esneklikleri, gevşemeleri ve kaldırılmaları getirdi.
kabaca şunu biliyoruz: salgının kaynağı ve yayılmasıyla insan bedenindeki yıkımlarını tanımakta birbirine karşıt görünen bilimsel açıklamalar çoktur. bilimsel çalışma geleneğinde bu tür karşıtlıkların olmasının doğallığı da bilinendir. bilimsel karşıtlıkların giderilmesi: "oyçokluğuyla" değil, güçlünün sözüyle dayatmasıyla değil, bilimsel yöntem çatışmalarıyla uzlaştırılır ya da giderilir. bilimsel sonuçların bilimsel yöntemlerle, bilimsel araştırmalarla, bulgularla değiştirilmesi olağandır. değişenin de, değiştirilenin de bilimsel yöntemle yapıldığı, bilimselliğin temellerindendir. bilimde oldubittiler, ben/biz yaptık oldular yoktur. bilimsel çalışmaların hızlandırılması da, çoğaltılması da zamana ve çalışmaya dayalıdır. her bilimsel çalışmanın beklenen ve istenen sonucu getirmesi beklenemez.
aşı ve iyileştirme çalışmalarında çok yönlü ve birbirinden haberli habersiz çalışmalar nasıl uzlaştırılır? bilimsel yargıçlık nasıl işler? geleneksel ve biçimsel olarak bilinen yürürlükte olacaktır. varılan sonuç bilimin gelişiminde yeni katkı sayılacaktır. bilimsel çalışmanın amerikanca olanı, çince olanı, rusça olanı, almanca, hintçe, japonca, türkçe olanı olmaz. bilimsel çalışma türkiye'de vardır ve olur; abd'de de vardır ve olur. doğaldır ki, bilimsel çalışmaların sınırları aşan özellikleri de günümüzün küreselliğinde sıradandır.
kısacası, aşı ve iyileştirmelerde geleneksel yöntemlerle mi sonuç alınacaktır; yoksa, bilimde yeni çığırlar açacak yepyeni bir sıçrama ya da kopma mı yaşanır? thomas kuhn, paul feyerabend, karl popper ve benzerleri yeniden ve daha güçlü mü tartışılır olacaklar?
aşı ve iyileştirmede olası başarı ve öncülüğü özgürlükçü olmayan ülkelerin çalışmaları mı kazandırır?
31 temmuz 2020, college station, texas.
31 temmuz 2020, college station, texas.