24 Nisan 2020 Cuma

açılsın bekleyenler, daha açılmasın diyenler / cumaları -- 784.

salgın adı üstünde küresel bulaşıcılık gücünde yayılmadır. geçmiş yüzyıllara göre, olabilirliği hep düşünülmüş ama, beklentisine göre hazırlığı yapılmamış küresel bulaşıcı bir salgın, 2020'in başından bu yana küreselde gündelik yaşamı durdurdu.

küreselin onca ortaklaşa kurumları ve işleyişi olmasına karşın, ülkeler sınırlarının içine kapanıverdi. sınırlarının içine kapanan ülkelerin toplumları, öncesinden düşünülmeyecek uyumlulukta, sınırların kapanmasına da, sınırlar içinde yerelliklerinde eve kapanmayı da uyumlu sürdürüyorlar.

neden böyle oldu sorusuna, ilk gününden, temelsiz açıklamalar, öngörüler durmak bilmedi. görünen odur ki: eski düşmanlıkların yenilenmesiyle yeni düşmanlıklar geliştirilmesi için, salgın bulaşıcılık, elverişli ortam oluşturdu.

toplumlar kendi içlerinde iktidarlarının yanında güvenle yönlendirmelere uyarken, uyumsuzlar da azınlık olarak eksilmiyor. benzeri biçimde, toplumlarda egemenlere karşıt olanların büyük çoğunluğu evde yaşamaya karşı durmazken, uyumsuzluk istemi, güçlü olmasa da, tepkisel bekleyişte.

yaşanan salgının bulaşıcılığı yayılırken ortaya çıkan sayısal verilerin inandırıcılığına direnenler iktidar yanlılarından az, karşıtlardan sayıca çok dersek açık gerçekliği yinelemiş oluruz.

ölü sayısı ve eksilmek bilmeyen tanıların korkutuculuğunu iyileşenlerin sayısal çokluğu yatıştırmıyor.

hergün başlangıca ilişkin, yaşanan duraklamayla ilişkili ve yarını içeren büyük beklentiler gelişiyor. yüzyıllık kapitalizmin yarattığı gücün, özünde güçsüzlük olduğunu düşünenler ya da kapitalizmin sonunu getirenler evlerinden olacak olmayacak tasarımlar üretiyorlar. kapitalizm artık yaşamasıncılarla yaşamaz diyenler ülkelerin, insanlık denilen küreselliğin, bundan sonrasında, ortaklaşmacı ve dayanışmacı olacağı iyimserliğinden gelecek tasarımları sıralıyorlar. akılları fesatla bozulmuşların karamsarlığı da benzer yaygınlıkta: bizi evlere tıkayan bulaşıcı salgın söylentidir diyecek düzeye inmiş yanılgıda oyalanmalarla olanı değiştiremediklerine öfkelerini dışa vuruyorlar.

oysa yaşanan somut gerçekliğe daha soğukkanlı yaklaşırsak: yetmezliklerin, eksikliklerin içinde çırpınan ve olanlardan yılmayanlar var. bulaşıcı salgından zayıf düşenlerin iyileşmesini iş edinmiş, görevlerini yapanların çabaları insanî düzeyde örnekleriyle eksiksiz yaşanıyor. işini, aşını, gelirini yitirmişlerin sessizce beklemeleri, tepkisizlikten çok, olanı kişilerle, yöneticilerle, yönetim düzenleriyle ilişkilendirmediklerini söylemek, kimilerinin benimseyeceği değildir.

sonunda mutlaka patlama, isyan ve hak arama bekleyen düzen tasarımcılarının olmasının getirisi ne olur bilinmez. olay gelişimini sürdürüyor. olayın nereye değin süregideceğinin bilinmezliğinde, bittiğinde, olsa olsa öngörülerini, benimsemeksizin hoşgörüyle karşılamak gerekir.

sonunda olanı hızla unutturmakla olandan yeni sıçramalar beklemek de, özellikle, yıpranmış, zayıf iktidarların yanıltıcı beklentileridir.

iktidarlar ne yapmak ister ya da karşıtları ne yaparak iktidarı değiştirir konusunda bellenmiş doğruları yinelemek yarın somut gerçekle çelişecektir.

bugün canalıcı soru biliniyor: toplumlar durgunluğun açılmasını istiyor; daha açılmasın diyenler de önleyici konumdalar.

toplumları eve kapatanlar, çokluk, istemeyerek bilimi dayanak yaptılar. yarın evlerde yaşayanların evlerinden dışarıda güvenle yaşamalarının da dayanağı bilim olacaktır. bilimin doğru kullanılması, kötüye kullanılması değerlendirmeleri ikincildir. nasıl ki, toplumlar, öngörülen evde kalmaya uyumluluk göstermede bilimsel açıklamları temel alddılarsa; yarın da açılmada yöneticilerin olurundan çok bilimsel dayanakları geçerli gördüklerinde uyumlu olacaklardır.

açılsın bekleyenlerle daha açılmasın diyenlerin uyumu sürmektedir. bugünkü uyum nasıl ve ne zaman değişir konusunda siyasilerden çok, bulaşıcı salgını, bilimsel çalışmalarıyla çözümleyecekler belirleyici olacaktır. yoksa, sorun daha uzun süreli, daha yıkıcı olarak sürecektir.

24 nisan 2020, college station, texas.