26 Temmuz 2019 Cuma

popülizm, liberalizm, sosyalizm güncelliğini yitirmiştir / cumaları -- 746.

görünürde, günümüzü, hâlâ, 19.-20. yüzyıl'ın kavramlarıyla anlayıp açıklama kaygusu var. daha da önemlisi, günümüzün toplumsallıklarını, siyasiliklerini bu donmuş ve anlamsızlaşmış "büyük" kavramlarla açıklama yanlısı olanlar, sözlerinin çoğuna, "yakın geleceğin" geçmişte yaşanmışlıklara benzemeyeceğini de söylemekten uzak duramıyorlar. bir de başına "neo (doğrusu "yeni")" ekleyince, yıpranmış/eskimiş kavramların yetmezliğini anladıklarını da göstermiş oluyorlar. bir de, dönüyoruz dolaşıyoruz, o "büyük" kavramlar ne yüceymiş anlamında, onlara sarılmakla geçmişi de bildiklerini, günümüzün geleceğe, bugün de, o kavramlarla yürüyeceğini öngörmüş oluyorlar.

günümüzün temel sorunu olan demokrasilerin yaygınlaşmasının getirdiği ve beklenmedik sayılacak siyasilikleri günü geçmiş, ayarı şaşmış tartılarda ölçümlendirdiklerini de görmekten uzaktırlar. uyarılara tepkileri ise, o temel kavramların açıklayıcı gücünden aldıklarını sandıkları güçle o kavramları yineleyip yeni durumlara uyarlılığında oyalanıyorlar.

bir tür akademik (doğrusu "okullu") görünümlü durumu değiştirmek olanaksızdır; hep olagelmiştir, böyle de süregidecektir.

somut duruma bakarak somut yaklaşımlar ne olmalıdır büyük savdır. somut duruma bakarak yeni nedir; yenilik var mıdır sorusu da sıradandır. doğal ki, 1989 sonrasındayız ve yeni toplumsallıklardan öngörülmeyen oluşumlar ve gelişimler yaşanmaktadır. olanları, oluşumları eski/yeni nitelemeleri dışında ve adlandırma kolaycılığının yanıltıcılığından uzakta düşünmek hem gereklidir; hem de geçerli olanıdır.

günümüzde, uzun süre, chavez ve ardılı maduro'yu "sosyalizm"le ilişkilendirip savunanlar yanıldıklarını söylemeyeceklerdir. oysa, venezüela'da sosyalizm görenler, çoktan tarihin güncelliğinde yeniktirler. yarın tarihte yanılmışlıklarının izleri de çok silik olacaktır. sosyalizm bir düzendir ve kökenleri 1830, 1848, 1871 işçi eylemlerinin tıkanmışlığına geleceğin güzelliği diye öngörülmüştür. doğal ki, 1830 öncesi sosyalizmler "ütopik" diye hem saygıyla anılmış; hem de geçersizlikleri marks ve engels'le belirlenmiştir. marks ve engels sonrasına "bilimsellik" öneki ya da nitelemesi getirilmiştir. 1871 sonrasında ise sosyalizmin olabilirliği olmazlandıkça, marks ve engels öngörülerinden sapılarak leninci "devrim kuramlarıyla" da koca 20. yüzyıl yaşanıp bitmiştir.

liberalizm devlet yönetimi düzeyinde öngörülmemiştir ve daha çok bir düşünme yöntemi olarak ama ençok da sosyalizmin "despotik" konumlanışlarına tepkicilik olarak yaşamıştır. liberel devlet ve siyasilikler değil de liberal düşünceliler varolagelmiştir.

günümüzde liberal programlar öngörmek de, sosyalizm düşlerini yinelemek de siyasi getirisi olmayacak gelecek tasarımlarından çok geçmişte neden öngörüldü de, neden olmadı anlamında araştırma konusu olacak düzeye gerilemiştir. sınıfsallık yokedilemez olarak sürmekte ama, sınıfsal bilinç kapitalizmin sürdürücüleri için örgütlülüğü sarsılmadan sürerken; kapitalizmi yıkacağı öngürülen sınıf ise hem nitelik, hem de nicelik olarak belirleyicilikten uzakta kalmıştır.

demokrasilerin seçimli olanlarının önce çıkardığı siyasiliklerden olan ve "popülizm" diye bilineni, kimi akıllarca, yeniden başkaldırmış ve yayılmaktadır algısını geçerli düşünce saymaktadırlar. öyle değildir diye sorgulandığında anında savunmaya geçmektedirler ve sorgulananı anlatıcı diye sorgulayanı bilgisizlikle suçlamaktadırlar. olur mu? olduğu sanılıyor.

"popülizm" adının ve kullanımının, siyasi iktidarların, "halkın çoğunluk" oygücü olarak belirlenmesi olduğu gerçeği açıktır. siyasiler halk gücünü ardına alıp, toplumların aşmakta zorlandığı azlıkları küçümseyici söylemlerle iktidar olmaktadır. halkı ardında toplamak temel olarak varsayılır demokrasilerde.

"popülizm"i yaygınlaşan yeni ve korkutucu durum olarak gözleyenler ve "popülizm" diye küçümseyici bir yaklaşımla iki büyük yanlış yapmaktadırlar: 1. toplumları çoğunluklar değil, azlıklar da yönetebilir ya da yönetmelidir demeye getirdiklerinin ayrımından uzaktırlar; 2. halkoyunda çoğunluk olanların, toplumda çoğunluklar yararına değişim yapamayacaklarını öngöreceklerine, çoğunluk istemlerinin çıkarlarını geliştirici olmayacak yönetim güçlerini geriletmeyi zorlaştırmaktadırlar. 

26 temmuz 2019, philadelphia, pa.