türkiye'de 31 mart yerel seçimlerine gidişte durum nedir; bu durumda neredeyiz?
türkiye'de siyasette bir durgunluk var ama, durulma sözkonusu değildir. öyle anlaşılıyor ki: 19 şubat sonrasında biraz çalkantılar olur ve geçici sarsılmalar 31 mart yolunda yeraltına gizlenir.
19 şubat'ta adayların kesinlik kazanmasıyla son umudunu yitirenler: 31 mart'taki "başarısızlıklar/yenilgiler" beklentisiyle yeraltında örgütlenirler mi? 1 nisan'la birlikte partilerinin ittifaklarına uyumsuzlarla, partilerinin üst yönetimlerine uzak kalmışların seslerini daha güçlü duyacağız. bu durumda soru ve beklenti şudur: bugünden sesini cılız da olsa çıkarmış olanlar mı; seçim sonuçlarıyla karşıtlarının yenilgilerini gün bugündür diye seslendirecekler mi önem kazanır?
seçim sonuçları, işe koyulmayı, yerel yönetimleri çalıştırma yönünde mi olacaktır; yoksa, "hesaplaşma" başlangıcı olarak mı yaşanacaktır?
şimdiden bu özel ve genel soruları akıldan uzak tutmadan seçim yolunda neredeyizde odaklanmalıyız. görünen odur ki: akp de, chp de, mhp de, ip de, hdp de, sp de seçim yolunda üst yönetimleri konumunda sarsılmamıştır. seçimin ilk sonucu olarak bugünkü durumdaki bu üst yönetimlerin güclüleri yerlerini koruyacaklar mıdır? bir uçta, partilerin üst yönetimleri yerinde kalır olabilirdir diyebiliriz. bunun karşıtı da: partilerin tümünün de üst yönetimleri değişebilir. bu iki durum da yaşanmadan öngörüleblir ama, bunun dışında yaşananlar olamaz mı?
kısacası, yerel seçimler siyasette donmuşluğu sürdürücü mü sonuçlanacaktır? nedir siyasette donmuşluk? değişim olmaz. akp-mhp birlikteliği, her ne olursa olsun, önde ve kazanmış çıkar bir yandadır. öte yanda, değişim, olsa olsa, chp'de yaşanır, ip'te yaşanır, hdp'de yaşanır, sp'de yaşanır diye düşünme egemendir. bu değişim olmazcılarla, akp-mhp önde kazanır çıkacak öngörülerini açıkça siyaset yorgunluğuyla açıklayabiliriz. bu durum, şu anda siyasetteki donmuşluğun da temelidir. değişmeyen ve değişmeyecek durumun neden parçası olayım karamsarlığı düşüncesizliğin de özüdür.
31 mart yerel seçimleri sonucunda kazananlarda da değişim yaşanacaktır; yenilmişlerde de değişim yaşanacaktır.
değişim deyince, değişmezlerciler için değişim, kendilerinin özledikleri olmayacaktır diye almalıyız. apaçıktır ki: kazananlar için de özledikleri olmayacaktır. karamsarlar ve düşüncesizler için de özledikleri yaşanmayacaktır. önemli olan özlemlerin gerçeklenmemesi değildir. önemli olan değişimin yaşanmasıdır. türkiye 1 nisan'la, 31 mart sonuçlarına göre gelişecektir ve siyaset süregidecektir.
31 mart'ın kazananları zaman geçirmeden 31 mart yolunda kendilerini zorlayan içeriden karşıtları elemenin adımlarını atacaklardır. 31 mart'ta yenilenler de, 31 mart yolunda kendilerini zorlayanları elemekten uzak durmayacaklardır. bugünden güvenle tek söyleyeceğimiz budur. kazananlar içlerindeki sessiz karşıtları kucaklamayacaklardır. benzeri biçimde, yenilenler de kıyıya çekilip bundan sonrası sizindir demeyeceklerdir.
31 mart'a bugünden bakınca türkiye'de yerel yönetimlerin tasarımlarını değil de partilerin, ittifakların sessizce kabullenilmediğini görmeliyiz.
15 şubat 2019, college station, texas.
türkiye'de siyasette bir durgunluk var ama, durulma sözkonusu değildir. öyle anlaşılıyor ki: 19 şubat sonrasında biraz çalkantılar olur ve geçici sarsılmalar 31 mart yolunda yeraltına gizlenir.
19 şubat'ta adayların kesinlik kazanmasıyla son umudunu yitirenler: 31 mart'taki "başarısızlıklar/yenilgiler" beklentisiyle yeraltında örgütlenirler mi? 1 nisan'la birlikte partilerinin ittifaklarına uyumsuzlarla, partilerinin üst yönetimlerine uzak kalmışların seslerini daha güçlü duyacağız. bu durumda soru ve beklenti şudur: bugünden sesini cılız da olsa çıkarmış olanlar mı; seçim sonuçlarıyla karşıtlarının yenilgilerini gün bugündür diye seslendirecekler mi önem kazanır?
seçim sonuçları, işe koyulmayı, yerel yönetimleri çalıştırma yönünde mi olacaktır; yoksa, "hesaplaşma" başlangıcı olarak mı yaşanacaktır?
şimdiden bu özel ve genel soruları akıldan uzak tutmadan seçim yolunda neredeyizde odaklanmalıyız. görünen odur ki: akp de, chp de, mhp de, ip de, hdp de, sp de seçim yolunda üst yönetimleri konumunda sarsılmamıştır. seçimin ilk sonucu olarak bugünkü durumdaki bu üst yönetimlerin güclüleri yerlerini koruyacaklar mıdır? bir uçta, partilerin üst yönetimleri yerinde kalır olabilirdir diyebiliriz. bunun karşıtı da: partilerin tümünün de üst yönetimleri değişebilir. bu iki durum da yaşanmadan öngörüleblir ama, bunun dışında yaşananlar olamaz mı?
kısacası, yerel seçimler siyasette donmuşluğu sürdürücü mü sonuçlanacaktır? nedir siyasette donmuşluk? değişim olmaz. akp-mhp birlikteliği, her ne olursa olsun, önde ve kazanmış çıkar bir yandadır. öte yanda, değişim, olsa olsa, chp'de yaşanır, ip'te yaşanır, hdp'de yaşanır, sp'de yaşanır diye düşünme egemendir. bu değişim olmazcılarla, akp-mhp önde kazanır çıkacak öngörülerini açıkça siyaset yorgunluğuyla açıklayabiliriz. bu durum, şu anda siyasetteki donmuşluğun da temelidir. değişmeyen ve değişmeyecek durumun neden parçası olayım karamsarlığı düşüncesizliğin de özüdür.
31 mart yerel seçimleri sonucunda kazananlarda da değişim yaşanacaktır; yenilmişlerde de değişim yaşanacaktır.
değişim deyince, değişmezlerciler için değişim, kendilerinin özledikleri olmayacaktır diye almalıyız. apaçıktır ki: kazananlar için de özledikleri olmayacaktır. karamsarlar ve düşüncesizler için de özledikleri yaşanmayacaktır. önemli olan özlemlerin gerçeklenmemesi değildir. önemli olan değişimin yaşanmasıdır. türkiye 1 nisan'la, 31 mart sonuçlarına göre gelişecektir ve siyaset süregidecektir.
31 mart'ın kazananları zaman geçirmeden 31 mart yolunda kendilerini zorlayan içeriden karşıtları elemenin adımlarını atacaklardır. 31 mart'ta yenilenler de, 31 mart yolunda kendilerini zorlayanları elemekten uzak durmayacaklardır. bugünden güvenle tek söyleyeceğimiz budur. kazananlar içlerindeki sessiz karşıtları kucaklamayacaklardır. benzeri biçimde, yenilenler de kıyıya çekilip bundan sonrası sizindir demeyeceklerdir.
31 mart'a bugünden bakınca türkiye'de yerel yönetimlerin tasarımlarını değil de partilerin, ittifakların sessizce kabullenilmediğini görmeliyiz.