chp kurultayı, beklendiği gibi, değişim getirmedi. chp'de eski tas, eski hamamdan öteye tellâklar da yerinde. şunu kimse görmezlikten gelemez: onca denetime ve baskıya karşın, gözardı edilemeyecek delege çokluğu, kılıçdaroğlu yönetiminden kopmuştur. türkiye'de, parti içinde, katılımda temsil edilememenin getirisi, partiden ayrılıkla partiden arınma olarak yaşanır. ecevit'in 1960'ların ortasından yükselttiği yönetime başkaldırı iki ayrılık getirmiştir chp'de: önce turhan feyzioğlu ayrılığı ve sonunda da kemal satır ayrılığı. günümüzde de, parti içinden, yukarıları zorlamanın önü tıkanmıştır. bir sonrası çatlama, ayrılık olur. bu sonuç istenen midir; önlenebilir mi? görünen odur ki: chp yönetimi, zorlanmadıkça, dışarıya atmayı değil dışarıya gitmelerini bekleyecektir.
hdp'de yönetim değişikliği sessiz yaşanacaktır. hdp'nin, hdp olarak kalıp kalmayacağının geleceğini belirleyecek midir 11 şubat genel kurulu?
mhp ve akp genel kurulları da değişim getirmezse, dört parçalı siyaset kendini korumuş sayabiliriz.
türkiye'de, varsa, gizli el, dört parçalı siyasetin uzamasını ne güne değin denetleyebilir? yoksa, dört parçalı siyasetin kendi içinden parçalanması olabilir mi? akp ile mhp'nin birliktelik arayışı, dört parçalılığın ilk çözülmesi midir? akp'nin "milli" diye sunduğu, 1970'lerin "milliyetçi cephesi'dir. gününde, türkiye'yi "içsavaş" geriliminde yaşatan o cephe, günümüz koşullarının da çözümleyici birlikteliğini kuramaz. toplumun yüzde ellisi ile biraz üstünün "millilik" ya da "milliyetçilik" birlikteliğinde birleşikliği ayrıştırıcı ve içsavaş çağrısıdır.
türkiye'de dört parçalı siyaset türkiye'de siyasetin dondurucusudur. milliyetçi cephe arayışları da parçalayıcı olur.
türkiye'nin gelen on yıllarını demesek de, enazından on yılını, suriye'nin belirleyeceği açıktır. neden ve nasıl?
türkiye, uzun süreli suriye'dedir. kim ki, suriye'de ne işimiz var diye sorgulamaya özeniyor ya da bir an önce çıkacağız diyor, yanıldıkları, yaşanan gerçeklik olacaktır. suriye'de uzlaşım ya da suriye'nin sürekliliği hem parçalanamaz, hem de parçalayacak güçler güçsüzdür. suriye'de savaşan güçler açıktır: gitmemekte direnen ve direnmesi yıkılmaz görünen şam odaklı esad başkanlığından ödün vermeyen suriyeliler ile, her ne olursa olsun, suriye yönetimi gitsin diyen suriyeliler. bu suriye'nin içsavaşıdır.
başından bu yana, şam'daki esad yönetimine karşı isyan edenlerin içine ve yanına, küreselde, 1989'dan bu yana gelişen, her türlü silâhlı mücadele yanlısı toplanmıştır. abd/ab, iran, türkiye ve sonunda rusya da, kendi parçalarıyla, suriyeliler önde, içsavaşı körüklemişler, sürdürücüsü olmuşlardır.
suriye'den türkiye'ye akan, içsavaşta yeralmaktan kaçanlar, türkiye'de, üç milyon olarak anılmaktadır. bu beklenmedik ve kaçınılmaz sığınmacılar/göçmenler sonunda ne olur? çok azı türkiye'den ayrılır; birazı suriye'ye döner. suriye'den kaçan ve türkiye'ye sığınanlar, büyük çoğunluğuyla türkiye cumhuriyeti içinde eriyeceklerdir. suriye'li gçömenlere karşı ayrımcı ve karşıtlıkçı düşmanlık besleyenlerin direnci zaman içinde azalacaktır.
türkiye'nin gelen on yılda ya da yıllarda suriye ve suriyeliler sorununda şu iki gerçek değişmeyecektir: türkiye suriye içinde uzun sürelidir ve türkiye'nin içindeki suriyeliler, türkiye içinde kalıcıdır. türkiye'de, gelen on yılda ve yıllarda, siyasette bu içiçe geçmiş suriye gerçeğine direnmeyle benimseme siyaseti belirleyicidir.
9 şubat 2018, college station, texas.