29 Aralık 2017 Cuma

akp korkuyor, akp korkutuyor / cumaları -- 664.

akp korkuyor. akp korkutuyor. akp'nin, 15 temmuz kalkışmasından kurtulamadığını, ilk günlerinden biliyoruz. akp'nin olayın yatıştırma günlerdeki tanıları unutulmadı: "teyakkuz durumu" geçmedi. o gün bugündür yaslandıkları "ohal"i karara bağladıkları günlerde söyledikleri "geçici"lik yürütülmedi. "ohal"den yararlanılan güç alışkanlığa döndü. "ohal"i, özel ve geçici değil de, genel ve süreklilik olarak kullanmak olağanlaştı.

akp korkuyor. akp korkutuyor. korku gerilimi çoğaltan olurken, gerilim süreklilik olarak yaşanıyor. gerginlik, korkunun doğurganı ve korkunun anası olarak süreklileşiyor. akp sokaklardan korku görmüyor diyebiliriz. akp sokaklarla korkutmaya yönelişlerin izlerini yansıtıyor.

akp, bir yandan, "15 temmuz destanı" ve "kahramanlıkları" söylemiyle zafer gösterisinde; öte yandan da: "yeniden gelirler"  korkusundan/korkutmacasından uzak durmuyor. akp, korkunun tutsağı olarak, demokrasilerde olmayacak önlemleri, demokrasi işleyişinde kabullenilemez yasallıkları öngörmeyi zorluyor.

akp'nin korktuğunun bir göstergesi de: akp içinden korkanların sessizliğinin yaygınlığıdır; halkın uzun süredir süregelen sessizliği ya da tepkisizliği de öteki göstergedir. akp içi ve dışı kitlesellik sessizce varlığını sürdürürken, akp etkinlerinin karşıtlaşmayan sessiz katılımcılığı nasıl bozulur?

şimdilik gördüğümüz: ahmet davutoğlu her noktada, her dönemeçte onun yanında yeralmaktan uzak durmuyor. binali yıldırım ise abd dönüşü, neredeyse, ortalıkta yoktur. abdullah gül ise utangaç uyarılarla sorumluluk oyunundadır.

akp'de, özellikle, "gezi günleri"nden bu yana gözü kapalı savunma yapmayanlar, 17-25 aralık'ta sessizce geçiştirenler ve sonunda 15 temmuz gecesi, onların deyişiyle "performansı düşük" olanlar eleniyor ve karşıtlığa zorlanıyor. bu elemeler ve arınmalar, akp karşıtlarınca gereğinden çok beklentilere neden olabiliyor. akp içinden abdullah gül, ahmet davutoğlu, bülent arınç benzeri elenmişlerin akp'de diklenmesi yaşanır mı?

akp'de, gül, arınç ve davutoğlu benzerlerini eleyen güç, bir anlamda, onlardan diklenmeyi bekliyor. siyaset kazanmayla yürür. akp'de diklenmesi istenenlere karşı kolay kazanımla güç gösterisi beklenendir diye almalıyız o cılız ve ilkesiz tepkileri. gül, arınç ve davutoğlu benzerlerinin, akp içinden örgütlü, ilkeli bir tepkide kazançlı olabileceklerini düşünemeyiz. ayrıca, onların kazanımı, türkiye'yi gerilimden uzaklaştıran güç olamaz.

akp'nin gezi günlerine değin süren, cumhuriyet'in geleneksel güçlerine ve yürüyüşüne karşıtlıkta görev almış gül, arınç ve davutoğlu beklenen çözümleyiciler olarak alınmamalıdır. olsa olsa, gül, arınç ve davutoğlu benzerleri, akp'de kargaşa yaratırlar ve üçüncülerin kazanımına aracı olurlar. bu durumda soru şudur: üçüncüler, akp içinden çıkacak olanlar mıdır; yoksa, akp karşıtlarının birleşikliği mi olur akp içi karşıtlıktan yararlanacak üçüncüler?

akp içinden de, akp karşıtlarından da korkunun aşılması ilk adımdır. oysa, görünen odur ki: akp içi de akp'nin egemenlerinden korkuyor; akp karşıtları da korkusuz değiller. akp'nin egemenleri sessizliği gördükçe, korkutmayı arttırıcı hedeflere yöneliyor. akp korkusunu dağıtmakta korkutmacayı kullanarak yürüyüşünü sürdürüyor.

bu arada, abd'yle olmadan nato'ya karşıtlıkta, geriye dönüşü olmayan noktaya yürüyüşte duraklama yok. rusya'yla olacak akp'yi bilmiyoruz; abd'yle başlamış akp yaşamının, rusya'yla daha huzurlu ve kolay olmayacağını, akp de, akp karşıtları da biliyor. türkiye'nin korkusu da bu oluyor: abd'den uzaklaşamayan akp, rusya'yla olmaktan korkmuyor yanılgısında, geri dönülmez noktayı zorluyor.

abd'den koptuk mu, rusya'yla mı olduk belirsizliği sürüyor.

29 aralık 2017, washington d.c.