abd'de değişimi trump'la başlatmak yanlıştır. abd'de gerileme trump'tan çok öncesinde başladı.
1989 büyük değişimdi. 1989'la küreselde değişim, geçen yüzyılın en büyük değişimlerindendi. yalta'nın malta'da bittiğini, 1 aralık1989'daki fırtınalı günde, malta'da gorbacov bush buluşmasını gününde anlayan yoktu diyebiliriz. 1 aralık malta'yı yaşayanlar da, 1 aralık'ı yaşamış olmaktan korku içindeydiler. 1 aralık 1989'da malta'da, salt yalta(ya da postdam) değil, 1917'nin de olmazlandığını düşünenler azdı.
malta sonrası olayları durdurmaya: gorbacov da, bush da yetmedi. ilk bayrak açan almanya oldu. 1989'un kohl'u almanya'ları birleştirmede, ne gorbacov'u ne de bush'u dinledi. gorbacov da, bush da yalta düzeninden şikayetçi değildi. yalta, ardından 1917 ve sonunda da g7 bitiverdi. sovyet aklıyla yetişmişler: ne romanya'da ne olduyu anladılar ne de panama'yı bildiler.
abd, 1989'la yayılmayla karşılaştığında, sovyetler'in çöküşünü de, abd emperyalizmi diye algılayanlar çoktu. oysa, sovyet baskısından kopanların yalnızlığından yararlanan abd'nin "aculluğu"na, önceden tasarlanmış olmaktan çok, oldubittilerden yararlanmacılık tanısını koyanlar, yok demeyelim ama, çok çok azdı.
abd, balkanlarda, afrika'da, latin amerika'da, 1989 sonrasında, gerilemekten çok çekilme eylemindeydi. kimi aklı kısalar ise: abd'nin çekilmesini, abd'nin gerilemezliği varsayımıyla görmekten uzaktılar. abd'nin ırak ve afganistan "maceraları"nı, yayılmadan çok, çekilmeye hazır olmayan abd güçsüzlüğü olarak niteleyen azdı.
bush'un gönülsüz kabullendiği 1989 ve sonrası küreselliğine "yeni dünya düzeni" tanımını, abd'nin küreselin tek egemeni olması tutkusu ve çılgınlğı sayanlar abd dışında azdı.
abd içi, 1992'de, cumhuriyetçi seçmenlerin yayılmacı olmayanlarını, cumhuriyetçilerden koparmayı başararak, demokrat başkan clinton'un seçilmesinin önünü açtılar. clinton döneminde abd, somali'den kaçtı; sudan'ı, afganistan'ı seyretti; bosna'da, kosova'da barışseverliği olabildiğince gecikmeli kabullendi ve ruanda soykırımını uzak durdu.
abd'de 2000 seçimlerinde cumhuriyetçi başkan adayı bush ile demokrat başkan adayı gore, başkanlık seçimleri boyunca, birbirlerinden ayrı gelecek tasarımı öngüremedi. abd'de 2000 seçimlerinde, bush ve gore birbirlerine katılmakta yarıştılar. bush ve gore'un, benzer öngörülerle, abd'yi geri çekmekte öncelik siyasetinde uzlaştıkları, yakın tarihi bilenlerin unutmadıkları arasındadır.
abd'nin 2000'li yıllarla çekilmeye öncelik verdiğini eniyi abd karşıtları izliyordu. 2001'de abd'de yaşananı abd'nin yayılmacılığının kurgusu ve ön eylemi sananlar, bugün de, kendi fesatlıklarında kendi kurgularını sürdürürler. abd'nin çekilmesinden yararlanmacı olanların olabilirliği, 1989'u ve sonrasını anlamayan akılların anlaması kolay değildir. abd'nin afganistan dağlarında, ırak çöllerinde servet ve insan tüketmesine abd seçmeni, abd toplumu obama seçmesiyle karşılık verdi. obama, abd yayılmacılığını durduran değil, abd toplumunun geri çekilmeciliğine aracı olan yürütmenin başı olduğundan arda arda seçildi.
abd'nin ırak'tan çekilmesinin yaratacağı boşluğu devletçik özlemcilerinin doldurmasını kaçınılmazlığıyla zorunluluğu bilinmesine karşın, obama abd'yi ırak'tan çekti ve afganistan'da küçülttü.
2011'de tunus, mısır ve libya'da birbiri ardına patlayan "arap baharı"nı, ortadoğu'da geç kalmış 1968 ya da 1989 özgürlük arayışları olduğunu bilmeyen akıllar, abd karşıtlarının belirgin özelliğiydi. clinton benzeri çekilmeci abd güçlerinin zayıflığını anlamakta geciken ortadoğu egemenleri, abd'nin güçsüzlüğünden yeni birliktelikler ve siyasetler geliştirmekte yani yeni akıllanmaktadırlar.
abd'nin çekilmesini gerileme sanmayan devletçik özlemcilerinin akıllanması zaman alacaktır. trump yönetiminin ortaya çıkışını ve kudüs eylemini abd'nin saldırganlığı olarak algılamak görünendir. kudüs benzeri getirisi olmayan hedeflerin altında yatanın, abd güçsüzlüğüyle çekilmecilik olduğunu anlamakta gecikmeden zarar görecek devletler, siyasiler ve siyasetler çok olacaktır. abd'nin ikili anlaşmlarla uzun süredir bağladığı ve bağlandığı israil, türkiye, mısır ve suudi arabistan: abd için, çekilmeden öteye gerilemeye de neden olacak dönemeçtedirler.
küreselde yeniden, 1945 sonrasına değil, 1919 öncesine dönüş adımları atılmaktadır: her ulus kendi için davranmaktadır. oysa, 1914-1918 ile 1941-1945 yaşanmış, soğuk savaş yaşanmış olarak dönüş nasıl olabilir? daha da ötesi, sovyetler yok, çin de komünist olmaktan önce devletçi olmanın, milliyetçi olmanın yükselişinde olarak vardırlar. ab ise: içinden ingiltere'yi yitirmiş, rusya ve türkiye'ye uzak durmayı birincil kılmış durumdadır.
22 aralık 2017, new york, new york.