iran ve ırak'la türkiye'nin birlikteliği kalıcılığa dönüşür mü? öncelikle, birlikteliğin, anlık ve güncel bir sorundan kaynaklanmadığını üç ülke de kavramalıdır. ülkelerin bölünerek ya da "dıştan karışma/karıştırma"larla barışın yaşanmayacağının anlaşılmış olması gerekir. benzeri biçimde, güçlü ülkelerle ya da güçlü "ittifaklar"la olup, çevrende güç olunmayacağının unutulmaması da açık gerçekliktir. bu temel gerçekler dün de doğruydu ama, geçerli olamadı. yarın da doğruluğunu koruyacaktır ve geçerli olmalıdır.
abd'nin karşıtı iran ile abd'nin birlikte olur gibi olduğu türkiye ve ırak birlikteliği sürdürebilirler mi?
türkiye, iran ve ırak arasında birliktelik var mı sorusu yerinde bir sorudur. enazından, görünürde olanın, gerçeklik ve kalıcılık olması, ortadoğu'nun karmaşıklığında gereklidir. sonrasında da suriye, mısır ve ürdün'le birliktelikler gelişir. abd/ab ile rusya, çin ve japonya bu birlikteliği durdurabilirler mi; olursa, dağıtabilirler mi?
görünürde, rusya ve sonrasında çin, birliktelikten yararlanma amacındadırlar. üçlü birliktelikle, rusya ve çin, olmadıkları ortadoğu'da, olabilirliklerine yararı olur beklentisindedirler. abd'nin, ab'nin kurduğu/kuracağı birlikteliklerden rusya ile çin'in çıkarları güvencede değildir. olabilecek üçlü birlikteliği rusya'nın ya da çin'in zorladığını, başardığını düşünmek yanlıştır.
iran, türkiye ve ırak'ın üçlü birlikteliğiyle olası çoklu birlikteliklerin en büyük engeli olarak kimleri düşünebiliriz? abd/ab ile olmaktan yana türkiye içinden, ırak'tan ve niceliği az da olsa iran'ın içinden direnişleri ve saptırmaları öngörmek zorundayız. üçlü birlikteliği, abd/ab'nin önlemede, türkiye'nin içinden oluşacak gücü destekleyici olacağı açıktır. bugünkü durum nedir? iran, abd'nin içne sızmasını önlemek istemektedir; ırak, içindeki abd'nin dışarıya çıkmasını istemektedir; türkiye ise, içindeki abd'yi dışına atmadan bıçağın sırtında yürüyeceğini beklemektedir.
hep biliyoruz ki, her yeni oluşum, bir yandan yıkıcı olurken, değişimi zorlarken tepkilerle de karşılaşır. üçlü birlikteliğe içlerinden oluşacak tepkilerin üstesinden gelecek güçte midir iran, türkiye ve ırak yönetimleri? yaşayarak bileceğiz ancak. söylenenler önyargı olur ve dayanakları geçmişin bellenmiş doğrularıdır.
ırak ve suriye'nin yıkımlarının yeniden yapımı ve ırak'la suriye'nin sürekliliğinde, türkiye ile iran'ın ırak ve suriye'de yararcı/çıkarcı değil, dayatmacı hiç değil, uyumlu ve uzlaşmacı olması zorunludur. iran deyince hamaney ve ruhani'den öteye yaklaşılacaktır. türkiye deyince de, akp/erdoğan diye yaklaşılmamalıdır. ruhani iran'ın, erdoğan türkiye'nin iç sorunudur; abadi de ırak için öyledir. iran'la türkiye'nin birlikteliği yüzyıldır özlenendir. atatürk'ün dış siyasetindeki iran'ın yeri tartışmasızdır. 1945'le değişen türkiye dış siyaseti, yeniden, bölgenin gerçeklerine dönüş olanağını zorlamaktadır.
iran, türkiye ve ırak birlikteliğinin bir sonraki adımı da gecikmeden suriye olmalıdır.
üçlü birlikteliğin en zorlu dayanağı türkiye'dir. yüzyıla yakındır türkiye, ortadoğu'da ikincildir ve dış siyasetinde, abd/ab birlikteliği birincildir. akp'yi, abd/ab adına türkiye'ye dayatılmış ve abd/ab'nin çizdiği çerçevenin dışına çıkmayacağı varsayımı üçlü birliktelik olursa albaştan düşünülecektir. benzeri biçimde, akp'yi, türkiye'yi ab'ye katacak siyasi güç sayanların da, abd/ab ekseninden kopuştaki akp'nin karşına dikilmeleri anlaşılmaz değildir. akp'yle abd/ab düşlerinde yanılanların, akp karşıtlıklarının getirisi ne olur öngörmek zordur.
6 ekim 2017, college station, texas.