ortaçağlarda ya da demokrasi öncesinde, islâm toplumlarında, iktidar oluşumu da, iktidarı sürdürme de değişikti. günümüzün demokrasi çağında biat, takiye, itâat, emir ya da meşveret olmaz. akp tarihi yazıldığında, akp'yle türkiye'de demokrasinin ortaçağlara dönüştürülmesinde araçların biat, takiye, itâat ve emir anlayışında yürüdüğünü göstereceklerdir. akp'nin demokrasi istemediğini, cumhuriyet yanlısı olmadığını söylemek yeterli değildir. akp'nin, islamî toplum kavramlarıyla yürüdüğünü yinelemek de açıklayıcı olmuyor. akp, islâm'ın devlet düzenini demokrasi işlerliğinde yürütmekle hem akp'yi yıprattı, hem de türkiye'de demokrasiyi yoketti. akp'den öncesinde demokrasi var mıydı diyenler, kendi aralarında, bildiklerini kendilerine yinelesinler.
türkiye'de 1950'den bu yana demokrasi işlerlikteydi. 1960'tan bu yana, darbeler de, dışarıdan "müdaheleler" de demokrasiyi eksiltici yönde etkiledi ama, yokedemedi. akp'nin demokrasiyi yoketmekteki gücünü bulan güç oluşmadı. akp, demokrasinin olanaklarıyla kararlı ve sürekli olarak, demokrasiyi sonlandırıcı yönde gelişti, sürüyor. akp için araçlar ve işleyiş açıktır: biat, takiye, itâat ve emir.
akp'nin kendi içinde, sıralanan uygulamaların geçerli olmasına akp örgütlülüğünde katılım, bugüne değin tartışmasız işledi. islâmî devlet anlayışını 21. yüzyıl'da egemen kılmak kolay olmayacaktır. islâm'ın dayanağı "icmâ-ı ümmet" ve "meşveret" diye uyguladıkları, kendi içine kapalı örgütlenme, akp içinden sorgulanmadığı sürece: biat, takiye, itâat ve emir işleyişi, islâm'ın da temeli olan "adalet"i akp içinde, dışında yokedici gelişmektedir. bu yönetimin son durumunun adı "zulüm"dür ve sürekliliği düşünülemez.
temel gerçeklik türkiye'de de anlaşılacaktır. nedir o temel gerçeklik? demokraside, akp'ye, islâm'a yer vardır ama, akp'de demokrasiye yer yoktur. akp islâm'ı demokraside yaşatmak, geliştirmek değil; demokrasiden yararlanarak yaşanmış ve gelişememiş islâmî devlet anlayışını egemen kılma uğraşında sonlanacaktır. akp için kutsal olan, türkiye'de demokrasi dışılıktır. akp'de, kendi içindeki "meşveret"in topluma "refah" getirmediği ve "adalet" ile "kalkınma"nın olmayacağı yaşanan gerçekliğe dönüşmüştür.
demokraside "meşveret" değil, "meclis" üstündür. meclis'te temsilde çoğunluk olmak, çoğunluğun dışındakilerin yoksayılması ve yokedilmesi değildir. akp, yoksaymakla yokedici olduğunu sözde söyleyemez ama, siyasi davranışlarının eksiksiz belli anlardaki("seçim") çoğunluğun bir daha değişmemecesine çoğunluk kalmasını ve sonrasında da özlenen çoğunluk dışının yokedilmesi yönünde yürümektedir.
türkiye'nin bugün için değil, belki de gelen yüzyıllık sorunu siyasette biat, takiye, itâat ve emir kültürünün üstesinden gelmektir. "meşveret" deyip yeraltı örgütlenmesi gibi çalışan siyasiliklerle bir yere varılamayacağı akp'den sonrasında da tüm siyasiliklerin temel sorunu olmayı sürdürecektir. demokrasi özgür yurttaşlarla kurumlaşmadır. siyasi kurumlaşmalarda "parti içi" diye anılan ama, özünde, binlerce yıllık, doğu ve çok açıktır ki islâm kültürü olan biat, takiye, itâat ve emir kalkmalıdır. bu ilkel yöntemlerle yürüyen örgütlenmeler ülkeyi, toplumları, kişileri parçalayıcı ve yokedici işlemektedir. güçlü önder ve kişilik budalalıklarının biri gider biri gelir sonlanmalıdır.
20 ekim 2017, college station, texas.