18 Ağustos 2017 Cuma

lâyüs'el / cumaları -- 645.

türkçe'nin eskittiği nice sözcüklerimiz vardır. toplumlar yaşadıkça, ulusun diline de yansır değişimler. seçimli demokrasi ve öncesindeki toplumsal evrelerde iktidar sahipleri her anlamda "lâyüs'el(kendisine soru ve hesap sorulmaz, sorumlu tutulmaz)" idiler. seçimli demokrasi işleyişlerinde "lâyüs'el" olmaz. ne demek soru sorulmaz, hesap vermez kişi ya da kurumsallık?

"diktatör" diye sıradan kullandığımızın karşılığıydı "lâyüs'el" dediğimiz. demokrasi, meclis(parlamento), soru sormak, sorgulamak içindir. "başkan" diye "lâyüs'el" bir kurum olamaz. soru sormak, hesap sormak "adalet" ve "yönetim"de her kişinin konumudur. eşitlik diye anılan budur. ayrım ve ayrımcılık ya da ayrıcalık seçilmişler için de, atanmış kişiler için de, sıradan yurttaşlar için de demokrasilerde olmaz. olur diyenin, demokrasinin evrimine karşı koştuğunu, akarsuya karşı yüzdüğünü, fırtınalı havada esintinin kendisini etkilemez algısıyla düşte olduğunu biliriz.

günümüzün yeni olgusudur "lâyüs'el" yöneticilerin varoluşları ve varoluşlarının, sonsuza süreceğiyle bunun toplumları, ulusları için en güzel yönetim olduğunu düşünmeleri.

o yüzden, ayrımsız, aralarındaki ince ayrımları bilerek ve değişik ulusların, değişik toplumsallıklarıyla tarihlerini yoksaymadan filipinler'de duterte, macaristan'da orban, polonya'da duda, abd'de trump, rusya'da putin, venezüelea'da maduro ile onu ve benzeri onları "lâyüs'el" eğilimlerinden dolayı bir ve benzer sayıyoruz. bunlar yeni yetmedir ve "diktatör" bunları açıklayıcı olmaktan uzak kalıyor. bunlar bildiğimiz "diktatörler" değildir. bunlar güç gösterisiyle güç budalalığından toplumlarının yarıya yakınını kendi arkalarında, toplumun öteki yarısına kışkırtmaktan usanmadan yönetimlerini sürdürmektedirler.

tarihin bu anında, toplumların çözümsüzlüklerine çözüm buldukları/bulacakları yanıltmacasıyla oluşan güçbirliklerinden ortaya çıkan "lâyüs'el" kişiliklerin sonlarının dayandıkları toplumsallıkların içinden sorgulanmasıyla sonlanmaları yokedilmelerinin tek yoludur.

"lâyüs'el" kişiliklere tutsak olmuş toplumlarda ortaya çıkan bu yeni olguya, geleneksel "popülist" ya da "yerlici/millici" ve "faşist" gibi nitelemelerden ötesini bulmak zaman alacaktır. bu yeni olguya eski, geleneksel tepkiler anlaşılır ve gereklidir ama, yepyeni toplumsal oluşumlarla tepkileri bulmak geliştirmek ve kazandırıcı siyasete varmak kaçınılmazdır.

akp'nin 16 yılını güç gösterisine dönüştürmek ne oluyor? deliye her gün bayram anlayışı nedendir? kalabalıkları yapay birlikteliklerde toplamanın örnekleri yakın zamanlarda yaşanmadı mı? neydi o "türkçe olimpiyatlar" yapaylıkları, toplanmaları? tamamı boş, dayanaksız, çarık çürük çıkmadı mı? bir yandan parti "metal yorgunluğunda" diyeceksiniz, öte yandan da, partinin şanlı 16. yılı kutlamaları. bunların getirisi kısa sürede varmış sayılabilir.

bir yandan arınma ve yenilenme gereğini zorlayacaksınız ve bir yandan da, bu değişimin, "tartışmasız" ve yukarıdan baskısını, kişinin istemiyle parti kitlesine dayatacaksınız. olur görünenin olmayacağını yaşayacağız. oluyorsa, yeni akp olmayacaktır ve eskisi tepki gösterecektir. fetö korkutması/suçlaması da bir noktaya değin işler. en kötüsü de: yeraltı örgütlenmeleri ve yokedilmesi zorunlu fethullah ile benzerlerinin yaygınlığı da süregider.

türkiye'de, öyle görünüyor ki: türkiye'nin çoğunluğunun katılmadığı, katılmayacağı fethullah yayılmasını durdurmaktan çok ele geçirme ve kendi adına yönlendirme uğraşı sürüyor. oysa istenen açıktır: dinsel söylemli yanıltmacı yeraltı örgütlenmelerinin tümden sonlandırılmasıdır. akp bunu yapmazsa, akp de, türkiye de bu yeraltı örgütlenmelerinin yıkıcılıklarıyla çok zorlu yıllar yaşamasını sürdürecektir.

abd'nin yokolmayan ve hep süregiden çirkin yüzü: sokaklar bizimdir, bizim olacak diye charlottesville'de sokaklarda saldırgan, öfkeli, nefret dolu yüzleriyle açığa çıktılar. trump'ın bileşenleri olan yahudilerle yahudilik nefretçilerinin birlikte olmayacakları bilinendi. trump, charlottesville sokaklarında nefret yaşatanlarden ayrıma zorlandı. çok açıktır ki, trump'ın yahudi destekçileri, yahudi karşıtlarından önce, trump'a karşı seslerini eyleme dönüştüreceklerdir. abd'nin gerileyen ve işsizlikle gelecekten korkanlarının trump'la değişim umutları yaz sıcağında kuruyup gidecektir. sonrası, trump'la değil, trump'ın dışındakilerle süregidecektir. trump'ın bilgisiz ve anlamsız "aşırı uçlar" açıklamalarının inandırıcılığı da, etkisi de olmayacaktır

virginia üniversitesi ve charlottesville'de yaşananların geleceği ne olur? akıldan uzak tutulmaması gereken şudur: sokaklarda nefretle ötekilere saldıranlar işsizler ya da abd'nin yoksulları değildir. yaşananlarda, toplumsallık maddi temelinde, öncelikle, öfke ve nefretle yalnızlaşmışların çirkin göstericilerini görmek gerekir. abd çoğulculuğunda bunlar hep vardı, uzunca sürede kolay gidici olmayacaklardır. hillary clinton başkanlığı'nda "muhalif" olarak ortada daha çok ve kitlesel olacak bu çirkinlik gösterilericilerinin, trump'ın başkanlığından yararlandıklarını sanmaları da yanıltıcı gelişecektir.

bu arada, suriye'de, ırak'ta ne oluyor? kuzey kore'nin saldırganlığı nasıl söndü? ya venezüela'da maduro'nun, muhalefetin abd'inin uzantıları diye susturması isteneni getirdi mi?

18 ağustos 2017, college station, texas.