küresel ısınma yeni bir olgu değildir. "ozon tabakası"ndaki deliğin gözlenmesi ve izlenmesinden bu yana giderek yaygınlaşan bilinen/yaşanan gerçekliktir. bilimsel gözlemden öteye, gündelik insanların gündeliklerinde duyduğu küresel ısınma gerçekliğini, siyasetlerinin temeli yapan "yeşilcilik" de güçlü siyasal oluşumlardandır. küresel ısınma gerçekliğini yoksayıcı, küçümseyici niceleri de vardır. abd'de başkanlığı da seçimle kazanan donald trump en sonuncu, yepyeni örnektir. pekçok konuda olduğunca, küresel ısınmada da, yarın, siyaseti öteki türlüsünü gerektirse, "küresel ısınmayı" önleyecek en büyük güç abd'dir ve başkan trump, küresel ısınmaya karşı en önemli önlemleri alandır da diyebilir. günümüz demokrasilerinde de, despotik toplumlarda benzerleri yaygın olan, sorumsuz etkinlikteki önderlerin seçimle en yükseğe çıkması örnekleri çoğalmıştır.
küresel ısınmanın, siyasi düzeyde küreselleştiği de, 20. yüzyıl'dan kalan "yâdigar"lardandır. enson, 1945'te sonlanmış "dünya savaşı"nın ikincisi ile 1914'ten 1918'e süren birincisi sonrası yaşanan gerilimlerde, "üçüncü"sünün beklentisiyle öngörüsü hiç eksilmemiştir. "nükleer" güç olmanın savaş yaptırımından çok savaşı önleyici olduğunu "soğuk savaş"ta yaşamıştık.
siyasette küreselleşmenin belirleyici olmasından önce ya da soğuk savaş'ın sonlarında, pakistan'ın önlenemeyen "nükleer güç" olmasından sonra, iran ve kore'nin kuzay'indeki devlet yapıları da nükleer güç olmada başarılı oldular. uzun süre kuzey kore ve iran'ın "nükleer silâhlı güç" olması "kabul edilemez" söylemiyle geçyi "1989" sonrası. önce kuzey kore ve neredeyse iran da, onca güçlü olmazlanma söylemine karşın "nükleer" oldular. iran'ın nükleer silâhlı güç olduğu henüz genel kabul görmüş ya da yaygın benimsenmiş değildir.
iran ve kuzey kore'ye gösterilen tepkide haklılık arayanlarla olamazcılar arasındaki karşıtlık da yeni değildir. örneğin, clinton yönetimi günlerinden bu yana, abd içselinden hiç eksilmeyen karşıtlıklardandır iran ve kuzey kore'nin "nükleer" güç olma kararlılıklarını durdurma/önleme tutkusu.
clinton yönetimi süresince, kuzey kore'nin küreselden yalıtılması yetecek kavrayışından sonra gelen bush yönetimi, olamazdan uzlaşımcılığa arayışlarını denediler. obama ise, iran'la uzlaşımda başarılı olurken, kuzey kore'yi çin ve rusya ile çözmeyi seçti.
sonuçta, birbiri ardından gelen clinton, bush ve obama yönetimleri iran'ı da, kuzey kore'yi de nükleer güç olmaktan alakoyamadı. açıkçası, abd yönetimleri başarısız kalırken, küreselden de, abd'ye destek olundu denemez. clinton, bush ve obama'nın başarısızlıklarını, özellikle cumhuriyetçiler içerisinden kıyasıya eleştirenlerle, demokratlardan israil yanlılarının eleştirileri durmaksızın sürdü.
2016 abd seçimleri sürecinde ve seçimden bu yana kuzey kore ve iran'la birgün küreselde ısınma olacağı beklentisi yükseldi. yakın zamanlarda, kuzey kore'nin nükleer gücünü savunmadan öteye, abd'ye saldırı amaçlı kullanmak yönünde ortaya çıkışına küreselde kuzey kore'den çok abd'ye uyarı olması nedendir? abd'de yıllardır, clinton, bush ve özellikle obama etkisizden öteye edilgin sayan kuzey karşıtları da başkan trump'a karşı seslerini yükseltmeleri nedir?
abd'de de, küreselde de, kuzey kore'nin saldırganlığını destekleyen yoktur; olamaz ve olmayacaktır. burası açıktır ve değişmez. abd'nin ilk saldıran olmasından korkanları küçümsemek zordur. bilinmeyene karşı, özellikle savaş saldırganlığı kolay destek bulmaz. hele ki, 1989'la ortaya çıkan abd'nin savaşçı yayılmacılığının çözümsüzlüğünden gelişen acılar, yıkımlar orta yerde çözümsüz dururken.
ilk saldırganın küreselden yıkık çıkacağının açık olacağı savaş durumunda, iki yanın da yenik olacağı apaçıktır. ayrıca, saldırganlardan birinin yanından, ötekinin yenilmesini içten düşünenlerin olduğunu da biliyoruz; savaşta yan tutanların kazanmadığı bilinir. yan tutmadan yerinde duranların kazanmayacağı da bilinir ama, biri yenilse de beklentisinden daha geçerli seçmedir.
11 ağustos 2017, college station, texas.