5 Mayıs 2017 Cuma

bitenin yerine geleni bilen yok / cumaları -- 630.

fransa'da başkanlık seçiminde ikinci aşama, avrupa birliği'ni sonlandırıcı mıdır; canlandırıcı mı olur?

beklenmedik saptırıcı bir olay yaşanmazsa, seçim öncesi yoklamalarında macron kazanacak öngörülüyor. şu da seçimin bir öteki gerçekliği: macron'un le pen karşısındaki desteği seçim günü yaklaştıkça daralıyor. avrupa birliği tartışmasının birleşik kralık'ta olması, bir anlamda, anlaşılır. birleşik krallık sonradan katılan ve her aşamada birliğe yakınlaşmaya direnç gösteren olmuştur. fransa öyle değildir, çünkü bugün avrupa birliği varsa, önce almanya'nın varlığındandır ve ona eşdüzeyde fransa'nın başından bu yana almanya'yla olmasındandır. olası le pen kazanımında, avrupa birliği en büyük yarayı alır. ayrıca, yüzde kırklarda yitirmiş le pen tepkiciliği, fransa'da üstesinden gelinmesi zor bir içsavaş nedenidir.

fransa seçimlerini dış güçlerle ya da daha açık söylersek: abd ve rusya etkinliğiyle açıklamak hem yanıltıcıdır; hem de açıklayıcı değildir. macron kazanınca, hollande ve sarkozy başkanlıklarından değişik bir fransa beklemek yanlıştır. toplumun altında ve kentlerin kıyılarında yoğunlaşmış göçmelerle fransa doğumlu göçmen çocuklarının fransa dışına sürülmesinin düşünülmesi düşünülmemelidir. le pen'in yükselmesinin ve sarayın kapısına dayanması tarihsel faşizm ile açıklanamaz. bu yeni bir durumdur. 1960'lardan, hatta 1950'lerden bu yana varolan ulusal öncüler nasıl oldu da sarayı zorlama gücü buldu? yeterli olmasa da iki açıklaması vardır: sarkozy, çözerim deyip olayı polisiye çözümlerle gerilimi arttırıcı oldu. sonrasında gelen hollande ise, toplumsal olarak yetersiz kaldı. macron'un da çözemeyeceğini öngörmeliyiz derken, le pen gelirse mi çözülür sorusu da yanıltıcıdır.

le pen ve macron adaylıkları çözümleyici değil öteleyici geçiciliktir.

le pen, fransa'da, sarkozy'den ağır zorlamalara yönelirse, fransa'da içsavaş koşulları ağırlaşır. le pen, siyasi olarak uzlaşım ararsa, göçmenler temelinde yükselmiş öfke esnemeye dönüşür ve zamanın çözümü egemen olur. fransa'da çözümsüzlüğü mü oylayacaklar; yoksa, öfkeli le pen seçmenleri gerçeklerin öfkeyle çözülmezliğini mi oylarlar? bildiğimiz şudur: öfkeliler de, öfkenin nedeni olanlar da, 8 mayıs'ta fransa yurttaşlarıdır.

abd'de de yaşanan değişik düzlemde benzeşim gösterir. abd'de değişiklik şudur: abd'nin varoluşu göçmenlerin gücüdür. abd'de yeni olan: geçmişteki savaş yenilgilerinden içeriye aldıklarına aykırı olarak, bukez, afganistan, pakistan, ırak ve suriye'de yenildikten sonra, göçmenlere hoşgörülerinde değişmek istemeleridir. abd'ye yığılabilecek afganistan, pakistan, ırak ve suriye kökenli göçmenlerin önü tıkalıdır. abd seçmenleri, hillary clinton'u durdurmakla seçmesini yapmıştır. abd, bugünü kurtarırken yarınını yitirmiştir ve abd'nin müslüman ülkelerde olması da müslümanlarla olması da sorundur artık. bu abd'nin seçmenler düzeyinde ençok istediğidir.

fransa ve avrupa'da göçmenlere, sığınmacılarla yaşananların benzeri rusya'nın da sorunudur. sscb'nin dağılmasının ve sürdürülemezliğinin bir nedeni de: 1980'lere gelindiğinde, ortaasya'dan moskova'ya yığılan çalışan nüfusu önceden denetleyememeleridir. rusya'da, almanya'da ve avrupa'nın ortasında genç ve göçmen nüfusu olmadan toplumların sürdürülebilirliği tartışmalıdır. göçmen alanlar ve sığınmacılara kapılarını açanlar, tarihsel olarak, hep kazanmıştır. tarihsel doğruların hep benzeri sonuçları getirmeyeceğini söyleyenler olacaktır; bu gerçekliği, eniyi bilmesi gereken ülkelerden biri de türkiye'dir.

yakın tarihte, enson yüzyıl öncesinde ve yüzelli yıl öncesinden kafkaslar'dan, balkanlar'dan türkiye'ye yığılanlar türkiye cumhuriyeti'nin yaşatıcı gücü olmuştur. bugün de, rusya'nın içine almadıklarını, avrupa'nın durdurmak istediklerini, abd'nin sınırlarını duvarlarla kapama uğraşlarının en önemli sonucu: türkiye'nin yüzyıl sonra, yeniden, göçmen ve sığınmacı toplamasıdır. 1960'larla dışarıya göç vermiş türkiye, yeniden göç alan ülke konumundadır. bugün akp, bir biçimde, iktidardan eksilse de, türkiye'de yığılmış göçmenler türkiye'nindir ve türkiye'de yaşamlarını sürdüreceklerdir. akp'nin dış siyasetlerindeki yanlışlıkların belirleyici olmasından öteyedir yaşanan ve yaşanması önlenemez göçmenlik, sığınmacılık yığılmaları.

şu durum değişmelidir ve değişecektir: avrupa'da le pen'e, brexit'e, rusya'da çeçenlere, taciklere, kırgızlara yapılanlara kızıp; trump'ı, abd'nin ve küreselin düşmanı sayıp da, türkiye'de yığılmış suriyelileri aşağılamak ve dışarıya sürülmelerini beklemek olmaz. le pen'e, therasa may'e, trump'a, putin'e, merkel'e karşı olmak, türkiye'de göçmenlere ve sığınmacılara hoşgürülü eritmeci olmaktan geçer. davutoğlu ve öncesiyle sonrasının dış siyasetleriyle uzlaşmaz karşıtlık ayrıdır; göçmenlere, sığınmacılara katlanmak, kucaklayıcı hoşgörülü olmak ayrıdır. türkiye'de yığılanlar için, artık, suriye ve savunacakları vatanları yoktur. oralarını vatan sayanlar öldüler, ölüyorlar. türkiye'de yığılanlar için türkiye'yi vatan yapmak türkiye'nin zorunlu seçimidir.

1961 anayasası'nın son dayanağı olan, siyasi partisiyle bağından koparılmış cumhurbaşkanlığı sonlanmıştır. bitenin yerine geleni bilen yok. bundan sonrasında, akpliler için nice anayasa değişimleri ya da baştan anayasa yazımı da yeterli olmayacaktır. türkiye'de akp ve dört parçalı siyasilik sürdürülemez noktadadır. 16 nisan halkoylaması'nın tek sonucu budur. akp'nin değiştirdiği ve değiştirmek için durmaksızın uğraşacağı yeni anayasallık ancak ve ancak yeniden anayasa yazımıyla sonuçlanacaktır. akp, anayasaları yokederken, yeni anayasallığı karşıtlarının temel sorununa dönüştürmüştür. akp'yle karşıtlık ve karşıtlaşmada yeni bileşimlere, bireşimlere gerek vardır.

öyle görünüyor ki, türkiye'de siyasi gelecek: dört parçalı siyasetin içinde öne çıkacaklardan çok, o siyasetlerden taşanlardan ya da partili olmayanlardan oluşan yeni bileşimlerle olacaktır. akp, chp, mhp ve hdp içinden değişime uğrayacak ve birliklerini koruyacak yapıda değillerdir. her parti arınmacılıkla sürerken, dört parçalı siyasetin dışından bir öncülüğe kitleler çekileceklerdir ya da kapılacaklardır. gidiş onu gösteriyor.

5 mayıs 2017, college station, texas.