12 Mayıs 2017 Cuma

geziler, parçalı siyaset, avrupa'da birliğe tutunma / cumaları -- 631.

fransa'da beklenen oldu; çoklarının korktuğu le pen geride kaldı. şu kaydı da kıyıya düşmeliyiz: şimdilik mi; tümden mi? abd'de, obama'dan sonra hiç düşünülmeyecek, trump abd'ye özgü müdür? macron'dan sonra yeniden sosyalistler ya da de gaulle izlerleri geriye dönecek gücü bulurlar mı? her mezhebin, her siyasiliğin bir açıklaması, bir beklentisi vardır. soruyu kıyıda bırakmadan, bir iki ekleme yapmak gerekir. le pen'in ulusalcıları türdeş ve tek parça değildir ama, çoğunluğu benzeşiktir: önce ve yalnız fransa. le pen'e hayırcıların benzeşikliği de karmaşıktır: hayırlarında kararlı, nasıl bir fransa konusunda avupa'yla birlik.

le pen ulusalcılarının, göçmenliği yeniden düşünüp esnemeden, fransa'yı yönlendirici güç olmaları zorlaşmıştır. macron'da toplaşanların özünde avrupa birliği birincil görünse de değildir. macron'un fransa'da "sayısal/bilgisayar/teknoloji" devrimiyle de şen, küresele uyumlu, fransa'da yaşama koşullarında iyileştirmede, gerçekleyici öncülük yapmasının geçerliliği var mıdır?

macron'un geleceğini, avrupa'nın birliği'nde, almanya'da sarsıntı olmadığı sürece, "teknoloji"de yenilenme/öncilğik belirleyici olacaktır. unutmayalım, 1968, "üniversitelerin" etkisizleşmesine tepki olarak ortaya çıkmıştı; salt cinsler arasında özgürlük ve ulusallığın kısıtlamalarını yoksaymazlık değildi istenen. eski toplumlarda değişimler: ağırdan ve gecikmeli oluşur. fransa, 1968'de gündeme gelen "üniversite/eğitim" iyileştirmesinde, abd'ye yetişemediğinden öteye, uzun süredir gündemden düşmüştü. macron, bir anlamda, obama ya da geçmişteki kennedy iyimserliğinin önderi olabilir. şunu da biliyoruz: fransa toplumu abd toplumu zenginliğinde ve canlılığında mıdır? şurası açıktır: fransa, birleşik krallık ve almanya'dan önce "yeni iktisat"ı öngören ülke oldu. macron, yeni iktisatin gereğinde ve öncülüğinde başarılı olabilir mi? evet demek için hem erkendir; hem de veriler güven verici değildir.

abd'de ne oluyor? abd içinde olanlar çoktur ama, abd dışında abd durmaktadır. abd, onlarladan onlar adına savaşacaklarla olarak yaşıyor son on yılı. george w. bush'la duraklayan abd yayılmacılığı, abd adına savaşçılar bulmak, eğitmek ve öne sürmekten öteye yoktur dışarıda. abd içindeyse, 2001'den bu yana dışarıdaki savaşların yükünü azaltıcı siyaset olarak yaşanan tüketimi para basarak, borçlanarak sürdürmede içsavaş sürüyor. trump'ın seçilmesini içerinin kazanımından çok, tarihte ilk kez, seçim sonuçlrının, dışarının karışmasıyla olduğu varsayımı, durmaksızın yürüyor. trump'ı seçimini geçersiz kılma ve anayasal olarak ihanetten görevden alma uğraşı aralıksız sürüyor. öyle görünüyor ki, trump seçmenleri trump'tan beklentilerinin olmazlığını yaşamadan, yasama ve yargı gücüyle trump'ı görevden alma savaşının kazanılması zordur.

türkiye'de, o yalnız adam, küreseli değiştirme gezilerinde, rusya ve abd duraklarından beklediğini bulabilir mi? sonunda, türkiye'nin rusya'dan, abd'den ne beklediğinden çok, rusya'nın, abd'nin türkiye'den ne bekledikleri belirleyici olacaktır. abd de, rusya da ırak ve suriye parçalansın istiyorlar. türkiye ise, doğrusu ve sürdürülebilir olması gereken, ırak ve suriye parçalanmadan, savaş durumu durdurulsun isteminde. 1990'da da türkiye'nin istemi benzerdi; onca savaşa, kan dökülmesine karşın gelinen noktada da, abd ve rusya'nın tasarımları değişmemiştir. sonunda ırak ve suriye parçalanırsa, akp'yi oluşturan yönetimler, kitleler ve onlarla özgürlük genişlemesi düşlerinde ardlarına takılanların sorumlulukları ağır olacaktır.

abd gezisi sonrası türkiye'de değişim yaşanır mı? 21 mayıs'la başlayarak, parçalı siyaset parçalanıp yeni birliktelikler oluşacaktır. akp mhp kaynaşması bir yanda gelişirken; öte yanda da chp hdp birlikteliği zorlanacaktır.

chp'de yaşananlar ve yaşanacaklar açıktır: chp'yi hdp'yle birlikte görme ve gösterme ile "asla!" karşıtlaşması ne getirir, bugünden söylemek zordur. chp'nin içinden olası ve olabilir mhp yanlıları elenmiştir ve arındırma sürecektir. chp'nin içine, ağırdan ve kararlı hdp birlikteliği ise, olmayacak duaya amin görünse de, tümden yadsımak zordur. chp'den gidecekleri değil de akp'den gelebileceklere göre de tasarlanmış bu gidiş başarıya ulaşabilir mi? bu tasarımın ardındakiler açıktan çalışmadıklarından, yeterince söz ve akıl yürütmek kolay değildir. kıyasıya ve chp'den kopmaları zorlayan bu gelişim yürürlüktedir.

öyle anlaşılıyor ki: seçimlerde hile ve baskı olduğu varsayımının bir sonrası gerçeklenmemiştir. o beklentiye öncülük etmeyen kılıçdaroğlu, yeniden, chp içinde hdplileşme isteyenlerce karşıya alınmıştır. hdplileşen chp'ye de, hdplileşme istemindeki chplilerden arınmış chp'ye de yığılacak akpliler olabileceğini düşünmemiz gerekir. açıkçası: üçüncü yolculuk ya da akp ve chp'nin alacağı biçime göre, kısacası akp ile denenmiş ve sonlandırılmamış "açılımcı" tasarım, yeniden chp ile gündemdedir ve sonlandırıcı bir tasarım olduğunu öngörmemiz gerekir.

akp'de ise, yeni yönetime arınmalarla başlayacakları açıktır. akp'den çıkarı ve beklentisi olanlar bugün de değilse ne zaman sabırsızlığındadır. yine sırası değil, zamana yaymalıyızın getirisi geçmişte olduğunca yürümeyecektir. akp kimleri arındırırsa arındırsın azalan güçtür artık. yeniden çekici olması kolay değilden öteye olanaksızdır. akp'de kalanların çokluğu değil de, arınanların tepkileri, akp içindeki karmaşıklığı açığa çıkarır mı? yoksa, yine baskıyla, zorla suskunlaştırma mı egemen olur? mhp ve hdp'nin türkiye'nin geleceğinde kendi başlarına türkiye'ye değişim getirmeleri beklenmemelidir.

siyaseti, salt partiler düzeyinde düşünmeyelim diyen ve diyecek de çoktur. 2013'teki gezi isyanı ve sonrasının darbelerinin bir sonraya sıçramayışının zayıflığını görmezden gelenler, dün çipras'la, bugün de macron'la yeniden sürgün vermeyi sürdüreceklerdir. çipras ve macron olgularındaki, birdenbire ortaya çıkmış oldubittilerin, türkiye'de geçerliliği olur mu? olmazlığını düşünmeyi sürdürenlerden olduğumu burada belirtmek isterim. bir önceki yazımdaki: kitlelerin çekilmesi (dıştan yönlendirme) ile kapılma (içeriden kendiliğindencilik) gelişimini birlikte yaşayacağız.

sırada, önce abd gezisi ve hemen ardından 21 mayıs akp'deki değişim/arındırma vardır. sonrası da akp'deki değişime göre, musul ve rakka'da yaşanacaklara göre türkiye'de siyasetin yeni bileşimlere savrulacağını öngörmek yanlış olmaz. türkiye'de açılım sonlandı cephesiyle, yeniden açılım cephesi karşıtlaşması kaçınılmazdır.

12 mayıs 2017, new york, ny.