akp'nin anayasa değişimi halkoylamasından evetle de kazanması zordur. hayır oyunun çokluğuna direnecek akp de sonlanmasını hızlandırır. bu durumda, büyük soru şudur: 2002'den bu yana siyasi üstünlük ve hatta ustalık kazanmış akp, nasıl oldu da, evet mi, hayır mı noktasında tıkandı?
bir yandan, ikinci dünya savaşı sonrası sistemi olan "beşler"i sorgulayacaksın; sabah akşam, abd/ab güç odaklarıyla karşıtlaşacaksın; küreselin egemenleri mali sermayeye direndiğini yineleyeceksin. durmayacaksın ve türkiye'nin içinde, her türlü karşıtlığı "terörist"likle suçlayacaksın; akp içinde, birlik diye, atanmış uzmanlarla yürütme/bastırma gücü oluşturacaksın; ne güne değin?
anayasa değişimi nereden çıktı; hangi sorunu çözümlemenin gizemli sopası olacak? akp, kendi içinden sorgulanma gücünden yoksunlaştıkça: türkiye de, her anlamda, özellikle "yasallık" anlamında yoksullaştı. gün gelir güvendiğin dağlara da dayanamadığını görürsün; yaşarsın.
anayasa değişimi halkoylamasından yüzde ellinin bir üstü evetle onaylandı mı ne olur? bu tür oylamaların geçerli, kalıcı olabilmesi için yüzde altmışların çok üstünde oy çokluğu gerektirir. türkiye'de, bugünkü akp'nin başını çektiği ve gizlide, açıkta destekleyenleriyle yüzde altmış üstünü bulması olanaksızdır. ya olursa? ilk tepki oy çalındı olacaktır. sonrasında da, geleneksel karamsarlık egemen olacaktır. o durumdan akp tek başına kalabilir mi? akp için, ortak düşmanlar sindirilmiş ortamda, akp içinde bastırılmışlar, yeni anayasal düzenden yararlanmak için, gün bugündür bayrağı açmaz mı? açmaz demek kolaydır; evetle katılanlar neden iktidardan pay almayı sürdürmesinler demek bir açıklamadır ama, belirleyen güç olmak her güç için bayrak açmanın gerekçesidir.
sorun evetle bitmeyecektir. yeni sorunlar ve yeni güçler çatışması yaşanacaktır. hele ki, chp içinde, evetten sorumlu bugünkü yöneticiler kolaylıkla yönetimi sürdüremezler. yeni yönetim nasıl oluşur bilinmezdir.
hayırla sonuçlanacak halkoylamasının getirecekleri de açık değildir. akp ikili tepki gösterecektir: bir yandan akp içinden dışından evetlemeyenleri ayıklamak gerilimi yaşanacaktır; beri yandan da, bugün birlik günüdür dağılmayalım geçici toparlanma çağrılarına öncülük edenler çıkacaktır.
tüm bunlar olurken, rakka ve musul'da türkiye silahlı kuvvetleri savaşın en kanlısını yaşayacak. türkiye'de barışçılık etkisizdir. türkiye'nin suriye ve ırak'tan geri çekileceğini düşünenlerin, akp karşıtlığından öteye dayanakları geçersizdir. türkiye, şam'da ve bağdat'ta kalıcı ve uluslararası barışta çevre güçlerin, küresel çıkarların çatışmasından değil uzlaşımından yana yönetimlere ulaşıncaya değin akp'li de olsun akp'siz de sınırları ötesinde olacaktır.
akp'nin demokrasi olanaklarından ortaya çıkıp da, önce adaleti ve sonunda kalkınmayı da yoketmesinden yaşanan gerilim anayasa değişikliği halkoylamasında azalmayacak çoğalacaktır. sonuçta evet de olsa, hayır da olsa, türkiye'deki gerilimin gerilemediğinin, süreklileşmesinin güçlendiricisi bir oylama olduğu yaşandıkça görülecektir.
abd/ab'den kopma yönünde rakka ve musul kıyılarında olan türkiye, yeniden abd/ab ile olur mu? türkiye'nin tümden abd/ab'den uzaklaştığını söyleyemeyiz ama, türkiye'nin birliktelik koşulları açıktır: ırak ve suriye, sykes-picot gerçekliğinden oluşmuştur ama, yüzyıllık yaşanmışlığın gerçekliği belirleyicidir. ırak ve suriye'nin yeniden devletçiklere bölünmesi de, federasyon benzeri üst devlet yönetimleri de geçersizdir. yüzyıllık savaşla varılacak sonuç da değişik olmayacaktır.
türkiye'nin rusya'yla birlikteliğinin geleceği olabilir mi? abd/ab'yle birliktelik de, rusya'yla birliktelik de rakka ve musul'da askeri sonuçtan sonrasında biraz açıklanabilir olur. bugünden söylenecekler, tarihsel kazanç/yitirme önyargılarından ötesi değildir.
abd'de, trump'la, abd'nin bitmeyen anayasallık çatışması derinlemesine gelişmektedir. ikiyüzyılı aşkın dinmeyen anayasallık karşıtlaşmasından abd'nin dört yılda, sekiz yılda trump başkanlığıyla biteceğini beklemek yanlıştır. güçlerin ayrılığı ilkeselliği uzlaştırıcı yatışmacı işlediği gibi, çatışmacı yıkıcı da olabiliyor. abd, daha açık çatışmacı ve yıkıcı bir sarsıntının içindedir.
trump'la da aradığını bulamamış abd, bugünden de gerilimli ve çatışmacı olur. trump'ın yapacaklarından çok trump'ın yapamayacaklarının yarattığı "sükut-ı hayâl" ne olur bugünden kestirilemez. trump'ın ortaya çıkışında, reagan'dan yaşanan "düş kırgınlığı"nın olduğunu unutmamalıyız. reagan iktidara yürürken ve iktidardayken "hayâl"i bile olmayan, sscb'nin yıkılışı gerçek olmasına karşın, abd'de sorunlar sonlanmadı. sonlanmaz da. yanlış umutlar, olmayacak beklentiler yıkıcılığa yatkın yürür.
trump'ın başarılı olmasının tek koşulu abd içindedir. abd dışındaki trump abd'yi küçültür. abd içinde başarılı olmak ise, abd'nin yalıtılması ya da yaltımcı olmasıdır. küresellik gerçekliğinden abd'nin içine dönmesi uygulaması kolay başarılamaz.
10 şubat 2017, college station, texas.