türkiye'de amerikancılar çoktur. amerka'yı evrensellik ya da insanlığın son aşaması sananlar da az değildir. tanzimat günlerinde fransızcılar, meşrutiyet'te almancılar ve ingilizciler eksik değildi. kurtuluş sürecinde, abdci mandacılar da türemişti. sovyetçiler çoklaşamasa da hep vardılar.
1980'lerle avrupacılar kaplamıştı ortalığı. neredeyse avrupa'lı olduyduk ve avrupa'ya söz söyleyene tarihin çöplüğünde kalmış diye bakılıyordu. türkiye'de uygarlıkçılık, 19. yüzyıl'da fransızcılık, almancılık ve ingilizcilikle eşdeğerdi. 20. yüzyıl'ın sonlarında ise özgürlükçülük, demokrasicilik, insan haklarından yanacılık da avrupalılıkla özdeşleştiriliyordu. avrupalı olmakla ulusalcı olmayacaktık; ulus devlete karşı olmakta öncülük etmekte başı çekmek ilericiliğin yeni görünümüydü.
1945'le, gelişen türkiye cumhuriyeti'nin, kuruluş köklerinden uzaklaşmayla amerikancılık, siyasi önderlerden, yaşamın her katına indirgenen ve yayılan bir gelişim oldu. şaşkınlık ve şaşırmaca 2002'yle arttı: tarihte uygarlıkçılığa karşıt olanların, avrupa birliği'ne direnenlerin, anti-komünizmlerinin amerkancılık olduğunu atlayanların izlerleri olan siyasiliklerden oluşmuş akp, abd ve ab yanlısı gibi ortadaydı. amerikancılarla, avrupacılar akp'ye ilk katılanlar oldu. sonunda amerika ve avrupa oluyorduk.
türkiye'nin tanzimat'ta, meşrutiyet'te, cumhuriyet'in kuruluşunda kapılmadığı amerikancılık ve avrupacılık şaşkınlığı ve şaşırtması bir süre yürüdü. hem de durmak yok; onlar konuşur akp yapar diye diye.
bunlar, geride kalanların kısacasıdır. bunlar aşıldı diyemeyiz. günümüzde akp, amerikancılık oyunundan amerika olma oyununa saplandı. musul da, halep de; hatta, daha da ötesi, ırak ve suriye akp'den sorulur sanıldı; sanılıyor. bir günde rusya'yla savaşın kıyısından dönüp; "soğuk savaş" dönemi boyunca, sosyalizme/komünizme rusya diye karşı koymuşluğu unutup, rusya'dan dost bulduğunu sanan da akp'nin siyasi önderleri oldu. bu oyunların sonuna gelindi mi? bu oyunlar sürdürülebilir mi?
akp'nin ayıldığı söylemini de yanılmışlık sayanlar çoktur. akp'nin amerikancılığı "temelsizdi" ama, amerkancılık olsa diye kıyıda beklemede olanlar çoktur. geldiğimiz noktanın zorluklarından da ötesi: akp sonrasında ortaya çıkacak amerkancılıklar, avrupacılar konusunda yeterince direnci var mı türkiye'nin? akp'de çatlak olsa ilk açıklaması hazırdır: amerika kullandı attı; amerika'ya karşı durursan sonu budur diyen özgürlükçüler, kurtulmuşçular olacaktır. günü geldiğinde toz duman içinde ayıklamak zaman alabilir.
şunu unutmamamız gerekir: bugün, akp içinde de, akp karşıtlarında da amerkancılar vardır. akp içinde de, akp karşıtlarında amerikancılık olmasın diyenler çok olacaktır. hiç akıldan çıkarmayacağımız da, türkiye'nin amerika olmadığıdır. amerika'nın altyapısını alamazsınız. alacaklarınız, o altyapının eğretilikleri olacağıdır. amerika'nın üstyapısı hiç uymaz. amerika yerinde ağır taştır. türkiye'de gerekli olan, türkiye'nin altyapısından yükselecek üstyapı kurumlarının 1945'ten bu yana amerikanlaşmasının arındırılmasını tasarlamaktır; gerçeklemektir.
amerikancılar ve amerikacılar sekiz yıl önce seçilen obama'yla bush karamsarlığından arınmanın iyimserliğinden hızla uzaklaştılar. şimdilerde, akp içindeki amerkancılar, trump'la geçici beklemede görünüyorlar. amerikancı olup da, trump'a yanaşmaktan eksiklenenler ise trump'a, akp düzeyinde karşıtlıktalar. eksikliği, abd'de değil de bush'u küçümsemeyle geçirenler; obama'dan aradıklarını buldular mı? bildiğimiz, akp'nin, abd'den beklediğini bulmadığıdır. trump'lı abd'den beklentisi olanlar az görünse de, amerikancılar ve amerikacılar "işaret"i yakalamakta zorlanmazlar.
akp gider; sorun, sonrasında, 2002'ye döndük huzuru yaşanmasın. kurtulduk sevincinde yanılmaca, yanıltmaca olasılıklarını düşünmeden uzak kalınmasın.
6 ocak 2017, college station, texas.