2002'nin sonlarında akp seçimle çoğunluk olduğunda: türkiye içte de, dışta da barış yaşıyordu.
geleneksel olarak, türkiye'de değişmeyen, hiç değişmeyecek savaş durumunda olanlar için bu doğru olmayabilir. onlar, türkiye'de hep savaş durumunda olduklarından, yalnızca kendi iktidarlarını barış, özgürlük ve demokrasi sayarlar. sürekli barış, özgürlük ve demokrasi isteminden, 2002 koşullarıyla, 2016 koşullarının ayrımını yapmakta zorlanırlar. doğal ki, 2016 koşullarını, 2002'ye göre, barış, özgürlük ve demokrasi anlamında bir tutamayız. 2002'den bu yana barışta, özgürlükte ve demokraside gerilediğimizi söyleyenlere karşı, 2007 ile 2011 arasını ayrı tutmalıyız diyecekler vardır. oysa, 2016 koşullarının yaratıcısının, 2007 ile 2011 arası uygulamaları olduğu gerçeğini bilenler için, 2016 koşullarının temelleri 2007 ile yükseldi.
7 haziran seçimleri sonuçlarıyla akp iktidarı, türkiye'de zulüm ve zor yönetim dışında, çoğunluğunu sürdüremeyeceğini yaşadı. 7 haziran 2015 sonrasından bugüne yaşananların, türkiye cumhuiriyeti tarihinde yaşanmış benzerleri yoktur. sürekli değişen "düşman" kavramıyla; yasa tanımamayı eylemsellik olarak anayasalaştırmanın benzeri yoktur. akp karşıtlarının niceliksel ve niteliksel çokluğunun çoğunluk olabilmesinin birinci koşulu: 2002'den 2015'e değin süregitmiş iç karşıtlıklarında esnemeleri gereğidir. bu gerekli koşuldur ve ardından tamamlayıcı koşulların oluşturulması gereklidir. yeterli koşul nediri zaman belirler.
türkiye'de akp'nin bunca uzun yaşamasının pekçok nedenleri vardır. birinci koşul açıktır: 1999'da sönümlendirilmiş pkk isyanının yinelenmemesi ve tümden sonlanması özleminde, akp'nin içte ve dışta "çözüm" diye öngördüklerine katılmacı olanlar çok oldu. 7 haziran akp'nin "açılım" ya da "çözüm" öngörülerinin yanıltıcı olduğu yaşandı. akp, kendi "çözüm"nden akp iktidarını süreklileştireceği beklentisindeydi. oysa, 7 haziran'la akp, 2002 düzeyinden de geriye düşebileceğini yaşadı. o gün bugündür, akp, 2002'yle başlayan yanılma yanıltmacadan kurtulabileceği varsayımıyla yasallıktan uzaklaşmakta dur durak bilmemektedir. akp, "çözüm"de yanıldığı gibi, "çözüm"de yanılanın değil de, yanıltıcı olanların üstüne giderek zoryönetim uyguluyor. akp'yi yanıltanlar suçlu değildir diyemeyiz; burası açıktır. akp'nin, kürt destekçileri de, liberal destekakçileri de, müslüman destekçileri de akp'yi yanıltıcı oldular. kürtler de, liberaller de, müslümanlar da akp'den beklediklerini almadılar diyemeyiz. akp yanıldı, akp destekçileri yanıltamadı.
akp'den aldıklarıyla yetinmeyenler, akp'yle birlikte olmalarından kazanımlarının akp'yle sürmeyeceğini hep biliyorlardı. akp ise bilmedi, bilemedi. akp kandı; kandıranlar ise yanıldı demek, 7 haziran sonrasının en yalın anlatımıdır.
akp'nin, 7 haziran'la gelişen, mhp ile birlikteliği akp karşıtlığını geriletir mi? akp, mhp ile birlikteliğinden de yanılmış ve yenilmiş çıkacaktır. akp ile birlikte olmuşlara bakıp ilk çıkarımımız açıktır: kürtler, liberaller ve müslümanlar, "çözüm" öncesinden daha güçlü akp karşıtıdırlar. daha da ötesi, yeniden birlikte olabilecekleri, birliktelik kurabilecek dayanakları yıpranmıştır. mhp de akp'yle birliktelikten yenilmiş ve yıpranmış olacaktır.
akp'nin uzayan çoğunluk gücünün "çözüm" yanılmatacasıyla birlkte yürüyen bir dayanağı da ırak ve sonrasında suriye'de, abd/ab ile birlikte oldukları görünümüydü. bugün gelinen akp ile abd/ab karşıtlığı durumunda da, çokları yanıldıklarını anlamadan, anlamamakta direnerek, akp'yi abd/ab'nin türkiye'deki uzantısı saymakta/göstermekte geri adım atamıyorlar. akp'nin, abd/ab birlikteliğini akp'nin gücü ve güçlendirilmesi varsayımından uzaklaşalı çok oldu. türkiye içindeki destekçilerinin akp'den uzaklaşmaları benzeri, dışarıdaki akp destekçileri de akp'den uzaktadırlar bugün.
akp'nin dış destekçileri, akp'nin iç desteklerini akp'den kopardı demek: hem içeridekileri küçültücü olur; hem de dışarıdakileri olduğundan güçlü gösterir. akp'nin iç destekçileriyle dış destekçilerinin "ortak akıl"la yönlendirildiğini varsaymak yanıltıcıdır. ayrıca, dış destekçilerin, iç desteklerinde yenilenlerle sürdüreceklerini düşünmek de yanlıştır. akp'nin iç destekçileri de, akp'nin uzun süreli dış destekçileri de, özellikle, 7 haziran'dan sonra, yeni birliktelikler arayacaklarını, aradıklarını düşünmemiz gerekir.
günümüzün sorusu açıktır: akp'nin içerideki ve dışarıdaki, uzun süreli, geçici destekleri akp içinden destekler bulabilir mi? akp'yi yönlendirenlere, akp adına söz yarıştıranlara bakarsak akp'nin içinden kopmalar olması düşük olasılıktır. tbmm'de anayasa değişimi zorlamaları da, suriye'de savaşın içinde olan türkiye görüntüsü de akp'nin içerideki ve dışarıdaki destekçilerinin akp'ye karşı birlikteliğini getirir mi? akp'ye karşı terör dışında olanların, akp içinden akp'ye karşı olacakların, o birlikteliklerde olabilmesi belirleyici olacaktır.
akp'nin, 7 haziran sonrası ve özellikle 15 temmuz utancıyla artan söylemi açıktır: akp'yi küçültücü kılacak her karşıtlık, türkiye'nin içinden dışından "terör"dür. akp karşıtlığnda oyuncu konumunda, aracı durumunda olan "terör" odakları çoktur. akp'nin anlamakta zorlandığı şudur: "terör"den bağımsız akp karşıtlığı çoğunluktur.
türkiye'nin içinde dışında savaş gibi görünümünün barışa dönüşmesinde akp'nin gücü yetmeyecektir.
30 aralık 2016, galveston, texas.