14 Ekim 2016 Cuma

oldubitti mi? / cumaları -- 601.

2007'den bu yana başkanlıkla yönetiliyor türkiye deniyor. daha ne direniyorsunuz; olmuşbitmişi yasalaştırın. sonrasında, siz rahat biz huzur içinde yürüyelim diyorlar. oldubitti eylemliliği ya da bak eserlerime yaklaşımı demokrasiyi anlamamış akılların değişmeyen dayanağıdır.

türkiye'de de, anayasanın yürürlükten kalkmadığını ve yasallığın belirleyici olduğunu biliyoruz. oldubittiler değil; yasalar, anayasa ve tbmm'nin üstünlüğüdür belirleyici olan. yasaya uydurma, anayasallığı kendine göre yorumlama hep olmuştur; her oluşunda da geriye döndürülmüştür. 2007'den bu yana olanların, 2007'ye değin olanlardan ayrımı çok değildir. yine de: 2007'yi özel olarak anmak yerindedir.

akp'nin iktidarı: ben yaparım olur ve giderek, yaptım oldu siyaseti 22 temmuz seçimleri sonrasıdır. öncesi iyidir denmez; 2007'yle sınır ve kısıt tanımazlık, uzlaşımsız yürüyüşün yükselişe geçtiği andır 22 temmuz akşamı seçim sonuçları. demokrasilerde çoğunluk olmak gerekten öteyedir ama, toplumsal uzlaşımı zorlama gerekçesi olamaz. "halkımız muhtıra verdi" yaklaşımı o gün coşkunluk vermişti mutlak demokratlara. demokraside de mutlakiyetin tehlikesini öngöremeyenlerin, doludizgin gidişinin dayanağı olmuştu 22 temmuz 2007 seçimleri. akp, 2013'te olacağı yere 22 temmuz 2007'yle yürümüştü. akp'nin savı açıktı: "durmak yok" demişlerdi. siyaseti süreç olarak ve uzun süreli düşünmekten yoksun akıllar için "o an" önemliydi. akp'nin yürüyüşünde yeralanlar seçim öncesi cumhuriyet toplantılarını roma yürüyüşü olarak nitelemişlerdi.

tarihte geriye dönüş yoktur. tarihi geriye doğru değil; anlık ise hiçbir zaman yaşamamak gerekir. tarih ileriye dönük yaşanır. günümüzde 2007 çoktan gerilerde kaldı ve durmadan 2010 ile 2011'i anımasatmaların yararı da geçersizleşmiştir. 2015 sonrasındayız ve 2017'yle sonrasında yaşanacakları öngörmek temeldir. oldu da bitti ya da oldubitti algısına dirençte geçmişin budalalıklarını yinelemekle zaman tüketmek anlamını yitirmiştir çoktan.

15 temmuz utancında gerileyen kükreme 7 ağustos'la sesini yükseltme gücü bulduğunu sanmaktadır. 2007 sonrası yaşanan ergenekon/balyoz trajedileri 15 temmuz utancı sonrasında güldürüye dönüşmek eğilimindedir. örnekler, ayrıntılar güncelde eksiksizdir. bitmek bilmeyen kalkışmaya karşı sürekli "teyakkuz" durumundan kurtulacak mıdır türkiye? türkiye'de, tarihteki darbeciler, demokrasiyi, geçici duraklattılar. darbeler sonrası demokrasiye dönüşlerde, geçici duraklamaları özleyenler çoğunluk olamadı.

2002'den bu yana, demokrasi olanaklarıyla çoğunluk iktidarı akp, uzlaşmadan uzak, demokrasiyi sonlandırmak yürüyüşünde durmak bilmiyor. demokrasiye dönüşte akp'nin yeri nerede olur bilinmezdir. akp kazandıkça demokrasi varsayıyor. oysa demokrasinin tanımı çoğunluk kazanımını aşan bir olgudur. akp'nin anlamadığı da, anlamayacağı da çoğunluğun oldubittiler düzeni olmadığıdır.

cenevre-2'den sonra, viyana'daki abd-rusya ateşkesi de geçerli olmadı. lozan'da, abd-rusya dışında türkiye ve suudi arabistan katılımıyla ne olur? ışid'e karşı iran'ın da, şam'ın ve bağdat'ın da lozan'da olması gerekir; yoksa, oluşacak ateşkesin sürekliliği de, gücü de yetersiz kalır. abd ve rusya birbirlerine karşı olmaktan uzak durmalılar ve türkiye ile iran genişlemeci değil; uzlaşımı kalıcı kılmakta etkili olmalıdırlar. bu arada, şam'ı güçlü kılmada, rusya'nın halep'teki acımasızlığına sessiz kalma noktasındaki türkiye'nin, rusya'dan beklentisi kalıcı olur mu? türkiye'nin, abd'den kopmakla kopamamak arasındaki gelgitleriyle, nato'ya karşı bağımsız davranmada güç gösterisinin getirisi ne olur?

akp, içeride dışarıda belirsizliği zorluyor ve bunları da güç gösterisine dönüştürdüğü yanılsamasını sürdürüyor. akp karşıtları ise: küreselin gerçekliğini yoksayarcasına barışçılık diye zalimlerin zulmünün sürmesinde istenmeyen yan güçler konumunda kalıyorlar.

abd'de 8 kasım'a yaklaştıkça, seçmenler, kendi partilerinin adaylarının kazanımından çok, öteki olmasın seçmesiyle istemeyerek oy kullanma huzursuzluğunda. demokrat aday hillary de, cumhuriyetçi aday trump da yüzde otuz değişmeyen partili desteklerinin ötesini zorlamakta zorlanıyorlar. abd seçimlerinde sevgiden, umuttan çok, öteki gelirse korkusu, seçimde belirleyici olacak görünüyor. bugünden söylenebilecek şudur: abd'nin, obama'yla hızlanan dıştan yalıtılması ve içeriye dönüşü sürecektir. abd içi de, abd dışı da 1989 sonrasının en sorunlu yıllarının öncesindedir.

oldubitti olgusu karamsarların ve düşlerde gezenlerin iyimserliğindedir. oldubitti yanılsamadır.

14 ekim 2016, college station, texas.