24 Haziran 2016 Cuma

ümmet, enternasyonalizm olmadı; birlik de zor / cumaları -- 585.

birleşik krallık yurttaşlarının çoğunluğunun avrupa birliği'ne uzak durması sıradan bir gelişme değildir. imparatorluk artığı ve ulusallığa geçişe dirençli toplumlarda arayış sürecektir. birleşik krallık, uzun süre, britanya imparatorluğu'nun sonlandığını bilerek yaşama alışkanlığını sürdürüyordu. margaret thatcher ile yeniden imparatorluk kalıntısı düşünme/davranma ayaklanır gibi oldu. thatcher ile ne imparatorluk yeniden kazanıldı, ne de olabilirdi; olmadı da.

avrupa birliği, başından ve ençok almanya'nın, hitler ile yitirdiği, imparatorluk ve askercil egemenlik düşlerinin, kapitalizmin, ulusallığı öne çıkarmadan yenilenmesi olarak gelişti. fransa ve italya almanya'yla eş ve denk olduğu varsayımıyla avrupa birliği'nden beklentilerini yüksek götürdüler. kapitalizmin küreselci temsicileri benelüks ülkeleri için de avrupa birliği askeri sorunları enaza indirgemede çekiciydi. birleşik krallık, thatcher'e değin, avrupa birliği'ne uzak durdu. thatcher ile imparatorluk düşlerinden iktisadi yenilenmeye elverişli avrupa birliği'ne yakınlık duyulmasının toplumsal dayanakları olmadığı biliniyordu.

avrupa birliği, geçmişinde ilk büyük yenilgisini: birlik anayasası'nın avrupa yurttaşlarının çoğunluğunun desteğini almadığında yaşamıştı. birleşik krallık yurttaşlarının thatcher ile gelişen ve süregiden avrupa birliği oldubittisine, çoğunlukla olmazlanması avrupa birliği tarihinin ikinci büyük yıkımıdır. arada, avro yöresine uzak kalan isviçre frank ve ingiliz pound gerçeği, avro'nun gücünü kısıtlayıcı işledi.

avrupa birliği, başından ve hep "halk tepkisi"ni yoksayan "seçkinler" eylemi ve dayatmacası olarak yürüdü. birleşik krallık oylaması sıradan bir oluşum değildir derken olanı tarihsellikten uzak güncellik olarak görmek yanlış olur.

birleşik krallık oylaması geriye döndürülebilir mi; yoksa, yenileri de eklenir mi? geleceğe dönük büyük soru budur.

tarihe bakarak söylersek avrupa birliği de "birleşmiş milletler" düşü gibi zorlanarak sürecektir; sürdürülecektir. tarihten kalan "ümmet" anlayışı kapitalizm yaygınlığında nasıl çözüldüyse; kapitalizme dengeli kalkınma ve paylaşma tepkisi olan enternasyonalizm nasıl yayılmadıysa; birleşmiş milletler ve avrupa birliği oluşumları da geleceğin tek çözümleyicisi değildir. avrupa birliği ve birleşmiş milletler düşü savaşçı olmadığından ve gerçeklikte de öyle yürüdüğünden kolayca cayılacak değildir. gerçekliği ise yeniden ve yeniden değişimleri gerektirecektir.

avrupa birliği'nin birleşik krallık yurttaşlarının oylarından aldığı darbenin etkileri anlıktan öteye olacaktır. birleşik krallık'ın geleceği de gecikmeli olarak tartışmalıdır. bu oylamadan sonra kuzey irlanda, iskoçya ve galler de olduğu gibi kalır mı? kalacağını söylemek zordur.

avrupa birliği avrupa'da savaşı öteleyici olarak önemlidir ama, avrupa birliği'ni küreselde birleşmiş milletler düşünün gerçekleyemediğini; ulusları yokedici ya da birleştirici olmadığını görmeyen düşçüler yeniden düşünmek zorundadırlar. ulusallığı ve ulusal gerçeklikleri yoksayıcılık birleşik krallık oylamasıyla sarsılacaktır.

avrupa birliği ulusallığın yerine geçen ya da onu değiştiren bir düştür ama, gerçekliği zorludur. ulusallık savaşçılıktır savcıları ve izlerleri ulusallıkla barışçılığın da eşdeğerli olabileceğini düşünmek zorundadır. düşünmezler ya da düşünmeyecekler ayrıdır. ulusallık gerçekliği kısa sürede ve avrupa birliği benzeri düşsel gerçekliklerle oluşmaz. ulusalcı düşünmeyi temel alanlar için de yeni durum sözkonusudur ama, bugün ençok ve öncelikle ulusallığı savaşçı ve yokedilesi düşüncede olanlar için tarihsel yanılgılarında önemli bir yenilgi günüdür.

türkiye'de yıllardır ilericilik diye bellenmiş doğruların odakları chp ve hdp izlerlerinin avrupa birliği ile eklemlenip özgürleşecek türkiye tasarımları batıktır. abd/ab dayanaklarıyla özgürleşecek bir türkiye yoktur ve olmayacaktır. türkiye'de özgürlükçülük abd/ab dayanaklarından bağımsızdır ve olmalıdır.

türkiye'de siyasi partilerde değişim sorunlu olmuştur. mhp'de değişim de sorunsuz yaşanmıyor. mhp'deki oluşumların toplumsal nedenselliğinden çok siyasallığına yoğunlaşmak gerekiyor. mhp'de yönetim değişimini zorlayanlar da, değişime direnenler de toplumsal dayanaklar olarak değişik temellerden kaynaklanmıyor.

devlet bahçeli'nin temsil ettiği toplumsallıkla meral akşener'in toplumsallığında ayrım gözlemek zordur. benzerini koray aydın için de, sinan oğan için de söylemek yanlış olmaz. kısacası, siyasi yönetim anlayışı ve değişim için mhp'de yaşanan tartışmaya öncelikle ve ençok devlet bahçeli yönetimiyle mhp'nin varılacak yerin sonuna gelindiğini görmekle görmemek uğraşıdır diyebiliriz. sorun devlet bahçeli özelinde tanımlanınca ve tıkandığından mhp'de izlenen açıktır: devlet bahçeli siyaseti sonlanır mı?

mhp'de devlet bahçeli ile daha çoğalma beklentisi hiç olmamıştı. 2015'te, 7 haziran ve 1 kasım yolunda olmayanın, bunca uzun sürmesi, bahçeli'nin gücüyle açıklanabilir. uzun süreli, mhp siyasiliğinde etkin olmuş bahçeli'nin değişim getiremeden değişime direnme gücü aşılır mı? meral akşener'in başını çektiği mhp'de değişim gereklidirciler için denenmemişliğin verdiği güç ise mhp'nin yükselişi umudunu zorlamaktır.

meral akşener'le mhp yükselir mi sorusu mhp içi seçmedir. türkiye'de akşener beklentisi olur mu sonrasının konusudur. bahçeli direnirse mhp küçülecektir. mhp'nin bahçeli ile küçüleceği gerçekliğinde tartışma yoktur. bu bahçeli'nin eksisidir. akşener içinse, mhp'nin akşener'le yükseleceği olabilir mi? akşener'li mhp'nin yükselebilmesinin toplumsal koşulları açıktır: mhp toplumsallığını koruması birincildir ve yeterli değildir. akşener için gereken: akp'den kopuşu zorlamak ve başarmaktır.

akp'nin akşener başkanlığı'ndaki mhp'ye yönelmesi olabilir mi? olabilir ve olur demek zordur. oysa, akşener başkanlığı'ndaki mhp'den akp'ye kaçışın önü açılacaktır. ortadaki beklentilere bakılırsa bahçeli mhp'yi akp'ye katacaktır ya da akşener olursa, akp akın akın akın mhp'ye yönelecektir. acıklı ve gelişmemiş siyaset anlayışında gelinen bu noktayı unutmamalıyız.

akp parçalansa da mhp'ye yönelinmez. akp parçalansa, akşener'li mhp de sonunda, o akp parçasını kendine çekeceğine o parçanın ardında erir gider. mhp'nin açmazı ve değişimin zorlu yaşanmasının bir açıklanması budur. mhp'nin çoğalacak toplumsallığı yoktur. siyasi olarak da: akşener'in önce bahçeli'yi aşması ve ardından da akp'yi kendine çekecek bir güç gösterisi kolay bir hedef değildir.

mhp tartışmasından, sonunda, küçülmüş bir mhp'ye varılması, bugünden, en yüksek olasılıktır.

24 haziran 2016, izmir.