6 Mayıs 2016 Cuma

güç gösterisi güçlülük göstergesi değildir / cumaları -- 578.

akp türkiye'nin sorunu olmayı sürdürüyor. sorun o değil. o da sorun ama, öncelikle onun dayanak bulduğu zemin önemli. akp'nin yükseldiği zemini ne islâm olarak almalıyız; ne de miliyetçilik. çok açıktır ki, birincil olan: servet sahibi olmanın kolaycı, kestirmeci ve dayanılmaz çekiciliğidir. türkiye'de akp'ye zemin olmayanlar çoktur. akp içinde de, akp'ye öncelikle servet sahibi olma tutkusundan yığılmamışlar da çokluktur. başından bu yana, "çekirdek örgüt" diye bildiğimiz ve zaman içinde çekirdeğin de arındığı tekilliğe evrilişin yeniden örgütlenme sürecinde olduğu 2014'le yaşanmıştı. 2014'ün öncesi de 2013 idi. gezi günlerinde ve 2013'ün sonlarındaki tekile yönelik 17-25 aralık saldırılarıyla ona göre, ondan yana olmada öne çıkmayanların elenmesi süreci nereye gider?

bir yandan, gezi'de yeter diyenlerin yalıtılması, parçalanması, dağıtılması ve yokedilmesi sürdürülürken; öte yandan da, o süreçte ona doğrudan siper olmayanların çevreden, odaktan ve çekirdekten uzaklaştırılması yaşanıyor. onun, bunu, başarıyla yürüttüğüne inananlar yanından ayrılmıyor ve sonumuz uçurumdur diyenlerin, sessizce, kıyıdan çekilmeleri de etkinlikten uzak tepkiler oluyor. ona inananların çoğalmasından çok, onunla kendini eş sorumlulukta duymuşların birer ikişer azalması daha önemlidir.

örgütlülükle yürüdükleri uzun süreden sonra, o örgütlenmeyi dağıtıp, yeniden örgütlenmede hem geç kalınmıştır; hem de bekleneni vermez. yıkımı belki geciktirir. akp uzun süredir duraklamadadır ve savunma durumundadır. akp'nin gideceğinde çoğunluk algısı vardır. gidişin nasıl olacağının öngörüsündeki ayrımlar ve uzlaşmazlık hızla değişecektir.

davutoğlu'nun gidişi beklenmedik değildi. gidişin, davutoğlu yanından bunca dirençsiz ve hızla olması beklenmedik denebilir. kamuya yansıyanlardan izlenimlerimize göre ne diyebiliriz?

akp sessiz ve tepkisiz. akp'de başkanaltı göreve hazır olanlarda anlamsız bekleyiş var. o kazandı, davutoğlu yitirdi kanısı akp karşıtlarının en belirgin tepkisi. ne diyebiliriz? görevi alan da veren de memnun görünüyor. karaman'ın koyunu deyip şimdilik kıyıda tutacağız. davutoğlu'nun sonraki oyunu olabilir mi? davutoğlu'nu, sonraki oyunundan önce görevden uzaklaştırıldığına göre düşünmeliyiz. davutoğlu istenenleri yapmadığından çok, istenmeyenleri yapmaya eğilimli olduğundan görev dışıdır diye düşünmeliyiz. istenmeyen neydi, nelerdir zamanla anlaşılacaktır. açıkta söylenen yok.

akp'yi onunla açıklamak akp karşıtlarını oyalamaktan öteye tüketiyor. sürekli ona: gideceksin, yapamayacaksın, olamayacaksın dedikçe; onda güç gösterisi tutkusuyla oyunları gelişiyor. davutoğlu'nun gitmesi güç gösterisi olabilir ama, güç göstergesi değildir. sıra benim mi diye yanaşanlardan çok uzaklaşanları da gözlemek gerekir. uzaklaşma yolunda olanların salt gözden düştüklerinden değil, dahasını sürdüremediklerinden de olduğunu düşünmek gerekir.

davutoğlu'nun gitmesini kişilik uyuşmazlığıyla onun önünü açmakla açmamakla açıklamamalıyız. akp'deki sorunun, türkiye'nin sorunundan kaynaklandığını anlamamız gerekir. türkiye'den beklenenin ne olduğu bilinmelidir: türkiye'nin, abd/ab adına, sınırları ötesinde ışid'le savaşıp, abd/ab etkinliğindeki küreselliğin süregitmesini güçlendirmektir. abd/ab beklentileri yönünde istenenlerin zorlaştıran kimdir akp'de? akp içindeki bastırılan ve kamuda tartışılmasına direnilen siyaset nedir? davutoğlu ışid'le savaşmaktan yana mıydı; yoksa o mu ışid'le savaşmaktan yanadır? sorun ve anlaşmazlık budur. davutoğlu'nun gitmesi sorunu değiştirmeyecektir. abd/ab'nin isteği türkiye'nin isteği değildir. akp'nin abd/ab'ye evetlenmesi de, hayırcıları da belirleyici değildir. akp, abd/ab yanında ve istekleri doğrultusunda türkiye'yi sınırlar ötesine götüremez. davutoğlu, abd/ab isteklerinden yararlanıcı siyasetin derinliksiz stratejistidir. bu sığlık: davutoğlu'nun değişmeyecek gerçekliğidir.

bir de, suriye ve ırak siyasetlerinin nedeni de, sonucu da olan özyönetim, yerinden yönetimci beklentilere yaklaşımdır ayrımın, karşıtlığın özünde olan. geçtiğimiz günlerde, tbmm'den ayrı egemenlik meclisleri öngörenlerinin bilmesi gereken türkiye gerçekliği vardır: tbmm'den ayrı, tbmm'nin denetlemediği türkiye olamaz. o ve davutoğlu nerede uzlaşır görünürlerdi ya da nerede karşıtlaştılar kendi aralarındaki uzlaşmazlıktır. türkiye'de gerçeklikte uzlaşmazlık yoktur ve tbmm belirleyicidir.

tek adaylı, güçlü görünenin isteğiyle seçilmişlerin etkisizliğiyle edilginlikleri sonunda güçlüyü bitirir. davutoğlu'nun gitmesiyle akp'de güçlenmeden çok güçsüzleşme gözlemek gerekir. sanıldığı, beklendiği gibi türkiye başkanlığa gitmiyor; 7 haziran 2015'te başkanlık onun için sonlandı. onu kullanarak, akp'yi kullanarak, tbmm'yi kullanarak, halka oylatarak kazanılacak başkanlık ona yâr olmaz. 1982 anayasası evren özlemlerine, evren türkiye'sine göreydi. evren'le yaşanan da, evren'den sonrasında da, 1982 anayasası ile evren yaşamadı. 1982 sonrası türkiye, evren'in bozduğu türkiye ve onun önünü açtıklarının türkiye'si oldu. bu noktada gerçeklenecek anayasal değişim de ona değil onun özlemediklerine yarar.

türkiye'de anayasallıktaki sapmaların getirdiklerinden avrupa'da, abd'de yaşananları izlemek zorlaştı. ab için onca zorlamanın ve zorlukların dışında birleşik kırallık yurttaşları ab'den çıkışı seçer mi; abd için ne getirir; avrupa birliği'nin günü ve geleceği için nedir türkiye'de konu değildir. 23 haziran'daki halkoylaması konu olmaktan uzaktır ama, onun ab'ye söz yetiştirmesiyle söz yarıştıranlar çoktur.

abd'de 8 kasım başkanlık seçimleriyle yerel ve genel seçimlerde cumhuriyetçiler başkanlık için donald trump'ı seçtiler. genel başkanlık seçimi sürecinde cumhuriyetçi parti'de birliktelik korunmayacağının pekçok göstergesi yaşanmaktadır.

cumhuriyetçiler dağınık da demokratlar birlik içindedirler denilebilir mi? hillary clinton'un önlenemeyen başkanlık adaylığı seçimlerinde, demokrat parti seçmenlerinin yarısına yakınının tepkisi 8 kasım'da nasıl yaşanır? öyle görünüyor ki: abd'de trump seçilmesin diye clinton'a oy verenlerle clinton seçilmesin diye trump'a oy verenler çoğunluğu belirleyici olacaktır.

8 kasım sonrasında da, abd'de geleneksel olan başkan'ın uzlaşımcı ve uyumlu yaklaşımından çok bölücü olacağını öngörebiliriz. abd'nin yayılmacılıktan içe dönüşü ve içte, 1960'ların ikinci yarısındaki iç kargaşaları yaşaması gündemi dayatacaktır.

6 mayıs 2016, college station, texas.