türkiye'de, nasıl ki, anayasallık değişemez kuralsa; anayasalarda yaşanmış evrimden de geriye dönülemez. 1961 anayasası, 1924 anayasası'nı kaldırarak, anayasanın ortadan kaldırabilirliğini olağanlaştırdı. 1961 anayasası da, zaman içinde değişti. 1971'deki anayasa değişimleri toplumsal ve siyasal güçler dengesiyle gelişimlere uyarlanmaydı. 1971'deki değişimler de, 1961'de albaştan yazım da 1876'yla başlayan anayasallıktan geride kalmadı. 1961'de gerçeklenen anayasa, 1924'e göre değişimde tümden yokedici olmadı. 1961'le evrim yaşandı demek doğrusudur. 1961, 1950'yi devirip, 1950'yi kısıtlamayla 1924'ün sürekliliğini amaçladı. 1971'deki ise, 1961 anayasası kuralları içinde gerçeklendi ve doğrusu da oydu.
1982 anayasası, 1961 benzeri, tümden yeniden yazım oldu ve 1961 anayasa kurallarına göre değişim olmadı. 1961'in getirdiği çift meclis noktalandı ve cumhurbaşkanı'na tbmm'de, siyasal bunalım kargaşalarında karışma yetkisi getirildi. 1982'nin anayasal kuruma dönüştürdüğü "halkoylaması" ise yenilikten çok yıkıcılık oldu. 1982 anayasası, 1961 sonrası, 12 eylül 1980'e değin yaşanan değişimlerden daha çok değişime uğradı. yine de, 1924 anayasası'nın özüne ilerilik, özgürlük anlamında evrim ve katkılarda gerilemeler yaşansa da, 1982 anayasası da, 1924'ün anayasa'sının özünü süreklileştirmek amaçlıydı. 1982 anayasası: diliyle, varoluşuyla istenmeyen anayasa olsa da, 1921 ve 1924 anayasalarının dayanağı olan, egemenliğin ulusun olduğu gerçeğinden şaşmadı. türkiye cumhuriyeti'nde egemenliğin ulustan kaynaklanması gerçeği ve kurtuluş ile kuruluş geleneği tartışmasızdı.
2002'den bu yana akp'yle başlayan ve dinmeyen anayasa tartışmasında, şimdilik yaşanan, 1982 anayasası kurallarına göre değişimlerdir. 2002'den bu yana, oldubittiyle ya da siyaset gücüyle ve ulusun çoğunluğuyla tümden yeniden yazım özleniyor. türkiye cumhuriyeti'nin gerçekliği biliniyor. türkiye cumhuriyeti anayasa tarihinde değişmezler ve değiştirilemezler açıktır: türkiye cumhuriyeti'nin nitelikleri ve 1924'ten bu yana yaşanmış gelenekler belirleyicidir. akp, türkiye'de siyasi güçtür; akp, devrim yapmış ve türkiye cumhuriyeti'ni sonlandıracak güç olamamıştır; olamayacağı da açıktır.
1924'ten bu yana, 1923'ü yoksaymak isteyenler ve 1923 sonrası siyasi olarak yenilmişler, arındırılmışlar, 1924 öncesine gitmek isteyenler olmuştur; 1919 öncesini özleyenler de eksilmemiştir. 2002 toplumsallığında ortaya çıkmış akp siyasiliğinin varoluş ve işleyişinin: türkiye cumhuriyeti'ni niteliksel olarak değiştirmek olduğunda tartışmasız olanlar toplumun çoğunluğudur. türkiye cumhuriyeti'nin niteliksel değişimini özleyenler akp ile de başarılı olamamıştır. akp kurucularından da, akp çekirdeğine önderlik edenler de, akp'yle siyasi güç olanlar da anayasa değişiminde 1982 anayasa kurallarını aşamamıştır.
"anayasa"yı yoksayanların anayasallık istediği ve özlediği olmadığından, anayasa kurallarını zorlayan söz ve eylemlerin olması, sonunda, akp'nin özlemlerinin gerçekleneceğinin ve geçerli olacağının dayanağı olamaz. akp'nin ve akp etkinlerinin, durmaksızın, yılmadan anayasanın değişmezleriyle değiştirilemezleriyle karşıtlaşması akp'ye yaramamaktadır. akp karşıtlarını anayasayı baştan yazma ya da türkiye cumhuriyeti'ni yokedici albaştan yenileyici sözler, savlar etkiden çok tepki yaratmaktadır.
sorun nedir? akp siyasetçilerindeki "ahlâk" sorunu, akp'nin değişmezleriyle değiştirilemezleri konumundadır. tbmm üyesi nice akpliler ve son olarak, "laiklik" değişimi özleminde sözcülük etmeye kalkışan, tbmm başkanı ismail kahraman örneği, siyasi ahlâksızlığın yeni aşamasıdır. akp'nin içinden "laiklik" işleyişine tepkiler ve değiştirilmesine özlemciler olabilir; bunu en yetkili sözcüleriyle dillendirebilirler ama, söyleneni söylenmemiş ya da öyle değil de böyleydi diye düzeltme çabaları, akp'nin değişmezleriyle değiştirilemezleri konumunu süreklileştiriyor.
diyelim, ismail kahraman özel düşüncesini açığa vurdu ve akp'de yalanlama sırasında yarışanlar kahraman'ın söylediklerini düzeltmekte inançlılar. siyasi ahlâkın gereği değişmezdir, değiştirilemezdir: ismail kahraman'ı düzeltenlerden beklenecek, ismail kahraman'ın akp'li oluşunu sorgulamak olmalıydı. ismail kahraman için de söylenecek olan açıktır: özel konumunu yoksayarak ortaya attığı özel görüşünde inançlı ve kararlı idiyse, akp'de etkinliği olmadığını yaşadığında, tbmm başkanlığından ve akp üyeliğinden uzaklaşması gerekirdi.
ismail kahraman ne kendini, ne de akp'yi yüceltmemiştir. ismail kahraman'la da akp yüce konumdadır diyemeyiz. akp'de siyasi ahlâksızlık değişmez ve değiştirilemez düzeydedir. yine gördük ki: ahlâkçılık yaparak ahlâklı olunmuyor. bu doğru, gündelik yaşamda da, inançlar ve düşünceler evreninde de, siyasette de değişmezdir, değiştirilemezdir: ahlâkçılıktan önce ahlâk gereklidir siyasetçide de.
akp'nin içindeki ahlâkçıların çokluğu düzeyinde siyasi ahlâk düşkünlerinin çokluğu akp'deki çürümeyi hızlandırıcı etkide olacaktır. 1924'ü yaşanmamış sayanlar, 1924'le yaşananları aşacak gücü buldukları yanılsamasındadır. güç budalalığı, budalalıkların en yıkıcısıdır. türkiye'de anayasal buhran derinleşirken, anayasa yıkıcılığı olağanlığını artırdıkça, güç budalalığında duraklama düşünülemez.
29 nisan 2016, college station, texas.