18 Mart 2016 Cuma

neden değil, nereye / cumaları -- 571.

soruyu doğru sormazsak vereceğimiz yanıtlar boşunadır. ayrıca, yanıtsız sorularla oyalanılmaz. gezi'den kalanları görüyoruz: yıpranmış ve birbirine yanaşık akp'nin içeriden sorgulanamazlığı birinciyse; yöneticisiz, programsız, dağınık tepkiciler ikincisidir. "yeni siyaset" oluşamazlığını öngördüydük gününde. yeni siyaset diye, gezi'den sapma hdplileşme oluşmasından yaşanan kabarış 7 haziran'da noktalandı. o gün bugündür, hdp'ye yığılanları hdp yönlendiricilerini birarada tutmayla, hdp çekirdeğini yoketme benzeri anda yürürlüktedir. eski siyaset ise olanı: korkmadık, korkmayız tepkisinden öteye dönüştüremiyor. bu arada, 7 haziran'la gün bugündür diyenler şiddetlerini şiddetle sürdürüyorlar.

bir değişime gidildiğini söylemek sıradandır. neden değişir soru değildir. nasıl sorusunu, gelişim belirleyecektir. nereye gidiyoruz ise yanıtsız durmaktadır. türkiye'de eğitimleriyle, akıllarıyla öne çıkanların kendilerini türkiye'den yalıtmada gönüllü kararlılıklarında, dönüşü olmayan yolda tükendiklerini söylemek yanlış olmaz. sorulmayan, düşünnülmeyen ya öyleyse yalınlığıdır. yalıtılıp da tükenmeyeceklerini sananların dönülmez yollarından dönmeleri de, durup düşünmeleri de geride kalmaktadır.

yeni siyasetsizliği biran için kıyıda tutarsak ne görüyoruz? eski siyasetlerin üç parçalı temsilcileri "lanetleme" ötesinde varlar mı? olmak zorundadırlar. akp de, chp de, mhp de kendi içlerinde donmuşluklarından parçalanacaklardır ya da dönüşeceklerdir.

görünen odur ki, eski siyasetteki tıkanıklık: akp'nin 2002'si, 2007'si, 2013'ü ve 2017'sini değerlendirmekte olmaktadır. şunu bilmekte yarar vardır: akp, 2002'den, 2007'den ayrıldığından yaşanmıyor günümüzün gerilimi. 2007'de yenilmiş güçlerin, 2013'e değin dağıtılması epeyi yıkım getirdi. bugün chp örgütüne egemen olan siyaset, neredeyse, akp'nin 2013'e gelişinden çok, 2013'le zalimleşme ve dar kadroculukla tek adamlık siyasetinde yoğunlaşmıştır.

chp, kendi önderliğinde, abd/ab siyasetlerini, akp'nin 2013 sonrasından arındırarak sürdürmeyi olabilir sanmaktadır. dahası, açılımı yürütürüz ve huzuru gerçekleriz yanılsamasındadır. olmaz denmesine hoşgörüsüzlük akplileşmeyi çağrıştırıyor. akp'nin 2013'le tıkanması tek adamlıktan, başkanlık düşünden değildir. 7 haziran'dan bu yana yaşananlar başkanlık/anayasa karşıtlığı değildir. 21 mart 2013'ü yaşatan ve özgürleştiren akp ve akplilik yeniden olamaz. akp ile de, akp'den ayrı da 21 mart 2013'e dönüş olmaz. chp bunu söyleyemiyor. mhp söylüyor da ne oluyor tepkisi de yanıltıcıdır. mhp, tıkanıklık noktalarında, düğümlenmelerde akp'nin içiyle birlikte olduğu gerçeğini değiştiremez.

öyle görünüyor ki, 7 haziran için örgütlendirilmiş hdp'nin sonrası olmayacaktır. hdp'den ne kalırı öngörmek için önyargılarımızdan ötesi bugün açıklayıcı olamaz. hdp'nin bir daha olmasının sonlanacağını göreceğiz. hdp'nin yerini alacak ya da şiddetten bağımsız hdpler ise yok düzeyindedir.

1 kasım sonrasına göre gelinen noktada beklenti açıktır ya da tümden kapalıdır mı diyeceğiz? anımsayalım: akp de, chp de, mhp de parçalanacaktır öngörüsünde neredeyiz? açıkta görünen yoktur ilk gözlemdir. görünenin altından ne vardırı, kendini dışa vurmadan konu etmek yanlış olur. soyutta söylenecekler boşunadır. olabilirliğinden ötesi gerçek dışıdır. o zaman büyük soru şu olur: akp, chp ve mhp parçalanmaları/dönüşümleri yaşanmazsa ne olur? iki türlü yanıtlayabiliriz bu durumu: bu durumu istemeyen güç olabilir mi yanıttan önce tamamlayıcı sorudur. akılda tutmak yararlıdır: parçalanma olmazsa, demokrasi içinde dönüşümden uzaklaşma yaşanan gerçeklik olur. geldiğimiz nokta burasıdır; istenen bu mudur?

türkiye bu durumdayken suriye'de, ırak'ta, iran'da, mısır'da, suudi arabistan'da ve israil'de durum nedir? işid değişmezliğini koruyor. bağdat'taki yönetim seyirliktir. şam'daki yönetimin destekçisi olmaya kendini atamış rusya'nın, suriye'nin parçalanmasını, birleştirilmesinden öncelikli düşünmesi, şam'daki korkusuzluğu sarsıcı olmalıdır. neredeyse, sonunda, rusya türkiye'ye yaklaşırken abd de suriye'ye yaklaşır diyeceğiz. rusya ile abd birinci cenevre'den bu yana birbirlerini izlemektedir. suudiler, yemen'de, kendi iç sarsıntılarını saptırma savaşından öteye adım atamıyorlar. mısır'da ise zoryönetimin baskısı korunuyor. israil, iran korkusu temelinde, ortadoğu bölüşümleriyle yeniden biçimlendirilmesinde, abd'nin yönlendirilebilirliğinde odaklanmıştır. iran ise, 1979'la yaşadığı yalıtılmışlığını değiştirmede yerinde beklemededir.

ab ile abd korkuyla kuşku gerilimindedir. ab, içlerine yığılan göçmenlerle kaçakları durdurmak için siyaset arayışlarında güçsüzlüğünü sürdürmektedir. ab içinde, türkiye'yle ödünleşmecilerle türkiye'ye direnç kümelerinin karşıtlığı durmaksızın sürmektedir. davutoğlu'nun, akp'deki egemen konumunu korumada, ortaya yaydığı son iyimserliklerin sürdürülebilirliği olmayacaktır demek karamsarlık değildir.

abd'de gelişen siyasi belirsizlik fırtınasını 1976'yla, 1968'le, 1964'le ve daha da gerilere gidip 1912'yle açıklama çabalarının yanılgısı 8 kasım'la da noktalanmayacaktır. abd'de partiler gevşek dokudur; esneklikleri çoktur. abd'de demokratik parti de, cumhuriyetçi parti de abd'deki değişimlerden etkilenmektedir. donald trump'ın cumhuriyetçi parti'de yeralması ve cumhuriyetçi geleneği sarsmasının getirilerini korkuyla, korkunçlukla nitelemek olağandır.

cumhuriyetçi parti, donald trump'ın ardında toplanır mı? cumhuriyetçi parti donald trump'a direnirse olasılığının korkunçluğunu da donald trump tehdit olarak kullanmıştır. sorunun, cumhuriyetçi parti'nin seçimleri yitirmesiyle kısıtlı olmayacağını, abd'de yeni karşıtlaşmanın geliştiğini söylemek yaygın düşüncedir. donald trump ile olan ve olacak cumhuriyetçi parti ile abd iç sorunu derinleşecektir. donald trump sonrasında derlenmiş donald trump kitleselliğine kim yön verir? demokrasinin salt çoğunluk olmadığı yinelenen gerçekliktir. donald trump'un en büyük dayanağı giderek artan kitleselliğiyle çoğunluk olmasıdır. çoğunluk güç göstergesidir ama birleştirici olmayan çoğunlukların yıkıcılığı nice yaşanmışlıktır.

abd'de ronald reagan'la başlayanın bugünkü donald trump kitleselliğine vardığını görmeliyiz. reagan neden ise trump sonuçtur. trump reagan değildir ama, reagan'ın seçilmeyle yapacaklarından korkulanı yapamayışının yeniden siyasi olanak bulmasıdır. trump'la reagan sonlanmıştır. abd, uzun süredir yaşadığı içine dönmüşlükten, uzunca süre içeride yaşamak zorunda kalacaktır.

ortadoğu'da devletçik özlemcilerinin kolaylıkla birbiri ardından ortaya çıkışlarının bir açıklaması da budur. abd yönlendiremediği birbirine benzemez iran, suudiler, türkiye ve mısır yerine devletçiklerle olmaya gerilemektedir. bu durum, 1989'la başlayan yeni dünya düzenini, abd egemenliğinin yayılması olarak görenlerin anlamakta zorlandıkları 1989 sonrasının temel gerçekliğidir. nasıl ki, yalta'ya göre biçimlenmiş soğuk savaş evresinde, o çerçeveyi düşünmeden siyaset geliştirdiklerini sananlar boşuna tükendilerse; günümüzde de, malta'dan bu yana, abd'nin güçsüzleşmesini göremeyenler, küreselleşmede, ulus devletlerin yokedilebilirliğinde tıkandılar. tıkanıkların bir sonrası da tükeniştir.

18 mart 2016, new orleans, louisiana.