12 Şubat 2016 Cuma

hedef büyürken destek azalıyor / cumaları -- 566.

buraya geleceği sezinleniyordu: eyy amerika! sonrasında ne oluru ne öngörebiliriz; ne de olanın yararlarını, zararlarını tartışabiliriz. hâlâ, ekvator, sigara dumanı etkisindeyiz. hesapların bağdat'tan döneli oradaki halep'i buradan arşınladığımızı biliyoruz.

türkiye'nin akp ile ortadoğu'daki gücü artmadı ve geriledi yargısı, uzun süredir, akp dışında egemen düşünmedir. eksen kaymaları zorlamalarının ya da eksen değişme arayışlarının değişim getirmediği ve türkiye'ye gövensizlikle türkiye'de kuşkuların kaynağı olduğu gerçekliktir. akp, türkiye'yi geleneksel birliktelikleriyle de savaş alanına taşıyamadı; türkiye birlikteliklerden ayrı da sınırötesine taşmadı.

türkiye'nin sınırötesinde olmasını isteyen yoktu; türkiye'nin sınırötesindeki güvenlik gerekleri ve çıkarları, 1989'dan bu yana tartışmalıdır. tarihsel olarak, musul ve halep ile çevresindeki türkiye çıkarları, günümüzde, akp yönetimiyle de gerilemiş ve neredeyse sonlanma yolundadır. cumhuriyet'in kurucularını, kuruluştan bu yana, musul, halep ve batum'u verdiniz diye küçültenlerin hazin sonu oldu musul ve halep'in sınırlarımızdan içeri yığılması. ne aradık, ne bulduk tartışması 1990'dan bu yana türkiye'de gerilimi sürekli kılmıştır.

"soğuk savaş" boyunca, sscb diye rusya'ya karşı olmamakla rusya'yı sorumlu saymak gelgitindeki dış siyaset, 1945 sonrasında etkisizdi. davutoğlu, bunu, savaştan uzak durmanın gereğinden çok, ilkel biçimde, edilginlikle ve "batı ile birlikteliklerde" yetersizlikle suçlayan "derin strateji" yazarıdır.

bugün gelinen noktada, tarihsel haklarımız ve yüzyıldır savaşsız yaşamanın getirdiği gelişim, akp'yle değişim yaşar oldu. çevremizde güvensiz görünen türkiye, savaş yapamadığından öteye barışçıl konumundan da gerilerdedir. türkiye'nin içerisinde, akp'nin savaştan yana ve savaşçıl görüntüsüyle türkiye dışında güçsüz görünmesi içiçedir. bu durum ulusal güvenlik ve çıkarlar yönünden en zorlu konumdur. akp'nin türkiye'yi abd/ab yanında savaşa götürme gücü olmadığı 2002'den bu yana değişmeyen gerçekliktir. oysa, türkiye'de akp karşıtları için akp'ye ençok vurulan ise abd adına sınırötesinde türkiye'nin savaşacağı korkusu oldu.

2002'de türkiye sınırötesi konumunda neredeyse; bugün de oradadır. akp'yle değişen ne oldu? türkiye içinde, akp'nin abd/ab ile birlikte savaşmaya kararlı olduğu öngörüsü değişmez önyargıya dönüştü. türkiye dışında ise, türkiye'nin, 1945'le başlayan birliktelik sorumluluklarında, gereğini yerine getirmeyen güvenilmez konumu pekişti. "eyy" demenin getirilerinden çok götürüleri yazıldı tarih diye.

bugün gelinen noktada: "eyy abd/ab" dünden de tehlikelidir. türkiye'de, akp karşıtlarında, akp yönetiminin abd/ab'den izinsiz yürüme gücü olmadığından öteye, akp'nin, öznel çıkarlarını ulusal çıkarlardan önce koruma isteminde olduğu yargısı gelişmiştir. abd/ab'yle olunamadığından öteye abd/ab'yle de savaşır konum karşıtlık hedefinin büyümesiyle ters orantılı türkiye içi ve dışı desteklerin azalmasını getirmiştir. oysa, savaş gerçekliği açıktır: hedefini küçültüp, desteğini çoğaltmak temeldir.

abd/ab ve rusya açısından türkiye'yi yanlarında görmek önceliklidir ama, türkiye'de, çevresinde devletçikler oluşturulması da gerilemeyen, günü geldi düşüncesindedir. abd/ab ile rusya birlikte davransalar da bağdat'ı, şam'ı ve sonrasında ankara'yı istedikleri devletçikler düzenine sokamazlar. ırak'ı, suriye'yi ve türkiye'yi birlikte "işgal" etseler de o sonucu gerçekleyemezler. savaş durumu uzar; gerilim dinmez. akp ve tepesindekiler gitse de: abd/ab ile rusya'nın özledikleri gerçeklenebilir ya da sürdürülebilir değildir.

bu durumu abd/ab ile rusya bilmez mi; değerlendiremez mi? bilmediklerini düşünmek yanlış olur. abd/ab ile rusya çözümsüzdür ve türkiye olmadan, iran olmadan uzlaşım yoktur. yerleşik düzenleri yıkabilmek gücü yeniden biçimlendirme gücünü de getirmez. abd/ab ile rusya kendi yanlarında savaşacak güçler bulabilirler ama, bağdat'ın, şam'ın, ankara'nın çoğunluklarını yanlarında bulamazlar ve karşıtlaştıklarının da üstesinden gelemezler. bugün de, abd/ab'yi, rusya'yı güç varsayıp onlarla birlikteliklerinden gelecekte varoluş bekleyenlerin türkiye'de, ırak'ta ve suriye'de çoğunluklara çarpacakları yarının değişmez gerçekliğidir. cenevre'den ateşkesin de, sonrasında sürdürülebilir düzen uzlaşımının da temel gerçekliği budur.

akp, bugün gelinen noktada, tarihsel olarak da, siyasi olarak da, toplumsal olarak da, iktisadi olarak da türkiye'yi savaşın eşiğine getirdiği gerçekliğini değiştiremeyecektir. türkiye'nin dışındaki savaşlardan olmayacak genişleme ve güçlenme beklentilerinin, 2002'den bu yana, türkiye'de yaşanan gerilimin belirleyicisi olduğu türkiye içinde çoğunluğun yargısıdır.

2002'den bu yana türkiye kötü yönetilmiştir. dışarıda savaşılacak güçler çoğalırken içeride de destekler artmamıştır. akp'nin içinden de gelinen noktayı görenler olduğunu bilmiyoruz ama, olabilirliğini düşünmeliyiz.

putin, esad, obama, merkel, hollande, cameron, katar, suudi yanlarında toplanmaktan uzak duramayan türkiye cumhuriyeti yurttaşları ise, tarihin bu anında, en acılı türkiye gerçekliğidir. hedefleri küçülecek türkiye'nin, desteklerinin artmayacağı 2002'den bu yana kötü akp yönetiminden tarihte arda kalanlar olacaktır.

12 şubat 2016, college station, texas.