11 Aralık 2015 Cuma

türkiye'de kargaşa, küreselde karmaşa bitmez / cumaları -- 557.

ırak da, suriye de ulusallığı gelişmemiş devletlerdir. belçika'da gelişmiş midir ulusallık? belçika'da, danimarka'da, enazından, devlet ülkelerinin uzlaşık yansımasıdır. isteyen, kolayca danimarka'ya, norveç'e girme nedeni bulmaz. korumacı devletler karşı durmasa, belçika da, norveç de, çekya da, avusturya da bir günde üzerinden geçilir. kimi ülkeler devletleriyle üzerinden geçilmesini önler, kimileri de ulusal bilinçleriyle ülkelerini ezdirmez.

bir de, ukrayna benzeri, ırak ve suriye var. her tarihsel gelişimde ilk dağılanlar, parçalananlar onlardır. şurası değişmez: kiev yaşar, şam hep varolagelmiştir; bağdat da öyle. rastlantı değildir 1989 sonrası gelişimler. 1 aralık 1989'da malta'da bush ile gorbaçov görüşmesi soğuk savaş'ın sonladığının göstergesiydi. ardından panama ve romanya düştü. soğuk savaş koşullarında panama abd'ye yönlendiğinde romanya'nın da yönlenmesi düşünülemezdi. oysa, yaşanan gerçekliktir: romanya, sovyetler'den uzaklaşmış olmasının elverişliliğiyle ve panama da sovyetler'in karşılık vermeyeceğinin güvencesiyle dirençsiz düştüler.

1989, soğuk savaş'ın sonlanmasıdır. küreselleşme 1989'la başlamadı; 1989 sonrasının ilk günlerinde bush'un "yeni dünya düzeni" demesi, soğuk savaş'a göre akılları ve siyasi duruşları bellenmişler için abd yayılmacılığı olarak alındı. yeni dünya düzeni abd'nin emperyalist yayılması ve egemenliği değildir. 1945 yalta'da dondurulmuş devletler ilişkilerinin yeniden ısınmasıdır yeni dünya düzeni. 1989'la başlayan yeni dünya düzeni'nde devletler de uluslar da karmaşadadır; dolayısiyle, türkiye'de de kargaşa dinmek bilmiyor.

soğuk savaş 1989'la sonlanmıştır ve 1989 sonrası yeni dünya düzenidir. 1989 sonrası, öncesinde bellenmiş doğrularla kolayca anlaşılmaz ve açıklanamaz. nasıl ki, soğuk savaş koşullarında 19. yüzyıl kavramlarıyla yaşayanalar etkisiz ve saf dışı kaldılarsa; 1989 sonrasında da öncesine göre etkilili olanlar azdır. 1989'la öncesinde donmuş ulusallığın patlaması çokları için kolaycı antifaşizm tepkiciliğiyle ya da eski deyişle "lafazanlıkla" aşılamaz. 1989 birgün sonlandığında ulusallığın kalmasından önce ulusallığı gelişmemiş devletlerin azaldığını göreceğiz. ulusallığı sorun diye görenlerle gelecekte ulusallığın yokolacağını düşleyenlerin etkisizliklerini görmek ve düşünmek gerekir.

türkiye'de, 1960'la birlikte ulusalcılığın karşıtlarının çoğaldığı seçkinlerin varlığı bir sonrasının ulusalcılıktan kopuş olduğu yanılgısına neden oluyor. 1960'larla ulusalcıların dili de, eylemi de soğuk savaş'ın dayattığı ve örgütlediği "milliyetçilikler" olması da, ulusalcılığın yokolası düşünülmesinin dayanağı olamaz. türkiye'de ulusalcılık 1930'larla olmuş ve 1960'larla yıkılmış ya da yıkılacak değildir. ola ki, öyleyse, sonunda türkiye cumhuriyei olmayacağını düşünenler ya da türkiye'de devletin olmayacağını sananlar ulusalcılıktan öteye türkiye cumhuriyeti'nin de sonlanacağını bilmiyorlar mı? bilmezler mi?

öyle olsuncu 1919'dan sonra arınmış ulusal karşıtları, türkiye'de, 1960'la yaygınlaşan özgürlüklerden varabildikleri sondadır. ulusal olan ne varsa yanlıştır ve türkiye'de türk ve müslüman varlık insanlığın gelişiminde yıkılası, yokedilesi engeldir anlayışındakilerin varacağı sonu düşünmedikleri açıktır. 1989 öncesinde olmayan ulusalcılığın 1989 sonrası olmasını anlamak yeni dünya düzeni'nde yeralmanın ilk ve değişmez koşuludur. yoksa, 1989'la yokolanların içinde sonlanmak sonuçtur.

abd, 1989'da ürkekçe ve gereğinden gücünden öteye yayıldı. abd toplumundan yayılma yönünde değil abd'nin kendi sınırları içinde kısıtlı sayıda dostluklarla yaşama baskısı egemendi. bush, soğuk savaş'a göre biçimlenmiş aklıyla, almanya'ların birleşimini de istemedi; sovyetler'in dağılımını da. soğuk savaş'ı belirleyen bu iki oluşum da abd'den bağımsız gelişti. öteki türlüsü abd'nin süper güç olarak tek belirleyen olmasını getirirdi ya da öyle olduğunun tartışmasızlığı olurdu.

türkiye'nin musulda tuzakta olduğunu düşünmek de doğaldır ve ulusalcı yaklaşımdır. karşıtı olarak: türkiye'nin musul'da olmayışıyla 1919'dan 1989'a yaşanmış etkisi giderek azalmış türkiye cumhuriyeti'nin sürekliliğini öngörmek de ulusalcılıktır. şam'dan, bağdat'tan da uzak duralım brüksel varken, londra, paris, berlin, washington'la olmayı sürdürerek tahran'la, kahire'yle olmak nedir sorgulayıcılarının ulusallık karşıtları olduğunu bilmek de önemlidir. barışçılık ve barışçıl olmak insanca bir yaklaşımdır. "pasifist "olmak da saygın duruştur ve önemsenmelidir ama, insanca tek duruş, tek siyasilik değildir.

türkiye hızla kendi içinde karşıtlığa gidiyor. türkiye'deki kargaşa, ulusalcılığın güçlü oluşundan çok ulusalcılığı eksiklik, zayıflık görenlerin seçkin egemenliğinden oluşunu da düşünemez miyiz?

türkiye, 1989 sonrası ırak'ta ve suriye'dedir. 1989'la ırak'ta suriye'de olan rusya azalmış ve sonlanırken yeniden varolması için putin rusya'nın gücünden ve rusçuluktan bağımsız davranmaktadır. abd ise ırak'ta ve suriye'de 1989'da olmadığından çoktur ve çoğalmaktan uzak duramamaktadır. bu durum, halep'te, musul'da mı değişir; yoksa viyana'da, cenevre'de ve sonunda birleşmiş milletler'de mi sonlandırılır? ırak ve suriye'de uzlaştırılamayan ulusal ve devlet çıkarları şam'dan, bağdat'tan öteye de yayılırsa, 1989 sonrasını geçiş saymamız gerekir. 1945 yalta bitmişti; 1989 malta da sonlanacaktır birgün.

1945'le durdurulan japonya ve almanya 1989 sonrasında daha çok vardır. 1919'a, 1945'e göre dışarıda kalan türkiye'dir. musul'da, halep'te olmayan türkiye'yi biliyoruz; hepten olmayacak türkiye'yi bilmiyoruz. almanya ve japonya olmadan yaşanan soğuk savaş sürecini biliyoruz. almanya ve japonya ile yaşanan 1989 sonrasında, türkiye'nin ve iran'ın da olması, hindistan'ın, brezilya'nın da eklenmesi barış için kaçınılmazdan öteye zorunluluktur.

birinci soru ve yükümlülük musul'da, halep'te olmaksa; daha da önemlisi ve canalıcı olanın günü geldiğinde, güvenle, musul'dan, halep'ten geride olabilmektir. bağdat'ta ve şam'da yönetim değişinceye ve değişimlerin uzlaşıcı olması gerçekleninceye kargaşayla karmaşa sürecektir. ulusalcılık ya da ulusalcılığa karşıtlık boşuna, gereksiz ve anlamsız atışmadır; tartışma değil.

11 aralık 2015, college station, texas.