"soğuk savaş" uzun sürmüştü. 1989 beklenmedik sonuçtu. abd ve kapitalizmin küresel güçleri: sovyetler birliği'nin direnmeden ve zorlanmadan çöküşüyle yeni dünya düzeni'ni egemen kılmakta saldırgan güç oldular. "soğuk savaş" yıllarında donmuş 1919 düzeni'ni, 1989'la rusya etmeni olmadan yerleşik kılmakta, gerektiğinde silâhlı zorlamayı da araçsallaştırdılar. istenen gerçeklendi mi? şöyle de söylemek olasıdır: beklenen sonuç neden gerçeklenmedi? istenen gerçeklendi denemez. rusya istendiği, beklendiği güçsüzlükte olmadı. sscb ve komünizm korkusuyla çekincesinden abd ile yan tutmuş olan ülkelerin kendi içselliklerini değerlendirmede yanıldı abd ve üstesinden gelemedi. "soğuk savaş"ta abd'ye aracı olmuş ve sovyetler'in aşmakta başarısız kaldığı ülkeler abd'yle karşıtlaşmaktan uzak durmadılar.
1989'la başlayan yeni savaşların neredeyse tamamının, abd sccb karşıtlığında, sscb'yle, komünizmle birlikte olmuş ülkelerde, yörelerde olması rastlantı değildir. gelinen noktada şurası açıktır: abd, sovyetler'in yokoluşunun rusya'nın yokoluşunu getirmediğini görmemekte direndikçe, savaşlar bitmezliğe uzanıyor. abd ile çıkar ve yaşama uzlaşımında olan müslüman halk/sivil örgütlenmelerin, abd adına ve abd için sscb'ye direnmediklerini de, abd kabullenmekte zorlandı.
abd yanından ortaya çıkan dirençlerin abd'ye getirdiği olumsuzluklar, abd'yi, 1989 sonrası, soğuk savaş'a göre güçsüz kılabilecek gizilgüçleri ortaya çıkardı. 1989 sonrası oluşumu, abd karşıtları anlamakta zorlanıyor; düşünmelerinde de, düşüncelerinde de bu eksikliği göremiyorlar. yeni dünya düzeni'nde etkisiz, yetersiz ve boşuna uğraşta yokolanlar; giderek, daha da artacaktır.1989'la nitelik değişimi yaşanmış küreselliği, yaşanmamış ya da abd'nin oyunu varsayımlarıyla çok zaman yitirildi. günümüzde toplumsallıklarda ve ülkeler/devletler ilişkilerinde karşılığı yıpranmış emperyalizm/faşizm "kategorilerinin" dışında kavramsallık ve çözümlemeden yoksun tepkilerden siyasi oluşum gerçeklenmez.; sonunda anlaşılacaktır.
1989'la abd'nin yaşadığı, biran önce, soğuk savaş'ın kalıntılarını yokedelim savaşçılığı da; abd'yi soğuk savaş koşullarındaki varlığındaki dirence göre akılları, düşünceleri, bilinçleri, bilgilenmeleri oluşmuş tepkicilerin, kargaşadan öte bir yere varmalarını düşünmek yanlış olur.
bu genel doğruları yinelemek gereğini neden duyuyoruz? putin'i sovyetler'i canlandırır sananlarla, saddam'dan, kaddafi'den, esad'dan anti-emperyalist savaşçılık düşleyenleri gördükçe; abd/ab'yi liberalizmin öncüleri sayan siyasi önderlere rastladıkça, stalin bayrağını soğuk savaş sonrası sallayabileceğini düşünenler oldukça, arada hüzünlenmenin sonucunda, anımsamaya gerek oluyor.
sonunda, putin'in türkiye'ye tepkisi, uçağa karşı domatesleri, karpuzları ucuza yemeyi durdurmak olunca, sözden öteye yeraltından karanlık insanlarla kargaşa aramanın ötesini zorlayamayacağını söyleyebiliriz. tarihte yaşanmış rus ve rusçu komünizmin biteli çok olduğunu biliyoruz. rusya'nın şam'a destek olmasının ötesinde, abd/ab'yi, nato'yu karşısına almamaya özenen görüntüsü değişebilir mi?
öyle görünüyor ki, türkiye, 1989 sonrası gelişmiş bağımsızlığından, yeniden, abd/ab ile olmaya geriledi. türkiye'deki nato varlığının, soğuk savaş günlerinden korkulan ileri karakol ve gözcü konumunun, yeniden kazanıldığı günümüzde, türkiye'nin, yarın, halep ve musul kıyılarında savaşır olmaya zorlanmasının arttığını görüyoruz.
uçağına atlayan fransa, rusya, ingiltere, abd, rusya ve türkiye suriye, ırak göklerinde birbirlerinden bağımsız, birbirlerine değmeden bombalarını birbiri ardına bırakıyorlar. atılan bombalardan henüz bir dağılma, kaçış yaşanmıyor. sonunda yaşanır mı ya da viyana'da, 1919'da paris'te olmayan rusya, türkiye ve almanya'nın katılımı ile yüzyıllık savaş sonlanır mı? 1919'u rusya, türkiye ve almanya yoksaymışlardı ve yoketmişlerdi. 2019'da nasıl olunur?
4 aralık 2015, college station, texas.