7 haziran'ı doğu ve güneydoğu ya da hdp ile açıklayanlar vardı. benzeri biçimde, 7 haziran'ı "başkanlık" olmadı diye açıklamak sıradandı.
1 kasım'ın ilk değerlendirmeleri de doğu ve güneydoğu ile hdp odağından başkanlıkla ilişkili açıklandı.
7 haziran öncesi konu olmayan pkk ise bukez ortak düşman oldu. 7 haziran öncesi olmayan pkk neden 7 haziran sonrası oldu diye sormaktan uzak kalanların, hdp'ye kolay sorgulamaları pkk'ye neden yeterince dur demediniz oldu. nasıl diyebilirler ya da demezler diye düşünmek sözkonusu olmuyor o akıllarda. sorun açıktır: silâhlı güçten, silâhlı çatışmadan yararlanmak ama silâhlı gücü sözden, yetkiden uzak tutmak olur mu? hdp varsa pkk olduğundandır; pkk olmasa hdp nasıl olur? temel soru buydu ve sorulmadı. pkk'nin gücünden hdp ile yararlanırız fırsatçılığı yürümezdi; yürümedi de. hdp'nin pkk'den öteye gücü etkili değildir siyaseti kazandı. 1 kasım'dan önce pkk öncüldü ve hdp ardılıydı. 1 kasım'la hdp'nin ardıllığı yaşandı. hdp'nin öncüllüğünün yanılsama olduğu gerçeğine direnenler yarın yanıltıldık dediklerinde inandırıcı olamayacaklardır çünkü yanılgıları gönüllüydü.
hdp, pkk'den uzaklaşır mı; hdp ile pkk karşıtlaşır mı? hdp ve pkk dışından buna söz söyleyenler "dışarıdan" karışıyor diye alınmalıdır ya da dış kapının dış mandalıdırlar. hdp'de, varoluş nedeni pkk'yi sorgulayanı yaşatırlar mı? yaşayarak öğreneceğiz yanıtını. kısacası, tarihsel olarak, siyasal olarak, hdp pkk'den yararlandı; pkk de hdp'den yarar gördü. hdp ile pkk birbirinden ayrıdır diyen hdp destekçileri, zaman içinde, sorgulama sürecinde yerlerini hdp'yle mi sürdürürler ya da pkk'si olmayan hdp olsuna mı yönelirler? bu soru da akp için zaman kazandırcı olur. türkiye bunu yaşayacaktır.
1 kasım'la akp'nin yeniden çoğalması yaşandı. şunu 7 haziran öncesinden biliyorduk: akp, kurucularının ya da "çekirdek" diye nitelenmişlerin partisi olmaktan bir bir kopmuştu. ortada yeni türkiye gerçeği yoktu ama, yeni akp vardı. bugün bu daha açıktır. akp'nin kurucularının, çekirdeğinin dışında, akp'yle ortaya çıkmış siyasilerin siyaseti ne olur? ahmet davutoğlu kurucu değildir ve akp'ye sahiplenmede öne çıkmıştır. akp seçmenleri de bu öne çıkan davutoğlu'nu yeterli bulmuştur. ne güne değin bundan sonrasının sorusudur.
tbmm divanı'ın oluşumunda dört parçalı siyaset güç denemesi yaşamaz görünüyor. davutoğlu'nun başbakanlık gücünü tbmm'ye dayaması mı dayatması mı yaşanır? önyargıyla herkesin bu konuda yanılmaz görünen beklentisi gerçeklenir mi? belirleyici olacak şudur: suriye ve ırak'ta tsk ile türkiye'nin taşması yaşanır mı? türkiye'nin, 1 mart 2003'teki konumunda değişiklik olur mu? değişikliğin olması da olmaması da türkiye'de gerilimin sürekliği olacaktır. viyana'da abd ile rusya'nın uzlaşımndan türkiye'nin tek kazanımı sınırları dışına taşmaması olur. viyana'da uzlaşamamış abd ile rusya karşıtlığında: 1 mart 2003'le yürürlükte olan, 1990'dan bu yana türkiye'yi sürekli gerilimde tutan sürecektir gerçekliği akp içinde de, türkiye içinde de sarsıntılara neden olur.
davutoğlu, akp'nin kazandığı yeni derlenmişliği, kolayca ve hızla 2013 günlerine dönüştürmemekte direnci hem davutoğlu'nun, hem de akp'nin geleceğini belirleyecektir. akp'nin içinden davutoğlu'na karşıtlık çıkmayacaktır demek kolaydır ama gerçekçi olmaz. geçerli olacağı anlamada, davutoğlu'nun akp içi dengelerden öteye akp karşıtlarıyla çatışmadan nasıl uzak durabileceğini gözlemek gerekecektir.
suriye ve ırak oldubittileri dışında anayasa-başkanlık tartışmalarının getirisi zordur. 2013-2015 yaşanmamış ortamda gerçeklenmeyenin, 2019 yolunda gerçeklenmesi daha da zorlaşmıştır. 2013-2015 yaşanmıştır. akp ödün veren değil istem dayatan konumdadır. tbmm'deki dört parçalı siyasetin tek başarısı kendilerini sürdürebilmektir. akp'yle olmak isteyen chpliler de, hdpliler de, mhpliler de olacaktır. akp'yle olmak isteyenler kendilerini akp'ye yaklaştırırken kendi siyasiliklerinde azınlık konumuna düşerler; yalıtılırlar ve sonunda da partileri dışında kalırlar.
akp içindense: istenen dört parçayla birlikte olmaktır ama, herhangi bir parçayı dışlamak istenenlerle akp'yle olmaktan dışlananlara göre akp içi de çalkantılı yürür. akp, hdp'yle olmaktan ileride kazanımından önce, mhp'yle olarak şimdi ve hep kazanmayı yeğler. akp, her konuda, çözümden önce erkini güçlendirmeye öncelik verdiğinden yerindedir. akp, sorunları çözümlemekten çok iktidarını mutlaklaştırarak iktidarının sürekliliğini önemser. akp'yle uzlaşmak yararcı ve yararlanıcı olmaktan çok akp'nin dayattıklarını benimsemekle oluşur.
sonuçta, akp karşıtları için su başından susuz döndüler diye düşünmemiz gerekir. ondan sonra tufan olurmuydu bilmiyoruz. türkiye'nin önündeki tufan, 7 haziran'da da, 1 kasım'da da değişmemiştir: suriye ve ırak'tan uzak kalınır mı; ırak'tan, suriye'den içerideki uzantılar denetlenebilir, yönetilebilir mi? akp de içinde olmak üzere, dört parçalı siyaset, içlerinde parçalanmamak için, adım atmamayı sürdürecektir. nereye değin sorusunun yanıtı zaman alacaktır. akp için ışid'le karşıtlaşmaktan uzak durmak zorlaşmaktadır. akp, ışid'e karşı, abd/ab'yle mi olur ya da abd/ab'den bağımsız saldırıya geçer mi? akp'nin geleceği bu kararında ve eyleminde oluşacaktır.
gezi'den, kısa dönemde, yeni siyaset çıkmayacağını ve eski siyasetin egemenliğini koruyacağını biliyoruz. gezi'yle siyasette yeralanlar için dayanaklılık kolay olmayacaktır; erimeler, çözülmeler ötesinde kaçışlar da birbirini izleyecektir. siyasette süreklilikte, inançtan öteye, yenilgilere dayanıklılık belirleyicidir. günümüzde, akp'nin karşıtında yenilmişliği yoksaymadan dayanıklılık gereklidir.
6 kasım 2015, college station, texas.