suriye'de yaşanan gelişmelerden sonlanma beklemek yanlıştır. rusya'nın, şam'dan yana, suriye'nin sevgisiz ve saygınlıktan uzak esad yönetimine destek olması: ne esad'ı kalıcı kılar, ne de suriye'yi kurtarıcıdır. suriye'de yaşananlardan abd/ab'yi birinci düzeyde sorumlu sayanların ya da erdoğan-davutoğlu ikilisinin türkiye'yi savaşın kıyısına taşımasına kızanların, esad'tan sonra putin'den ve rusya'dan umutlanmaları acıklı bir durumdur. nitelemeleri kıyıya koyup, rusya'dan, esad'tan beklentileri kabaranları yoksayamayız.
abd/ab, başından (2011 bahar günleri) bu yana, suriye'de savaşmayacağını açıkça yineledi; bu durum, esad'ın ve sonunda rusya'nın temel dayanağı oldu. davutoğlu-erdoğan yanılsamasının ve sonunda, türkiye'nin savaşın kıyısında yaşamasının da nedeni, abd/ab'nin savaşmaktan uzak durmasıdır. abd/ab, başından, türkiye'nin, kendi güvenliği ve iç barışı gereği suriye'ye taşacağını beklediler. türkiye önden suriye'de arındırmayı yapacak ve sonunda abd/ab de suriye'de belirleyici olacak sanıldı. abd/ab'nin yanılgısına benzer biçimde, erdoğan-davutoğlu siyasi seçmesi de, abd/ab, türkiye'nin yanında suriye'de soğuk savaş artıklarını arındıracaktı. suriye'de bu ikili yanılgıdan, obama'nın kararlı kararsızlığını sezinleyemeyen erdoğan-davutoğlu ikilisinin öngörüleri, suriye'nin yıkımını, esad'ın sürmesini getirdi.
suriye, ne ırak'tır; ne de mısır'dır, libya'dır bilinemedi. suriye'deki toplumun ve siyasetin oluşumu yanlış değerlendirildi. iktidardaki azınlık suriye alevi egemenliğinin sünni çoğunluğa baskısı 2011'de veri olarak alındı. suriye'deki sünni çoğunluğun ırak'takine aykırı olarak (ırak'ta sünni egemenlik şiilere baskıcıydı ve temsil güçleri, neredeyse, yoktu) azınlık alevilerden baskı yaşamadıklarını söyleyemeyiz ama, suriye alevilik-sünnilik üzerinden ikili yapıda değildi. kanlı, yıkıcı ve uzun savaştan sonra bunu suriye içi de, suriye'yi dıştan yokediciler de açıkça biliyor bugün.
ışid'in ortaya çıkışı, suriye'de devletin çöküşüyle abd/ab ile türkiye'nin çıkarlarının uzlaşmazlığından, ırak'ta devletin olmayışındaki boşluktan yaşandı. abd, ışid ile, suriye ve ırak'ta savaşmamak kararının geçerliliğini yakaladığını varsaydı ve savaşmak için yöreden türkiye, suudi arabistan ve ürdün'den yararlanmak yanlışını siyaset yaptı. arada, abd, cenevre'de iki kez de rusya'dan beklentisini geliştirdi; sonunda, iran'ın, ırak'tan sonra suriye'de yaygın olabilirliğini de benimsemek zorunda kaldı. cenevre görüşmeleri ve sonrasında, iran'la birlikte olma gereğinin getirdiği koşulları, abd karşıtları, değişmeksizin abd düşmanlığı ve abd'nin savaşçı belirleyiciliği olarak algıladılar. oysa, abd'nin güçsüzlüklerinin belirtisi ve ortadoğu'daki yansımalarıydı yaşananlar.
bunlar yaşanırken ve suriye'deki belirsizliklerle ırak'ta çözümsüzlükten, tarihsel fırsat beklentisindeki davutoğlu-erdoğan siyaseti, savaşmadan kazanılmayacağını anlasalar da savaşmak gücünde değillerdi. 2012 sonunda türkiye'nin abd/ab adına savaşmayacağı ve abd/ab savaşmadan da savaşamayacağı anlaşılmıştı. bunun getirisi de, 2013'le birlikte erdoğan-davutoğlu içte de sarsıldılar.
1 kasım'a, ırak ve suriye odaklı dış çerçevenin belirlediği içeride zayıflamış davutoğlu-erdoğan siyasetleriyle gidiliyor. erdoğan-davutoğlu siyaseti diyeceğimiz zayıflığın, özünde, türkiye'nin erdoğan-davutoğlu ile savaşmayacağının anlaşılması anlaşılmıyor. yanlış olarak, erdoğan-davutoğlu savaşmak istiyorlar ve sonunda savaşacaklar varsayımıyla erdoğan-davutoğlu siyasetleriyle körlemesine siyasi nefret gelişiyor. oysa, temel varsayım değişmez: türkiye, erdoğan istiyor, davutoğlu istedi diye savaşmaz. erdoğan-davutoğlu türkiye'yi savaşa götürecek türkiye desteğinden başından yoksundular; bugün, neredeyse, o anlamda, hiç güçleri yoktur.
türkiye cumhuriyeti'ni belirleyen askeri gücün tarihsel dayanakları açıktır: enver paşa'nın zayıflıktan gelen genişlemeci siyasi savaşçılığını türkiye'de aşabilecek siyasi güç düşünülemez. türkiye'yi iki aykırı ve eksi siyaset belirlemiştir: enver paşa'nın genişlemeci atılganlığıyla, ismet inönü'nün güvenli edilginliği. enver paşa da, ismet inönü de, dış güçlerin güçlüsüne dayanmayı önemsemişlerdir. atatürk bunların ikisi de değildir. atatürk genişlemeci değildir; atatürk, çevredeki savaşlardan güçlüyle olarak yararcılık da beklemezdi. enver paşa'nın etkinliği de, inönü'nün edilginliği de, türkiye'nin gücünden çok, dışarıdan güce güvenmeyle belirlenmiştir. atatürk ise, kurtarıcı ve kurtuluşçu savaşı, türkiye'nin doğu'daki gücü karabekir'le batı'da oluşturulan inönü, çakmak ve altay'a önderlik etmekle, tbmm'ye dayanarak kazanmıştır ve durmasını bilmiştir.
davutoğlu, tarihsel yanılgı olarak, enver paşa, atatürk ve inönü'yi tek ve bir sayarak türkiye'yi bugünkü zora düşürmüştür. türkiye, suriye ve ırak savaşından uzak durmak için ,1 kasım'da önce davutoğlu'nu, ardından da akp'yi küçültmek zorundadır. akp'nin küçülmesi, 1 kasım'daki oy oranı ya da toplamıyla değilse de, suriye, ırak ve içsavaştan uzak durmak yanlılarının akp'de sesini, etkisini ve belki de gidişleriyle yaşatmak zorundadır. ışid'in ortaya çıkışı: ırak ve suriye'de belirsizliği çoğaltırken, rusya'nın gelişi de çözümleyici değil karmaşıklığı artırıcıdır. türkiye'nin içinde, dışında birine karşı olmak için: olmayacak biriyle olma siyasetlerinden uzak duran ilkeliler, 1 kasım sonrasını belirler.
1 kasım yolunda, türkiye'nin savaşa gireceği, savaşa sürüklendiği korkutmacıları özünden yanlıştır ve sapmadır. 1 kasım yolunda, siyasi partilerin türkiye'nin çevresindeki savaşlardan yararlanmacı karşıtlıkları körükleyici olmaktan uzak durmaları gerekir. akp'nin yıktıklarının, akp küçülünce değişmediğini görünce yaşanacakları önceden düşünmek gerekir.
akp'nin yıkıcı oldukları açıktır; türkiye'nin nato'da eşit üye olduğu gerçekliktir. türkiye'de iç siyaset ortamında, akp etkini/yetkini, nato'yu yönlendiren ya da yönlendirir göstermekten uzak duramıyor. türkiye'nin dış seçmeleri uluslararası antlaşmalarla bağlıdır. uluorta, sokakta, akp'nin etkini/yetkini, rusya'yla oluruz, rusya'ya kırgınız, nato bizi anlamıyor, nato bizi destekleyicidir gibi anlamsız gösterişçiliklerle yürütemeyeceklerini anlamamayı sürdürüyorlar. birisi söyledi diye, olmuş olacakmış karşıtlığı başlatılmaz; akp karşıtlarının da bunu bilmelerine karşın tepkicilikleri boşluktadır. örneğin, incirlik türkiye'nindir; akp'nin pazarlık aracı değildir ve olamaz.
1 kasım'da ne olacağından ötesi belirsizdir. türkiye'nin suriye'de, ırak'ta gelecek belirlemesi 1 kasım'la birincilliğini sürdürecektir. tbmm'nin başkanlığı ve yasama denetimi de, yürütmenin oluşumunda biçimsel değil özlü hedef değişmeyecektir: türkiye'nin içte dışta gerilimini azaltıcı birliktelik. o gitsin, sen engelsin zamanla çözülür. sorun o gitsine indirgenmemelidir. 1 kasım'da değişim olmayacak beklentisi 1 kasım'la değişecektir.
9 ekim 2015, college station, texas.