25 Eylül 2015 Cuma

suriye, türkiye üzerinden boşalıp, dağılacak mı? / cumaları -- 546.

2011'de "arap baharı" diye adlandırılan, arap ülkeleri odaklı, ayaklanmalar suriye'de tıkandı. önce, abd başkanı obama, suriye yerelini ve ortadoğu özelini yanlış değerlendirdi ve erkenden esad'ın gidiciliğini öngördü. gününde, obama'nın öngörüsüne tepki ikili oldu: bir uçta erdoğan-davutoğlu ve abd/ab yanlılar suriye'den kendilerine pay çıkacağına göre yerlerini esad'a karşı konumladılar; öteki uçta da, abd/ab ne yaparsa yanlıştır; erdoğan-davutoğlu, abd/ab'nin denetiminde, istenenlerin uygulayıcı kölesi varsayımında olanlar, esad'la "antiemperyalist" savaş yapacaklarına göre konumlandılar. ikisi de yanlıştı. iki uçtakilerin de bekledikleri yağma ya da direniş gerçeklenmedi. suriye paramparça oldu.

1989'dan bu yana, küreselde, abd/ab önderliğine dur denemedi. yugoslavya dağılırken de, ırak paramparça olurken de; abd/ab'ye dur diyen barışçılar da, rusya da etkin değildi. suriye'de, abd/ab'ye dur diyen rusya bugün güç müdür? değildir. akp üst yönetimi ya da erdoğan-davutoğlu dış siyaseti, suriye'de, abd/ab'yle olur görünmekle yenilmelerini, rusya'yla olurmuş görünmekle ne düzeltebilirler, ne de üstte kalabilirler.

suriye'nin birincil gerçekliği esad'ın gitmesidir. soru: nasıl gidecektir ya da ya gitmezse diye kurulunca, putin kazanmış ya da rusya ortadoğu'da güçlenirmiş görüntüsü yanıltıcıdır. ortadoğu'ya dışarıdan silâh taşıyarak, yerel insanların yokedilmesini hiçe sayarak abd/ab kazanamadı; rusya da kazanamaz. sorulmayan soru şudur: suriye ve ırak'tan sonra iran ve türkiye de abd/ab rusya karşıtlaşmasından içlerinde savaş mı yaparlar ya da birbirlerini düşman karşıtlıklarda mı bulurlar? hayır. iran'da da, türkiye'de de içsavaşı durduracak ve dışarıdan savaşı önleyecek geleneksel güçler vardır; yeri geldiğinde, savaş yanlılarına dur diyecek konumu bulurlar.

şu anda, önce abd yanından başlayan ve esad'ın suriye'de geçici bir süre suriye'nin geleceğinde olabilirliği tasarımında, rusya'nın başından öngördüğüne adım adım gelinmesi nedir; nedendir? çok açıktır ki, abd, ab desteğinin yetmezliğini öncelikle bilendir ve güçsüzdür; benzeri biçimde, rusya da, kırım ve ukrayna parçalanması öne çıkışlarıyla rusya'nın içinde yaşanası iktisadi gerilemeyi etkisizleştirme yollarını denemektedir. abd/ab, savaşmadan, rusya da savaşmadan kazanabilir sanısındadır ve tarihsel yanılgıdadırlar. abd/ab için de, rusya için de, ırak ve suriye, güvenlikleri açısından tehlike değildir. abd/ab'nin de, rusya'nın da suriye'ye ve sonrasında ırak'a askeri güç taşımadan ve ışid'e karşı savaşmadan kazanmaları düşünülemez.

erdoğan-davutoğlu arasında suriye ve ırak konusunda ayrılık var mıdır ya da olabilir mi? o da düşünülmemelidir. görünürde, erdoğan putin'le rusya birlikteliğinde görüntüsü de, davutoğlu'nun abd/ab'yle birlikte görüntüsü de, karşıtlıktan çok, birlikteliklerini ve yenilgilerini başarıya dönüştürme çözümsüzlüğüyle değiştirme boşuna çabalarıdır.

sonunda ne olur? abd'de obama'nın bir yılı var. abd, suriye'nin içinde savaşır duruma dönmediği ve girişmediği sürece, obama, abd toplumunda başarısız sayılmayacaktır. putin ise, suriye ve ırak'ta savaşmadan kırım ve ukrayna'da egemen konumuyla iktisadi çöküntüye uğramadıkça rusya'da sorgulanmaz. iran'ın, nükleer anlaşmadan yitirmediğini, uzlaşımı bilenler açıkça yineliyorlar. iran küreselden yalıtılmışlığından esneme sağlarsa, iran devrimi ve iran devrimi'nin izlerleri iran'da güçlerini sürdürür. geriye eli boş kalacak olanlar erdoğan-davutoğlu'dur. ne türkiye sınırları dışında güvenle ilerlemiştir; ne de içeride savaş korkusu gerilimi azalacaktır.

bu arada, iç kargaşadan uzak görünen ama, tek parti yönetici kadrolarının yolsuzluklarının yaygın yozlaşmaları bir yanda, küreselin baskıların zorladığı iktisadi koşullar öte yanda, çin de güçlü konumdan uzaktır. hindistan ile japonya ise içsel dengelerini düzeltme uğraşında dışarılarını etkilemekten uzaktırlar. ya ab? yunanistan'ın borçlarını ötelemekten, sığınmacıların, güçmenlerin yığılmasını kurtarıcı değil de yıkıcı gören yozlaşmış toplumsallıklarıyla onların da ortadoğu karmaşasında savaşacaklarını düşünemeyiz.

şimdilik yaşanan gerçeklik, avrupa'nın kıyılarından ortasını zorlamaktadır: türkiye üzerinden suriye'nin boşalması durdurulamamıştır. bir sonrasında, suriye'den devletçikler çıkacak, suriye dağılır çözümleri yanıltıcıdır. ışid'in, bağdat'ın, şam'ın sınırlarında bekleyişinin, ışid'le savaşmadan değişeceği boşuna bekleyiştir. ola ki, abd ile rusya cenevre'de anlaşsa da; iran'la türkiye olurlansa da, ışid'le askeri olarak savaşmadan, ışid'in korkup dağılacağı tasarımları boşluktadır.

7 haziran seçimlerinin sonucunda belirleyici olan suriye'deki belirsizlikti. 1 kasım'da da seçim, başkanlık ya da akp'nin tek başına iktidarına yönelik değildir. 1 kasım seçimleri de suriye'de esad'ın varlığı sürdükçe, güvenli ve yönetilir bir türkiye getirmez. erdoğan-davutoğlu, suriye'de, ırak'ta yön ve yer değiştiremez ve yalıtılmışlıklarından kurtulamazlar. ya israil mi? israil, 1948'den bu yana, yaşamasını savaş koşullarına göre dengelemiştir. öyle görünüyor ki, israil, abd/ab'nin ileri ucudur ama, abd/ab'nin savaşır konuma gelmesini zorlamaktan uzaktır. suudi arabistan ya da mısır ise yönetimlerini korumakla içlerine kapanıktır ve şam, bağdat ne mısır'dan, ne suudi arabistan'dan belirlenebilir.

sonuçta, şam'da ve bağdat'ta abd/ab'nin ya da rusya'nın dayattığı çözümler geçersizdir ve çözümsüzlük sürekliliktir. ortadoğu'da karmaşadan, türkiye'de kargaşadan savaşmadan çözüm yok görünmektedir.

25 eylül 2015, arlington, texas.