akp'nin içindeki çatlakların yarılması ve sonrasında, parçalanmayla dağılmaların olması yıllardır beklenendir. bir yanda olmazcılar; öteki yanda da olsuncular kıyasıya, durmaksızın çarpışıyorlar. akp'nin türkiye'de demokrasinin sonlanmasını hızlandırıcı etkisiyle; akp'de parti içinde demokrasinin yaşatılmaması içiçe yaşanıyor. akp'nin gerçeklenen "5. genel kongresi" de öncekilere benzer biçimde, partililer önünde, kamuya açık, seçmene dönük yaşanmadı. sonuçta, oluşan yönetim, akp'nin iç işleyişinin yeni durumudur denebilir mi? yoksa, akp'nin geleneksel ve tarihsel işleyişinin son durumudur mu demeliyiz? ikisini de demekte birncil bilgilenmeler yoktur açıktan. akp'de arındırmadan mı geçildiği ya da arındırılamadığı gerçekliği midir oluşan akp yönetimi? ikisidir de diyebiliriz.
akp'de parti işleyişinde aşağılardan yukarıya varış çok hızlı ve ani gerçeklendi hep. parti içinde her aykırı ses ve duruş parti dışında sesini yükseltti. parti içinden sesini yükseltmeyenlerin parti dışından yükseltmeye özendikleri sesler de cılız kaldı ve etkili olamadı. abdüllatif şener, abdullah gül, bülent arınç akp'nin hasları olarak başladılar ve elendiler. akp yönetiminde yanlışı, kazananın siyasi yeteneklerinde, yönlendirmelerinde ve dayanaklarında görmek gereksiz ve anlamsız güç tanımlaması olur. şener, gül, arınç ve benzerleri başından ya da yolüstünden katılıp da arınmışların yetersizliği ve güçsüzlüğü ise daha açıklayıcıdır diyebiliriz.
bugün gelinen noktada, akp'deki değişimle akp'de çokseslilik dünden yıkıcıdır. dün olmayanın bundan sonrası olmayacağı öngörüsü de boşluktadır. yarın, akp'de sorgulayıcı sesin akp'yi belirlemesi zorlaşmıştır. şener, gül ve arınç'ın birbirlerini birbirlerinden bağımsız olarak destekleyici: "sen" bu parti değilsin ve "biz" de bu partiyiz yaklaşımı, dünü tanımlayan ve bugünü açıklayıcıdır. yarına ilişkin akp'de iç tartışma: akp'nin içinden, akp'yi başlatanlarca değil; akp'yle yeterince önü açılmayanlardan beklenmelidir. akp'den arınmışlardan beklenti saptırıcıdır. şener, gül ve arınç benzerlerinden değil, akp'yle yarın olmak istemeyenlerin başkaldırısıyla akp yenilenebilir. akp tuttuğunda, tutunduğu dalda durmakla akp'nin içinden yukarılara tırmanma tutkusunda olanları da, türkiye'nin yarınlarını da dondurmaktadır. akp'nin ve türkiye'nin donmuşluğu: bir yandan akp içinden; birçok yandan da akp dışından değişecektir. akp'de sen-biz diye orta yerdeki atışma; yarınki, sen-ben kavgasından uzaktır. daha da düşündürücü olanı, türkiye'nin geleceğine ilişkin hedef tartışması ise hiç değildir.
1 kasım seçimleri yolunda akp daha çok içinde yatıştırıcı olmayı başarı saymakla dışarıda yalıtılmışlığın içeriye baskı yapmamasını yeter başarı görmektedir. oysa, türkiye dışında değişim durmaksızın sürmektedir. rusya'nın suriye içişlerinde etkinleşmesi sürmektedir ve sonunda abd yönetimi de, suriye'yi, rusya'yla konuşma noktasında gelişmektedir. açıkça görülüyor ki: iran'la sağlanan uzlaşımda etkin olan birleşmiş milletler'in süreklileri beşli ile arttırılmış almanya'nın katılımının oluşturduğu altılı güç, g7'den de, g20'den güçlü ve egemendir.
cenevre-2'de anlaşılmaz noktalanmadan bu yana: rusya, kırım ve ardından ukrayna'nın yarısında silâh zoruyla egemen olurken; suriye'de de, esad'dan, ışid'den önce uzlaşılması gerekli güç konumundadır. bu durumdan savaşın yaygınlaşmasını, abd/ab'nin kesin yenilgisini bekleyen düşlere kapılanları (kimileri antiemperyalist, kimileri de sosyalist boşuna düş izleyicileri) yoksayarsak abd/ab ile rusya'nın savaşı durdurucu etkisi olabilir mi? ışid gerçeği, çoktan, abd/ab ile rusya'nın uzlaşık gücüyle de bitirilebilecek olmaktan uzaktadır. bir yılı aşkındır musul'da ve bağdat'ın dışarılarında beklemede olan ışid'i abd/ab ile rusya'nın cenevre-3 ile de durdurması zorlaşmıştır.
avrupa'da göçmenlerle suriye ağırlıklı sığınmacıların yürüyüşleri durmaksızın sürmektedir. yakında gelişecek kış koşullarında yaşanan insan görüntülerine de, avrupa yönetimleri, acımasız, sevgisiz direnmekten geriye düşmeyeceklerdir. suriye'den ayrılanların, ırak'tan, afganistan'dan, pakistan'dan ayrılanlar gibi, bir daha koparıldıkları, koptukları yerlere dönmeyecekleri geleceğin gerçekliğidir. avrupa'da yığılmışların rusya'ya yönelmeleri de belli bir anda zorlanacaktır; abd'yi bulmaları ise zordur. abd'yi zorlayacak olan, çin'deki iktisadi koşulların zorluğundan, baskısından yaşanacak siyasi kargaşalardan kaçanların yaşatacağı baskılar ve yığılmalar olacaktır.
abd'de 2016 başkanlık seçimi ve meclislerde yenilenme seçimleri geçmişe göre çok erken başlamıştır. abd'de başkanlık gücünün zayıfladığı uzun süredir yaşanan gerçekliktir. hem seçilen abd başkanları, hem de başkanlıkta yetmezlikler abd başkanlarında sıradanlığı arttırmıştır. cumhuriyetçiler'de jeb bush'un seçimi de, demokratlar'da hillary clinton'un seçimleri de kolay değildir. ayrıca, jeb bush'un önceki bush adlarından küreselde artakalan acıları sevince dönüştürmesi kolay olmaz. benzeri biçimde, hillary clinton'un seçimi de, bill clinton'dan, abd içinde kalan iktisadi düzelmeleri yinelemesi beklenemez. abd'nin içi de, dışı da, 1989 koşullarından yararlı koşulları geliştirememiştir. abd'de bush ya da clinton dışındaki adların seçimi ise, abd'nin gerilemesinin daha da hızlandırıcı olacağının ilk göstergeleri olacaktır.
18 eylül 2015, college station, texas.