2013'te barış dediler erdoğan ile öcalan ya da akp ile pkk. türkler kürtlerle savaşmıyordu. kürtler adına isyan edip kürt kurtuluşçuluğu savaşı veriliyordu. pkk savaşı kazansa olurdu; olur. askercil olarak kazanmadan barış dayatılamaz. pkk, türkiye cumhuriyeti'ne barış dayatamaz. türkiye cumhuriyeti ile savaştan pkk'nin kazanması olası mı? kürtler pkk ile olsa, olsaydı, olursa türkiye cumhuriyeti yeniden tanımlanır. pkk türkiye cumhuriyeti'nde askeri olarak savaşı kazanmadan tek madde dayatamaz. öcalan askeri olarak yenilmiştir ve türkiye cumhuriyeti'ni benimsemek zorundadır. 2012'de öcalan, türkiye cumhuriyeti'nin kuruluşunu benimsediyse, adını ne koyarsanız koyun pkk bitmiştir. üç ayda bitecek sanılanın, neredeyse, üç yılı aşkındır sürmesi nedendir? öcalan'dan bu yana süren pkk nedir? 2013'le ortaya çıkan sorun budur.
pkk'nin bitmişliğini hdp ile sürdürmek istediler. burada yeterince açık olmayan ya da önünde değilse sonunda açık olacak şudur; pkk'nin hdp'si ile hdp'nin pkk'sinden sona kim kalır? gerçekliğin bir yanında türkler öteki yanında kürtler diye bir sorun yoktur. en büyük yanılmaca ve yanıltmaca kürtler, pkk ve hdp birdir, birleşiktir kavrayışıdır. öyle olsa, türkiye cumhuriyeti'ni baştan düşünmek, yeniden tanımlamak zorunda kalırız. yeniden tanımlanmalı diyenler de varoldu; varlıklarını sürdüreceklerdir. o akılda varolanların sürmesi, cumhuriyet'in nitelik değişimine götüreceğini göstermez. türkiye cumhuriyeti'ni yeniden tanımlamak istemlerinin türkiye'de yüzde sekizi, onu, onüçü bulmasından korkmak olmaz. tarihsel kalıntıların yatışması ve durulması özgürlük, demokrasi koşullarında uzar gider. savaşla kazanamamış, kazanamayacak pkk gerçekliğiyle kürtlerin siyasal birlikteliklerinin yetersizliği hep belirleyiciydi; öyle süregidecektir.
türkiye cumhuriyeti'nde şu anda yaşanan toplumsallıkla siyasi kargaşa: pkk ile hdp bir midir birleşik mi olacaklardır; yoksa, ayrışacaklar mıdır? birdir birleşiktir diyenler bir yanda, ayrılmasını zorlayanlar bir yanda, ayrılmaları gerekir diyenler yokyerdeler. şu anda, diyarbakır'dan havalanan jetlerle ayrışma sağlanır mı? her zaman olduğu gibi soru açıktır: ya ayrışmazlarsa ne olur? ayrışacaklar diyenler bir yanda; ayrışmazlar diyenler öte yandadır. türkiye cumhuriyeti'nin demokrasi seçmesi zayıflığı değildir; demokrasilerde, özgürlükler sürdüğünde, olmayacak istemlerin yükselmesi, örgütlenmesi, sonunda, demokrasiyi yoketme gücüne erişemez.
tarihte kurtuluş savaşları vietnam'ın zaferiyle sonlanmıştır. sonrasında, kurtuluşçuluğun yaşanmamış olduğu gerçekliğini anlamak gerekir. kurtuluşçuluk egemen güce başkaldırı değildir. ulusal kurtuluş savaşının ulusallığı da kurtuluşçuluğu da pkk'de olmamıştır. yirminci yüzyıl'ın kanlı reçetesi kendi kaderlerini tayin hakkı güçle olur; sözle, silâhla alınacak, verilecek haklar egemenlik hakları değildir; olamaz.
bunların bilindiğini düşünüp güncelde ve somutta neler yaşanıyor? abd, nasıl oldu da ya da neden türkiye cumhuriyeti ile birlikte olmaktan uzak kalamadı? savaş durumunu, erdoğan'ın yeniden seçim kazanması için demek ne denli gerçekçi olur? şu söylenebilir: erdoğan'ın zayıflığından yararlanmak amaçlı geçicidir birliktelik görünümü. yarın abd dur dese de türkiye durmuyorsa ne deriz? demez diyenlerin öngörülerini yoksaymayacağız ama, katılmak için atlamak olmaz. ya da, erdoğan olmadığında da, abd türkiye cumhuriyeti'yle olduğunda ne deriz? kısacası, olanı, olacakları abd'nin erdoğan'ı yanına almasından öteye ya da yeniden seçim için savaş konusunda, biraz durmak, düşünmek gerekir.
abd de ortadoğu'da zayıflamıştır da ondandır türkiye savlarına yaklaşması diye neden düşünmüyoruz? yarın işid'le uğraşma günlerinde türkiye yokum derse abd ne yapabilir? abd yarıda bırakıp kaçar da, türkiye yan çizmez mi? günümüz yeni ulusallıkların yükselme günleri değildir. ayrıca, güçlü ulusallıkların çözüldükleri, çözülecekleri günler hiç değildir yaşanılan günler. ulusallık dirençli güçtür; ne yoksayabilirsiniz, ne de faşizm diye karşıtlıkla durdurabilirsiniz. ortadoğu'da yaşananları ingiliz emperyalizmi, abd saldırganlığıyla yayılmacılığı olarak almakla açıklamanın yetmeyeceğini anlamakta zorlanıyor küresel güçler de, yerellikler de. uluslaşamayan ırak ve suriye toplumsallıklarıyla uluslaşamayacak nice tarihsel kalıntıların varlıklarını anlamaya yirminci yüzyıl çözümleri ve karşıtlıklarını aşarak varabiliriz. abd'nin de yeterince anlamadığı buydu. bugün de anlamıştır diyemeyiz.
abd iran'dan sonra türkiye'yle geride kalmış birliktelikleri nasıl canlandırabilir? ortaya çıkacak olan yeni birlikteliklerde abd'nin egemen görünümü geçmişteki benzeriliklerde olmaz.
yeniden türkiye somutuna dönersek: hdp de pkk de abd'yle karşıtlaşmadan yaşananları geçiştirebilir mi? hdp de, pkk de karşıtlıklarını, isyanlarını açığa vuruyorlar ama, abd konusunda neden sessizler?
sonuçta, abd mi değişti, değişir yoksa devletçik beklentisindeki yerellikler abd'yle uyumlanacaklar mı? unutmayalım: öngörüler, tarihin yokettiği dayanakların üstünde yükselmiyor ve boşlukta kalıyor. devletlerin içinde devletçikler ya da devletleşmek de, egemen devletleri küçültmek de, dışarıdaki devletlerle de olmuyor. suriye ve ırak gerçeklikleri, yemen ve libya örnekleri ortadadır. uluslaşması oluşmamış ve dış devletler katkısıyla devlet olunamıyor. abd'nin iran'a saldırmaktan uzak kalmasıyla türkiye ile karşıtlaşmamasını yeniden, yeniden, yeniden düşünmek gerekir.
31 temmuz 2015, college station, texas.