türkiye, 7 haziran yolunda, gerilimli ilerliyor. küreselde ise karşıtlıkla uzlaşım ya da savaşla barış birbirini izliyor.
türkiye'de 7 haziran öncesinde önemli eşik 7 nisan'da belirlenecek partilerin aday listelerinin ysk'ye sunulması olacaktır. 7 nisan yolunda, akp demokrasisini içinde yaşamayı seçti. chp ise olması gerekeni yaptı: adaylarına partili seçmenlerin de katkısına olanak sağladı. mhp, dışına ve mhp içinin sorgulamasına kapanık yaşadı aday seçimlerini. hdp ise, akp benzeri içte etkinlerin demokrasisini belirleyici kıldı. 7 nisan sonrasında ilk tepkiler önemlidir. türkiye'nin siyasi geleneğinde "küskünler" diye yaşanmış tepkisellikler belirleyici olur mu? parti yönetimleri, belirlenen adaylardan yola çıkarak, sorgulanır mı? 7 haziran öncesinin bir belirleyeni de: 7 nisan'la ortaya çıkabilecek tepkileri yatıştırma gücü olacaktır. tartışmalarını 7 haziran öncesinde yapamayanların 7 haziran sonrası da sessiz kalacaklarını düşünemeyiz.
7 haziran seçim sonuçlarıyla ortaya çıkacak yürütme beklentileri konusunda bugünden söylenenlerin değeri yoktur. yine de, akp, chp'yi hdp ile birleşik göstermekle mhp'nin chp'ye zayıflık gösterebileceği konusunda siyasetini sürdürecektir. ortalıkta, ençok sözkonusu yapılanın, en olmayacak sonuç olduğunu söyleyecek azdır: akp'nin başkanlık çoğunluğuna erişeceğiyle akp hdp birlikteliği; bunun olmazlığını yaşayınca da anlamayacak, kabullenmeyecek çok olacaktır.
akp, chp'ye uzak olduğunca hdp'ye de uzaktır. akp için hdp düşman; chp de karşıttır. akp'nin olası hdp birlikteliğinin ilk sonucu: akp'nin ve hdp'nin çatlaması olur. akp-hdp birlikteliğinden çok bu gelişimi öncelikle düşünmek gerekir. yalan yanlış akp ile chp birlikteliği olacak öngörüsüyle tasarımı ise en olmayacak diye bellenmelidir. akp-chp birlikteliğiyle mhp-hdp birlikteliği hiç düşünülmemelidir. chp birinci parti olsa da, hdp ve mhp'yle olmayacaktır. en düşük olasılık olan chp'nin birinci parti olması konumunda: chp, akp'den ayrılacaklarla öncelikli birliktelik arar. benzeri biçimde mhp'den ve hdp'den kopanlarla birliktelik kurar.
7 nisan öncesinden görülen odur ki: tbmm'ye yansıyan dört parçalı siyasetin korunması kolay olmayacaktır. tbmm dışı kalacak siyasilik hdp olacaktır. hdp'nin tbmm dışı kalması hdp'nin istediği ve tasarladığı mıdır? bilenleri vardır. öyle bir tasarımın ilk ipucu 2014'te gerçekleşen yerel seçimler olmuştu. hdp'nin sözcüleri yerele çekilmişlerdi. yerelde ve "demokratik özerklik" diye tanımladıkları bir sonraki aşamanın ilk adımında etkin ve yetkin olmayı yeğleyen siyasiler, güneydoğu yerelinde belediye başkanlıklarına çekilmişlerdi. hdp'nin, tbmm'ye yansımaması durumunda, o yerelliklerin yetmeyeceğini yaşayarak anlayacaklardır.
akp'de ve chp'de 7 nisan'la, 7 haziran yolunda büyük değişim olduğunu gözleyeceğiz. yine beklenene ve öngörülene aykırı olarak: 7 haziran seçimlerinden beklenmeyecek sonuç da, erdoğan'ın özlediği "başkanlık" ve anayasa değişikliği olacaktır. türkiye'de ve akp'de "başkanlık" beklentisi de, desteği de 7 haziran seçimlerinde birinci parti konumunu korumanın ötesinde sözdür. 7 haziran seçimlerinin ortaya çıkaracağı akp'nin ilk eylemi cumhurbaşkanı'nı geçerli anayasa çizgisine çekmek olacaktır. oysa, erdoğan'ın zorladığı ve türkiye'ye korku salanın olmayacağını, erdoğan'ın anlaması zaman alsa da; akp ve türkiye için anında bilinecektir.
nasıl ki, israil seçimlerinden israil'i değiştirecek sonuç çıkmadıysa; türkiye seçimlerinden de türkiye değiştirecek sonuç beklenmemelidir. demokrasilerde büyük değişimler kolay değildir. akp demokrasi içinde güçtür. demokrasiyi daraltmak ve işlemez olmak için yaptıkları, söyledikleri çoktandır akp'ye karşı işlemektedir. akp'nin, demokrasi dışına çıkamayacağını düşünmek, bugünden, en akıllı yaklaşım olur. akp'nin, demokrasi dışına çıkarak tek partili anayasal değişimle başkanlık düşünde olanları akp değilse türkiye durdurur.
türkiye'nin yakın geleceği için en büyük sorun: akp'nin demokrasi içinde güçlenmesi değil; akp'nin demokrasi dışına çıkabilmeyi göze alma girişimi olur. akp'nin demokrasi içinde güçlenmesinin geride kaldığını söyleyebiliriz. akp'nin demokrasi içinde anayasa dışını zorlayacağını söylemek için verilerimiz yoktur. türkiye'de demokrasiye bağlılığı küçümseyenleri de yoksaymasak da, önemsememek doğrusudur.
akp'yle türkiye içeride demokraside gerilerken; benzeri yıkımı dış siyasette de yaşadı. görünürde, suudi arabistan'la birlikte ("diplomatik" alanda gerilemekte olan) olabilmenin dışında, iran'la da yalıtılmak yolundayız. abd ile iran uzlaşımının en önemli sonucu da türkiye'nin akp yönetiminin iran'la da yalıtılmışlığı olacaktır. iran'ın da, abd'nin de iran'la abd ilişkileri konusunda türkiye'e gereksinimleri gerileyecektir. abd, otuz beş yıldır uzak kaldığı iran'a yaklaşmada büyük ödün vermiştir.
iran, abd'nin gücünü 1979'dan bu yana yakından ve içinden biliyordu. lozan'da varılan ve haziran sonunda tamamlanacağı öngörülen uzlaşımla abd de iran'ın gücünü, açıktan kabullenmeye hazır olduğunu göstermiştir. geçmişte, "camp david"de abd mısır uzlaşımıyla istenen gerçeklendi ama, 1992'de madrid konferansı'ndan istenen sonuç bugün de gerçeklenmiş sayılmaz. 1978'de "camp david" sonrasında enver sedat havaya uçmuştu; benzeri biçimde, 1992 sonrasında da, izak rabbin katledildi. görünürde, lozan'daki geçici uzlaşıma tepki gösteren netanyahu dışında abd'de cumhuriyetçi parti ile demokrat parti içinden önyargılı siyasilerdir. iran için büyük kazanım olacak uzlaşımın, abd için de zararlı olmayacağı anlaşılacaktır. iran'da hasan ruhani'ye tepki gösterenleri yönlendirecek siyasiler açıkta değildir; abd'de ise, obama'ya tepki gösterenlerin etkileyeceği abd yurttaşlarını açıkta toplamak zordur.
türkiye için söylediklerimizin ölçütü önce 7 nisan'dır ve ardından da 7 haziran olacaktır. iran için, abd için, israil için söylediklerimizin ölçütü de 30 haziran'dır.
3 nisan 2015, college station, texas.