27 Mart 2015 Cuma

türkiye, akp'yle, ortadoğu'da, barıştan çok savaşın yanını seçmiştir / cumaları -- 520.

israil'de 17 mart seçimleri ortadoğu'da değişim getirmedi ama, suudiler'in yemen'e saldırısı ortadoğu'dan öteye değişime neden olacaktır. 1989'la birlikte küreselde abd'nin belirleyiciliği zorlanmaktadır. israil de, suudiler de 1989'la, "soğuk savaş" koşullarına göre daha bağımsız davranmayı zorlamaktadır. nasıl ki, 1945 sonrasında, 1989'lara gelinceye "soğuk savaş" olarak değerlendirmekten uzak değerlendirmeler yanıltıcı olduysa; 1989'dan bu yana da, "soğuk savaş" ve öncesi koşullarına göre "emperyalizm" değerlendirmesi yapanlar vardır. "küreselleşme" gerçekliği, salt abd'nin egemenliği ve yayılmacılığı olarak alınamaz. abd'nin mısır'ı, suudiler'i, türkiye'yi ve israil'i istediği yönde belirlediği de, belirleyebilirliği de yanılmacadır.

suudiler, yemen'de abd çıkarlarından önce ve abd çıkarlarından çok suudi çıkarları adına saldırıdadır. benzeri biçimde, iran, abd'yle nükleer silâhlı güç olmak yolunda uzlaşım tartışmasındayken, ırak'ta, suriye'de, lübnan'da, bahreyn'de ve yemen'de abd'den bağımsız eylemliliktedir. abd israil'i korumasında tutarken; türkiye ve mısır'la karşıtlaşmamaya özenli davranırken ortadoğu'da zayıflamaktadır.

abd, neden zayıflamaktadır ya da neden zayıf görünmektedir? abd, ortadoğu'da çıkar ve uzlaşımlarını kalıcı ve sürdürülebilir ilkelerden çok; yönetimler düzeyinde kurduğu özel ilişkilere dayandırma kolaycılığını egemen ve belirleyici güç olmanın gereği saymak ilkesizliğindedir. saptığındandır abd, soğuk savaş süresince, israil, türkiye, mısır, suudiler ve iran'la ilişkilerinde, abd'den bağımsız karşıtlaşmaları önleyebilmiştir; 1989'la başlayan süreçte belirleyicilik zorlanmaktadır.

abd, suudiler'in yemen'de, abd adına saldırılarını ya da abd'yle birlikte saldırıları yeğler ama, o durumda da, iran ya da türkiye gerçeklikleriyle çelişir; çelişiyor da. küreselleşme evresinde, abd de, tarihsel karşıtlıkların işlemesinde, abd'yle çatışmamayı öncelikli koruyanlara yakın görünmektedir. giderek bu da zorlaşmaktadır. suudiler'in ortadoğu'daki çıkarlarını iran'la uzlaştırabilmekte abd'nin gücü yetmemektedir. benzeri biçimde, türkiye'nin, ırak'ın ve suriye'nin ulusallığını korumaya yönelik istemlerini korumakla yoksaymak gelgitinde türkiye'nin ulusallığını da yanıltmaktadır.

türkiye'de, 1980'lerin ortasından bu yana, yükselen kürt isyanlarına abd'nin destek olması; ırak'ta, suriye'de türkiye'nin geleneksel toplumsallığıyla tarihselliğine uymayacak istemleri zorlaması, abd'yi, türkiye'de zayıflatmıştır. iran'da, 1989'a varmadan, iran dışı kalmış abd'yi, bu gidişle, gelen on yıllarda, türkiye'den de, suudiler'den de, mısır'dan da kopmuş durumda görebiliriz.

abd'nin 1990'dan bu yana ırak'ta ulusallığı parçalamaktan öteye kazanımı yoktur; benzeri biçimde suriye'de de parçalanmayı zorlamışlıktan öteye abd adımı yoktur. abd'nin ırak'taki şii çoğunlukla, suriye'deki sünni çoğunluğu uzlaştırabilme gücü yoktur. abd'nin türkiye'de ulusallığı bölücü gücü hiç yoktur. abd'nin egemen güçleri geçici siyasal güçlerde aramasıyla bulmasının getirileri ne kalıcıdır; ne de sürdürülebilir. ırak'ta, suriye'de yaşananların mısır'da ve türkiye'de yaşanmasından ne o toplumlarda abd'yle birlikte olanlar kazanır; ne de abd kazanır.

19. yüzyıl'ın sonlarına değin uluslaşamayan, korunmaya alınası tarihsel kalıntılarıyla, yirminci yüzyıl'da tanımlanmış "emperyalizm" ve "kendi kaderlerini tayin" tasarımları; küreselleşmede, tarihin bitirdiği "kent devletler olgusu"na olanak sağlamakla bir yere varılmaz. enson, yemen'de husiler isyanını suudiler'in bastırma saldırısını, abd'nin gücünden çok abd'nin güçsüzlüğü olarak da gözlemek, değerlendirmek gerekir. günümüzde abd, savaşları önleyemeyen savaşçılıkla, barışı uzlaştırmaktan yoksun savaşçı konumunda güç yitirmektedir.

kaderleini abd'yle uzlaştırmış ya da abd'yle birlikte olmayı gerekli ve yeterli sayan tüm siyasilikler, sonunda, tarihselliklerinin, coğrafyalarının ve toplumsallıklarının gerçeklikleriyle yaşayacaklardır. abd'nin tarihi, coğrafyayı ve toplumsallıkları değiştirme gücü olmadığını 1990'dan bu yana milyonu aşkın kanla, milyonlarca göçlerle ve kargaşalarla yaşamak ulusların yeni kaderleri oldu ve sürüyor.

abd'nin yemen'den çıkışı da, musul'da ışid'le savaşmaktan uzak durması da, iran'la nükleer silâhları uzlaşarak yoketmek arayışı da, esad'la uzlaşır görünmek istemesi de, mısır'da darbecileri kabullenmesi de, ukrayna'da rusya'nın belirleyiciliğine dur demesinin getirisi olmaması da küreselleşmede abd egemenliğinden çok abd güçsüzlüğü olarak alınmalıdır.

türkiye'de, 7 haziran yolunda, abd'yi yıkılası sayan düşman siyasiliklerin de, abd'yle uzlaşık görünen abdci siyasetlerin de, türkiye'nin barışını yokedici olarak görünmesi gerekir. türkiye'de görülen de, gösterilen de somut abd'den çok soyut abd gerçekliğidir. akp'nin, türkiye'de abd'yle olması da, abd'yi yoksayan kendince siyasilikleri de, abd gerçekliğine aykırı gelişmektedir. türkiye'de, akp'yle yürümemiş abd'yle birlikteliği daha iyi yaparız diyen siyasiliklerin, akp'nin 2013'leri bulan siyasetlerinin sürdürücüsü olmak yanlısı sessizlikleri, 7 haziran sonrasının da, bugünkü zorluklarla süreceğini göstermektedir.

27 mart 2015, college station, texas.