seçimler deyince, öncelikle, 7 haziran seçimlerini anlıyoruz. bu arada, 17 mart'ta israil seçimleri de, 22 mart ile 29 mart'ta fransa'daki yerel seçimler de, 7 mayıs'ta ingiltere'de parlamento seçimleri de türkiye'yi, pekçok anlamda ilgilendirir. türkiye seçimleri dışındaki israil, fransa ve ingiltere seçimlerinde ortak beklenti: yönetimlerin kolay gerçeklenmeyeceğidir. değişik söyleyişle, tek parti yerine çok partili uzlaşım yönetimlerinin oluşması beklentisi egemendir. israil, fransa ve ingiltere seçimlerinin yönetilmezlikten çok "uzlaşım"ı zorunlu kılacağıdır. 7 haziran seçimlerinde beklenti ya da öngörü ise uzlaşmazlıkla yönetilemezliğin kaçınılmazlığıdır.
7 haziran seçimleri yolunda 7 nisan'ı bulmadan söylenecekler erken söylenmiş olur ve hızla yenilenmeyi gerektirebilir. adaylık süresinde ortaya çıkan çarpıcı gerçeklik, akp'de yığılmanın sürdüğüdür. seçmen kitleselliğinin desteğiyle de akp'de yığılma sürecek midir? akp'de onca bastırılmış içsel uzlaşmazlık görünümü ve çok açık süregiden küresel dış desteğin akp'den uzaklaşma izleri, 7 haziran'da akp'nin gerilemesini getirir mi? 7 nisan sonrasında kesinleşecek aday listelerinin getireceği akp içinde olası tartışmanın gücü ilk gösterge olacaktır.
akp'nin, akp iktidarı sürecinde oluşmuş yeni yöneticilerinin adaylık kazanımıyla yurt düzeyinde çalışmaya katkıları coşkun olur mu? yoksa: akp'nin öngörülen seçimi kazanacağı varsayımıyla çalışmada eksiklikleri yaşanır mı? bugünden ne söylense, öngörüdür ve önyargı olur. yeniler kimler ya da hangi çalışmalarıyla öne çıkmışlardır; akp'yi tartışmalardan uzaklaştırıp uzlaşımlara taşıyanlar mı olurlar? sorun yeniler olduğunca, eskilerle daha da bilinmezdir. akp, programına uygun olarak, demokrat davranışla üç dönemlik siyasiler kolayca ve tartışmasız çekilirler mi? ya olmazlanan olursa; ya olmazlananlar, kendilerine yeni bir siyasi parti ararlar ve de bulurlarsa ne olur? önyargıyla, bu tür beklentiler, akp gerçekliğinde olmayacak beklentiler diye düşünülebilir; haklılık payı da, olmazlık gerçekliği de yüksek olabilir. o durumda akp güçlü partidir ya da içseli uyumludur mu diyeceğiz?
kısacası, akp'de iç tartışmanın bastırılamazlığı adayların belirlenmesiyle mi, adayların seçilmesiyle mi açığa çıkacaktır?
7 haziran seçimlerine ilişkin en önemli gösterge 10 ağustos cumhurbaşkanlığı seçimidir. 10 ağustos seçimlerine ilişkin açıkta bildiklerimiz çok azdır. akp, hdp tek adayını tartışmasız belirlemiştir. chp ile mhp'nin adayı ise parti içlerinden değil ama, dışlarından derinliksiz tartışmaya neden olmuştur. 7 haziran seçimleri için dört partide de tartışmacı seslerin yükselmesi belirleyici değilse de, 7 haziran sonrası için önemli göstergeler olacaktır.
7 haziran seçimleri yolunda hdp'nin tbmm'de temsili için gerekli eşiği aşıp aşmayacağı odağına göre seçimleri değerlendirme tek yaklaşım olarak ortaya sunuluyor. hdp'nin parti olarak seçimlere katılma istemi ve kararı öncesinde, sonrasında akp ile hdp arasında, ortada, açığa getirilemeyen kuşkulu bir birliktelik tartışması yaşandı. akp'nin hdp'yle ya da hdp'siz anayasa değişimi uzlaşımında hdp'nin beklentilerine uyumlu uzlaşmaya yatkın olduğu vurgulandı. akp'nin, hdp'nin seçimlere parti olarak katılmamasını istediği öngörüsünün üstü kapatılmaya çalışıldı. daha sonra ise, yüzde onun çok üstünde hdp oyuyla yeni dalga öngörü gelişiyor ve deniyor ki: akp'nin, bırakın anayasa değiştirme gücünü bulmasını, hdp'nin yüzde onun çok üstünde almasının, akp'nin tek parti yönetiminden uzaklaşmasının tek ve kesin önkoşulu olacağıdır. bunu öngörenler: akp gitsin de ne olursa olsuncular ile türkiye'de akp'nin değiştirmediği, değiştiremediği anayasa'nın ancak ve ancak hdp'nin yüzde onbeşlik bir seçmen desteğiyle koşut olarak yüzde kırkın altına düşmüş akp ile özledikleri türkiye değişimcileri olması saklanamaz durumdadır.
chp-mhp ortak adayı ve hdp adayına yığılan oyların değerlendirmesinden çok geride belirleyicilerinin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde beklediklerine eriştiklerini düşünebiliriz. öyle olmasaydı chp sorgulanır olurdu; hdp parti olarak seçimlerde yer almazdı. öyle anlaşılıyor ki, görünürde "y"enilenmiş chp'nin kendini, tarihini yadsıyarak, 2002'yle akp'nin dış desteklerinin tasarımlarına "evet"lendikleridir. bu "tasarım"ı akp değilse de, erdoğan'dan kurtuluş diye zorlayanların yarın bir gün "yanıldık/kullanıldık" demeyeceklerinin güvencesi nedir? 2010-2011 seçimlerinde oluşturulan "sesli" ve "saldırgan" "birleşikliğin" bukez de "bir uçtan öteki uca" vardıklarını anlamaları için akp sonrasını yaşamaları mı gerekecektir? türkiye'de, kendi başına olamayanların, siyasilik diye oradan oraya savrularak siyasette var görünmelerinin, 7 haziran seçimleriyle son bulacağını gerçeklenmeden söyleyemeyiz. "yetmez" diye esmeseler de gürleyenler; yeniden, geriledikleri inlerinden "hdp" eşiği aşarsa diye "akp-erdoğan" karşıtlığından, siyasette varolma istemlerine seçmenler gereken dur deme gücünü bulacak mıdır?
2002 akp programı'nı ters yüz etmekten çok, erdoğan ve yeni adaylarından arınmış olarak sürdürme "tasarımı" cumhurbaşkanlığı seçiminde enaz konuşulup tartışılan olmuştu. 7 haziran seçimlerinden de ençok beklenenle özlenenin akp programının akp karşıtları birleşikliğiyle olabilirliği gerçeklenir mi? seçmenleri yetkisiz ve kendi seçmelerini tek doğru görenlerin, seçimden yenik düşmelerinde eksikliği, kendilerinde arayacaklarına, seçmenleri küçümsemekle kendilerini küçülteceklerini şimdiden öngörmeliyiz ve akp programını yenilenmiş akp karşıtlarıyla sürdürme tasarımını görmeliyiz. ya görülmezse? nasıl ki, akp anayasal değişm gerçekleyemediyse yeni akpliler de, akp programını onlar yapmadı biz yaparızcılar da gerçekleyemez.
şimdilik söylenecek çok azdır: adayları ve adayların belirlenmesi tartışmalarını önce yaşayalım.
türkiye'nin sınır ötesinde az anlaşılır kısıtlı bir askeri eylemi gerçekleşti. zaferdi ya da tarihsel yanılgıdır tartışmalarının ötesinde şunu görmeliyiz: türkiye'nin ışid'e karşı savaşmaktan uzaklaşmanın gereği olarak mı gerçeklendi askeri gösteri; yoksa, günü geldi geçiyor yaklaşımıyla, ışid'le savaşı zorlamak gereği mi yaşandı?
ışid'in kobani'den yeniden musul'da yoğunlaşması, kobani'den çok, musul'un stratejik öneminden midir? ırak ve suriye topraklarında savaş mevsimi kısa sürelidir. musul ve çevresinde, neredeyse, yılını dolduracak ışid'i, musul'dan koparamayan ışid karşıtları için bu yıl savaşamayınca gelecek yıllarda savaşın daha kolay olmayacağı bilinendir. ışid'i geriletmenin esad'la yeniden uzlaşımla olduğu varsayımı abd'nin bir süredir geliştirdiği yaklaşımdır. tam bu noktada, esad'la birleşiklik arama siyasiliklerine türkiye'den de siyasilerin katılımı, türkiye'de siyasetin yeni sorumsuzluklarından biri olur. bu yeni gelişimin abd karşıtlığından önce abd'nin istediği olduğunu düşünmeden yoksun akıllarla tartışma da zor olacaktır.
27 şubat 2015, college station, texas.