barışı özlemek ne demektir? barışı istemek ne demektir? ortadoğu diye bataklık için barış nedir? soyutta değil; somutta barışa varılmak için gerek nedir? şu anda iki güçlü ortadoğu gücü var: türkiye ve iran. türkiye'nin de, iran'ın da kendine özgü sorunları var. türkiye ve iran da dağılsın, güçsüzleşsin diye içlerinden, dışarılarından zorlanıyorlar. daha da kötüsü, iran'la türkiye karşı karşıya gelsin de: ortadoğu denilen coğrafya'da, yepyeni oluşumlar zorlansın umudu tek gerçeklik olsun değirmenine su taşıyanlar da çok. bir yandan da abd iran'a yaklaşırken, türkiye'den hiç uzaklaşmamak yolunda gidiyor geliyor.
"devlet" diye bir düşmanlıkla, türkiye'nin "emperyalizm"in ardında yokolmasını özleyenlerin acıklı varoluşları eksiksiz sürüyor. ulusal varlığı, ulusal değerleri "faşizm"in değişmez dayanağı sayanlarla devlet düşmanlığının kazanması düşünülebilir mi? türkiye'de, 1960'dan bu yana ortaya çıkan "aydın birikimi"ne bakıp umutsuzluğa kapılmamak zordur. türkiye, aydınların kavram kargaşalıklarından, yetersizlerin yönetimleri kolayca kazandığı toplumsallıkta çalkantılı günler yaşıyor.
ulusu ve devleti yokedilesi sayanların karşısında devletin ulusun yönlendiricisi konumundaki yetersiz siyasilerin bir o yana, bir bu yana sallantılarıyla geçiyor günler. ulus ve devlet karşıtlarından umarı olan abd ile ulusu ve devleti temsil gücünü kazanmış yetersizlerin abd'yle olurmuş görüntüsünde abd karşıtlığının çıkmazında ilerleme durmuyor. abd için hedef açıktır: abd çıkarlarıyla olabileceklerin kendi içlerindeki karşıtlıklarını ikincilleştirirken abd'nin kazanımlarını sürdürülür kılmak.
abd, bağdat'taki gücün içindeki ayrımları uzlaştırma gücünde değildir. abd'nin bağdat'tan beklediği ışid'e saldırı güçbirliğinin temelleri yoktur. bağdat'ın içindeki geçici uzlaşımın ışid'i yoketme gücü yoktur. abd'nin de ışid'i yoketme gücü olmadığını eniyi abd biliyor. abd'nin de, bağdat'ın da birleşik göründüğü uzlaşım, ışid'in bağdat'ın dışında durmasıdır. ışid, musul ve kerkük'te egemen olmadan bağdat'ta olamaz.
ırak'taki, suriye'deki savaşı durduracak güç türkiye ile iran'ın birlikte savaşmasıdır. bunun olabilirliği görünmüyor. abd türkiye'den uzaklaşmadan iran'la olabilmeyi hedeflemiş görünüyor. 24 kasım'a hızla yaklaşıyoruz. abd ile iran olamaz beklentisi en olmayacak görünüyor. abd iran'la nasıl olabilir dendiğinde ise, iran'ın nükleerden cayması tek koşul gösteriliyor. nükleerden caymış kaddafi'nin libya'sı devletsiz parçacıklar ülkesi konumundadır. nükleersiz iran'ın 1979'u yadsıması gerekir. 2009'da olmazlığı yaşandı o ayaklanmanın. ulusu ve devleti temsil edenler zorla yatıştırdılar devleti ve ulusu yoksayanları. 1956 macaristan sokakları gibi kışkırtılmış yalnızlık yaşandı ve sokaklar arındı iran'da. 1989'da da çin'de bitirilmişti sokaklardaki "jönçinler" azlığı. abd değerleri ve abd olanaklarıyla ne çin'de, ne iran'da sokaklar kazanamadı.
türkiye'de, ulusa dayanmayan, devleti yıkma amaçlı sokakların, abd değerleriyle, abd olanaklarıyla kazanmasını düşünenler var. oysa, sokakların söylemini, sokakların dilini gerçeklik alsak: ulus ve devlet karşıtlarını sokaklara yığan birincil tepki abd karşıtlığı alınabilir. soru açıktır: abd karşıtları abd'nin araçları ise ne olur? abd, türkiye'deki yerleşikliğini sürdürür.
akp, abd'yle olmakla olmamak gelgitinde dayanıklılığını sürdürüyor. türkiye akp'yle, abd yönlenmesinden kopar mı? akp, abd'siz de iktidarını sürdürebilir mi? daha da önemlisi, akp sonrası abd karşıtı olabilir mi? bu soruların yanıtlarını biliyorum diyenler siyasetin ve toplumsallığın değişkenliğinin uzağındadır. abd'yle başlayan akp, abd karşıtlığına varmadan iktidarını sürdürebilir mi? akp, henüz, abd'siz de olmanın eylemliliğinden uzaktır. akp, türkiye'de abd'yle olmanın önderliğinde etkisini yitirmiştir. türkiye'de, akp karşıtlarının abd karşıtlığının getirisi yoktur; olsa olsa, akp'siz abd yanlılığına aracı olurlar. akp'nin abd'siz olması hergün zorlaşırken; türkiye'de abd'siz bir iktidar olasılığı da görünmüyor. erdoğan'ın birgün önce söylediğinin, yaşananlarla ertesi günü yalanlanmasını ve yadsınmasını erdoğan'ın kişiliğinden öteye anlamak ve açıklamak zorunludur.
kısacası, erdoğan ve akp, abd'siz olamıyor; abd de türkiye'siz olamıyor. birinin ötekinden caymayacağı ortada. abd'yle olmaya hazır akp karşıtları çok olduğunca, abd'siz olmaya hazır akp'liler de çoktur.
abd'nin ortadoğu'dan çekilmesi için değişmez kural açıktır: türkiye ve iran'ın güçlü kalmasından öteye güçlerin olması. suriye ve ırak'ın parçalanmışlığının bir sonrası türkiye ile iran'ın parçalanmışlığı olmamalıdır. ırak'ın, suriye'nin içinde, tarihten kalma azlıkların yaşamaları, ne bağımsızlık ne de özerklik olabilir. ırak'ın, suriye'nin içindeki azlıkların özgürlüklerini koruyabilmek, güçlü türkiye ile güçlü iran'la olabilir. abd'nin dayatmasıyla ya da azlıklara demokrasi, özgürlük, özerklik ve bağımsızlık sağlama tasarımlarıyla ortadoğu'da barış olmaz. 1989'dan bu yana tek çıkarımımız şu olmalıdır: gün bugündür ya da geçmişte olmadı bugün olur direnmesinden yaşanan savaş durumu sürekliliğe dönüşmeye elverişlidir.
önce, 4 kasım'daki abd ara seçimlerini izleyeceğiz. ardından da, 24 kasım'da abd'nin iran'la nasıl olabilirliğini göreceğiz. sonrası kıştır ve yeniden baharı beklemekle geçecektir.
24 ekim 2014, college station, texas.