19 Eylül 2014 Cuma

iki arada değil nice aralarda / cumaları -- 493.

türkiye'nin sınırlarından taşmasından önce sınırlarından içeriye yığılma yaşanıyor. başlangıç gerilerde kaldı; nerelerde durulur ya da durulur mu?

türkiye'nin dış siyasasını da, içini de belirleyen atatürk idi uzun süre.  2000'lere değin, zaman zaman gerilemelerle de olsa, 1945 değişimine karşın, belirgin dış siyaset: savaş dışında ve savaştan uzak kalmaktı. atatürk siyaseti, abdülhamit siyasetinden ayrılır ve o siyasete tepkiden evrilmiştir. abdülhamit siyaseti, atatürk sonrası, inönü siyaseti olarak yaşandı. giderek, 2002'yle birlikte, erdoğan-davutoğlu olarak yeniden canlandırıldı. inönü abdülhamit'e karşıydı ya da erdoğan-davutoğlu, inönü'nün yeminli düşmanıdır vb. yargıları unutmak gerekir. atatürk'ün dış siyaseti açıktır: bağımsızlık. atatürk dışındakilerin, güne uyarlanmış siyasetlerinde temel etken ise egemen güçlerin birbirlerine karşıtlıklarında yan ve yön değiştikçe yeniden uyarlanmadır.

atatürk, kurtuluş savaşı sürecinde, bugün hâlâ yürürlükte olan 1921 kars antlaşmasıyla başlar; hemen ardından fransa'yla anlaşır. atatürk, doğu ve güney, güneydoğu güvencesiyle batı cephesi'ni oluşturup; sonunda, lozan'da ingiltere ile uzlaşır. atatürk için: "yurtta barış; cihanda barış" özüyle eylemiyle denenmiş ve yaşanmıştır. 1938 sonrası koşulları değişiktir ya da 1876 sonrası değişiktir ayrı tartışmadır. atatürk, 1876 sonrası siyasetinin içinden yetişmiştir. rusya'yla ingiltere'nin ya da almanya ile rusya'nın ingiltere'nin karşıtlaşmalarından "mülkü" korumak ve ne o yandan, ne de bu yandan olmadan yan tutma siyasetinin gününde ve sonrasında getirileri özlenen olmamıştır. osmanlı abdülhamit siyasetlerinden batmıştır diyemeyiz ama, batan ülke, dağılan ülke gerçekliği de yaşanan deneyimdir; acılı sondur. batan ülkeden yola çıkıp da, "ittihatçı düşmanlığı"nın gününde ve yıllarca getirisi olmamıştır; biteni geri getirmemiştir.

abdülhamit siyaseti, gücü geçmişte kalmış, güçsüz ülkenin siyaseti idi. kabaca koşul odur. ayrıntılarda boğulmamak, dağılmamak gerekir. inönü siyaseti ise: küçülmüş güçsüz bir ülkenin korunması doğrultusunda, geleceği kestirememeyle değişen güç dengelerine göre yenilen güçten olmama, kazananla olma arayışından öteye değildir. 1939 öncesi türkiye'ye danışarak siyaset belirleyen çevre güçler; 1945 sonrası, türkiye'yi kazananın yanında güçsüz saymışlardır ve türkiye'nin etkisizliği belirgindir. menderes'le yaygınlaşan ve inönü'nün sorgulamadığı kazananla birliktelik siyasetiyle 2000'leri buldu türkiye. arada, bir parıltı, abd'nin kendi içine dönük, küreselde etkinliği enaza indiği günlerdeki kıbrıs barış harekâtı'dır diyebiliriz. türkiye'nin 1974'deki kıbrıs'taki başarısından sonra yaşanan içsavaşın kargaşası da türkiye'nin direncini kırmamıştır. 1980'lerle, yeniden, 1920'lerin, 1930'ların isyancılığı, yeni oyuncularla yeniden dışarıdan dayatılmıştır; içeriden geçmişten çok destek bulmuştur.

1989'la başlayan ortamda, küreseldeki abd'nin tekilliğiyle yaşanan ve petrol yollarını denetleme saldırısında, özal'ın dış siyaset bilmezliğiyle iç siyasette gerilemesini düzeltirim anlık tepkiciliğiyle abd'nin ırak'ı parçalayarak yönetme istemine türkiye'nin abdülhamit siyasetçi anlayışı da, atatürkçü siyaset anlayışı da direnç gösterdi. abd'ye karşı savaşmak gücü göstermek ne abdülhamit, ne de atatürk dış siyaseti değildir. abd'nin türkiye'ye saldırısı da doğrudan olmadığı sürece bu gerilimli güvensizlik sürecektir.

bugün gelinen noktada, türkiye ile çevresinin karmaşıklığında büyük yanlışlar yaşanıyor. önce somut durumu düşünelim: türkiye'de atatürk yok; ayrıca, atatürkçüler de siyasi olarak yoktur. olana, yaşanan tepki olarak, abd/ab siyasetlerinin akp iktidarından beklentilerinin gerçeklenmemesine tepkilerini dayanak yapmak günü de, geleceği de karartır. türkiye çevresinde gelişenlere karşı akp'nin yalnızlığını, yalıtılmışlığını siyasi iktidar için kullanmada türkiye karşıtı siyasetlerle uzlaşık görünmekten uzak durmalıdır. akp'nin yanlışları türkiye'nin zayıflığı olarak yaşanıyor varsayımıyla akp'siz akp'den beklentilere dayanak olmayan siyasetçilere gereksinim hergünden çoktur.

türkiye, çevresinde gelişenlere, etkin siyaset ve atatürk siyasetlerine tepkicilik olarak etkisizleşmiştir. abdülhamit siyaseti olan güçlü devletlerin karşıtlığından çıkar ve yarar ummanın abdilhamit zamanında başarısız olduğu tarihsel gerçekliktir. inönü siyaseti olan kazananla olmak yolunda kararsızlık siyaseti de günümüzde geçersizdir.

günümüzde, akp'nin erdoğan-davutoğlu siyasetleriyle abd/ab'yle olup o güçlerden kendi çıkarlarını çoğaltmak siyasetinin olmayacağını da yaşadık. türkiye, bu noktada, sınırlarının dışında da, sınırlarının içinde de bağımsız kalmaktan uzaklaşmadan savaş durumundan değil; barışın, uzlaşımın hızlandırılmasından yana birliğini korumalıdır. türkiye'nin sınırları dışına taşması sürekli ve kalıcı olamaz ama, gerekli olacağı yönünde gelişene tepkide, katılımda, akp'ye karşıtlıkla türkiye'ye karşıtlık çizgisi olan bıçağın ucunda olunduğunu akıldan çıkarmamak gerekir. 

19 eylül 2014, college station, texas.