türkiye'nin önüne "yeni" demekle özleneni, amaçlananı anlamışçasına gerilim sürüyor. türkiye'de seçimle güç kazanmış akp ve yandaşları "eski türkiye"ye nefretle yaklaşmakla eskinin yenilendiğinden güvenlerini yineliyorlar. türkiye'de, akp'yle gelecek yeniliklerle yenilenmiş türkiye'yi, eskisine dönüş direncinden öfkeler dinmek bilmiyor. yeni türkiye'ye yolaldıklarını sananlarda, gelecek kuşkusunda, eskiden kalıntıların tümden yokedilmesini olağanlaştıranlar da var. akp'nin yeni türkiye'si, yaşayan türkiye'nin bitişidir karamsarlığıyla kötümserliği hergün bileniyor. öfke ve nefretle süregiden gerilimin nasıl bir karşıtlaşmaya yöneldiğini yaşamadan bilemeyeceğiz. türkiye "yeni"lenmiştir varsayımında olanlar durmak bilmiyor. türkiye "yeni" diye en eskiye gidiyor diyenlerse: direnmekten geriye dönmemek uğraşlarında yenilmedik, tükenmeyiz kararlılığında.
10 ağustos'ta seçimi kazanmış erdoğan, akp başkanı, başbakan ve seçilmiş cumhurbaşkanı olarak, gelenekleri, eskidir diye yeni geleneklerin başlatıcısı muzaffer görünümünde. geleneklerin yoksayılması kolay değildir. yeni gelenek başlatmak güç gerektirir. erdoğan'ın seçilmişlik gücü gelenekleri yoksaymak için yeterli değildir. erdoğan'ın anlamadığı şudur: demokrasilerde geleneklere uyulur; yeni geleneklerin kurulması devrimler sonrasındadır. türkiye, 1919'la başlayan cumhuriyet devrimi'ni 1923'le sonlandırmıştır. 1923'le başlayan cumhuriyet evrimine dirence güç göstermek de cumhuriyet tarihinin geleneğidir.
cumhuriyet gelenekleri eskidi; yeni cumhuriyet başlatıyoruz siyaseti, türkiye cumhuriyeti'nde "karşı devrim" olduğu, türkiye cumhuriyeti'ni eskitmeyen gelenektir. geleneklerin karşıtlaşması da, çözümlenmesi de yaşanacaktır. gerilimin sürekliliği nasıl bir uzlaşımla sonlanacaktır bugünden bilinmezdir.
10 ağustos öncesini, şimdilik, unutmadan geride tutarak yaşadığımız geçiş sürecini nasıl değerlendirebiliriz?
akp'de, 10 ağustos öncesinin, 10 ağustos sonrasında da süreceğine erdoğan'ın da güvenmediğini biliyoruz. erdoğan'ın enaz kullandığı "istişare" kavramını ve işleyişini, 2014'te yerel seçimler öncesinde; ardından da cumhurbaşkanlığı adaylığı süresiyle seçim süresinde yinelemesini, erdoğan sonrası için ahmet davutoğlu'nun sunuluşunda da sürdürmesini sıradanlaştıramayız. erdoğan'ın yanında toplaşanlar olduğuyla erdoğan'la karşıtlaşanlar olduğu gizlenemez gerçekliktir. akp'de yeni olan "istişare" vurgusuyla "birlik/kardeşlik" vurgusudur. bu da rastgele olamaz. açıktır ki, akp'de, birliği bozacak, kardeşliğe aykırılık vardır.
erdoğan'ın akp'de cumhurbaşkanı adayı seçilmesi de; davutoğlu'nun akp'nin bir sonraki başkanı olarak sunuluşu da akp içinde tartışmalıdır. akp içi tartışma, 2001'den bu yana açıkta yapılmadı. hep olduğunu, olmamasının düşünülemeyeceğini yineledik. 10 ağustos'un ilk getirisi tartışmanın gizlenemezliğidir.
akp'de yeni cumhuriyet isteyenlerin olması da, karşı devrim özlemeleri de yeni değildir. akp'nin en başarılı olduğu siyasilik, bu yeni cumhuriyet özlemcilerinin içeriye/dışarıya sızmaz birlikleriyle düşmanımın düşmanı dostumdur birlikteliklerindeki güçleri olmuştur. 2013'le başlayan akp'nin ve erdoğan'ın daralması günümüzün akp gerçekliğidir.
erdoğan'ın, akp içinden sorgulanması yeraltından yerüstüne çıkacaktır. 10 ağustos yeni cumhuriyet'ten çok akp içi tartışmanın açığa çıkmasıdır. yeni cumhuriyet söylemi kazanımları tartışmada sorgulayaıcı olanları bastırmak ve sonrasında da üsetesinden gelmek için yinelenmektedir. akp için yeni türkiye'den önce akp'nin yeni olması gerekmektedir. bu da yeni türkiye'nin ulaşılmazlığının göstergesi olarak alınmalıdır.
türkiye'de gerilimin akp karşıtlığında yeralanların ne yapacağı, 2002'den bu yana olduğu gibi ikincildir yine. akp'yle karşıtlaşmada, akp'nin cumhuriyet'i eskiye doğru yenileyeceği kuşkusuyla korkusunun akp'yi seçim düzeyinde çok sarsmadığı geride kalmıştır.
bugünden sonrasında, akp'yi içinden sorgulayanların tartışmasının nasıl gelişeceği dünden de birincildir. akp, kurucu eskilerinden de arınıp yeni olamaz mı? bilemeyiz. olmaz demek önyargılı öngörü olur. akp, erdoğan'dan da arınacak bir siyasilik olabilir mi? bunun olabilirliği de, bugün dünden çoktur. akp'nin içindeki tartışmaların öne çıkaracaklarını bilmeden söylenecek sözler özlemden, istemden öteye gitmez.
kısacası, erdoğan neden davutoğlu'nda uzlaştı? bu sorunun yanıtı çok tartışmalı değildir. erdoğan'ın da, akp'nin de aklanması için davutoğlu'nda uzlaştılar. oysa, akp'nin içinde ve akp'yle türkiye'de güç olanların dayanağı o servet yağması ve birikim tutkusuydu. yağmanın durması da, durdurulamaması da akp'yi bitirici karşıtlaşmadır. akp'deki tartışma budur. erdoğan için de, akp için de, türkiye için de davutoğlu geçici uzlaşımdır. ola ki, sürekliliği olacaksa, yolboyunda erdoğan da gidecektir. davutoğlu siyasi olarak kendi kazanmadı gücünü; siyasi dayanağı ve siyasi örgütlülüğü yoktur. davutoğlu'nun erdoğan'ın siyasiliğiyle örgütlüğünde davutoğlu olarak önderleşmesi zordur.
türkiye cumhuriyeti'nin gelenekleri zorlansa da, 28 ağustos'la anayasallık yürürlükten kalkmayacaktır. erdoğan'ın anayasallığı siyasi kısıt görmesi olağandır; zorlaması, erdoğan açısından anlaşılabilir ama, aşabilmesi için seçilmişlikten gelen gücü yoktur.
türkiye, demokrasi gelenekleri içinde, anayasallık dışını zorlayanlara direnecektir.
akp'de davutoğlu seçiminin ikinci gerekçesi de: suriye ve ırak'taki ışid gücünün durdurulması gereğidir. türkiye sınırları dışına taşarak da, içinden ortaya çıkacak ışid yanlılarıyla da üstesinden gelmede zorlanacaktır. erdoğan-davutoğlu siyaseti, ışid'i sonlandırmada abd/ab ile birlikte olmaktan güçlenebilir mi? türkiye'de olası "itâatsızlık" gücü belirleyici olur. bugünden söylenecekler boşuna değildir ama, boşsöz olur.
abd/ab, ışid erbil'e yönelmeden, çıkarlarının ışid'le karşıtlaştığını kabullenmek istemediler. bağdat'ta nuri el-maliki'nin değişmesini sağlayan uzlaşımın bir sonrası da ışid'le çatışmadır. bağdat'ta tahran'la birlikte olabilen abd/ab, ışid'e karşı, iran'la türkiye'yi de yanına alacak konumdadır. ışid'in kazanma ya da uzlaşımda yeri olmasının tek dayanağı yerel güç olabilmesiyle gerçeklenir. ışid'in karşısında durmayanların, duramayanların ortamında kazandığı güç yerelden destekleniyorsa; abd/ab ile iran ve türkiye birlikteliği de sonuç almada çok zorlanacaktır. rusya ise, ukrayna'da güvencelerini sağlamlaştırmaktan öteye güç gösteremez.
22 ağustos 2014, college station, texas.