29 Ağustos 2014 Cuma

akp'de gösteri ve gösteriş yükselirken, kitlesellikte daralma yaşanıyor / cumaları -- 490.

türkiye'de akp'nin altı daraldıkça yükselişte duraklama olmadı. akp'nin destekçileri ve çevresi daraldı. önce ab özlemcileri olmazlandı. en olmayacak akp destekçileri onlardı; olan akp'den çok, akıllarında olması gereken akp'ye göre akp'nin ardından koştular. türkiye'yi, egemenler ab'de olmaktan önlüyor varsayımlarıyla yanıldılar. yanıldılar ama yanıltamadılar. türkiye yolundan dönmedikçe de öfkelendiler. başından akp'den uzak duranlarla akp'yi türkiye karşıtı görenler için durum açıktı. görünürde, akp içinde beklenen çatlama yaşanmadı. akp'de çatlamaya neden olacaklarla, akp'yi açıkta zorlayanları arındırma ağırdan yaşanıyor.

geldiğimiz noktayı yeniden değerlendirirmede söylenecek sözü özlüce söylersek: akp'de kitlesellik yerindedir ama, destek güçlerde azalmayla daralmayı görmemezlik edemeyiz. bir yandan akp "kişi" partisi derken, o kişiliğin yüzde elliikiyi ancak bulmasını, akp'deki o kişi de, akp de değerlendirmektedir. akp'nin, yataydaki daralmayı değil de yükselişe yoğunlaşma gösterisine gereksinmesi yanılsamadır. akp, bundan sonrasında sürekli gerilimdedir. akp'nin türkiye'de süreklileştirdiği gerilim, akp'yi de sarmalamaktadır.

akp'nin içindeki tartışma, akp'de yaşama gücünü, bugüne değin görülmedi. akp'deki tartışmalarda, başlamadan üzerine örtü atıldığını ve kitleselliğe dönüşmeyen ayrılmaların olduğunu biliyoruz. akp'de destek güçlerde kitlesel katılım olmadı; tekil katılımlar ise kitleselliği arttırıcı olmaktan çok akp dışnda kitlesel çoğalmaları önleyiciydi.

akp'nin sözünde, cumhuriyet'in kuruluş söylemine aykırılık gerilemedi; akp, özde, biçimde cumhuriyet'in kuruluşuna da, yürütülüşüne de yıkıcılıktan uzak durmadı. bunları yaparken iki dayanğı vardı: birincisi kitlesel seçmen çoğunluğuydu; ikincisi de, türkiye'de egemenler için, isyancıları ve karşıtları etkisiz bırakmakta yararlılığıydı. akp'nin siyasi olarak kalıcılığının ölçümü sınamadadır. akp, kişilikten öteye örgütlülük müdür; benzeri biçimde, örgütlü olarak kalıcılık mıdır? yaşayarak bileceğiz.

akp'nin çatlamadığından öteye, sınıfsal çatışmada, egemenlerden yana çelişkileri yumuşatma gücünden öteye, ulusallıkta beklenen çözülmede de, sözden öteye eylemi sonlandırmadığını biliyoruz. akp'nin tarihsel olarak kendisini dp'nin kitleselliğiyle bağlantılı göstermesi siyasi olarak sürdürülebilir mi? benzeri biçimde, süleyman demirel'le karşıtlaşmanın getirileriyle, turgut özal'ın uzantısı olmanın getirileri ne denli geçerlidir?

geldiğimiz noktada, akp'de yükselişle yükselen gösteri ve gösterişçilikleri, kazanmanın coşkunluğundan çok kazanımların korunmasında birlik olmaktan kuşkunun da sonucudur diye görmeliyiz.

akp, 30 mart yerel seçimleriyle, 10 ağustos cumhurbaşkanlığı seçimiyle durdurulamamıştır; yükseklerde görünmektedir ama, bu görünüm, kalıcı mıdır, sürdürülebilir mi sorgulamalarını bitirmemiştir. nedeni de açıktır. türkiye'de, 1946'dan bu yana dinmek bilmeyen zenginleşme tutkusunun başarısında: akp engel değil de kolaylaştırıcı araç olmakta kitlelerin umudur. 1990'larda duraklama eğilimleri gösteren zenginleşme özlemlerinde 2002'yle artan tutkuyu akp denetlemekten çok kamçılayıcı sürücü görümünde olmuştur. akp'de toplulaşan kitlelerin tepesinde zenginleşenlerle, zenginlikten kendilerine düşen payların sürekliliğine inanmışların çokluğunun doyumluluğa erişmesi istenir ama gerçeklenemez. akp'nin tepesindeki zenginleşmenin yasal olmayanla haksızlıkla oluştuğuna ilişkin suçüstünden kurtulması boşuna çaba olarak akp'nin aşamayacağı bir engel olarak dağ gibi önündedir.

ahmet davutoğlu'nun seçimi: akp'ye yapışan kirliliği aklamayı sağlayıcı olabilir mi? akp'nin davutoğlu'dan beklediği budur. akp, erdoğan'la yalıtılmışlığa yönelik konumdan, davutoğlu'yla yeniden eklemlenebilir uzlaşıma dönebilir mi? abd/ab'nin türkiye'den istedikleri açıktır: suriye'de, ırak'ta abd/ab çıkarlarının korunmasında özverili ve sorgulamayan, direniş göstermeyen bir türkiye. abd/ab için türkiye'de akp'nin olmasının önemi bundan ötesi değildir. akp, dışarıdaki yalıtılmışlıktan kurtulmada, içerideki siyasi daralmayı durdurmada, zenginleşme tutkusundan durulmak bilmeyen kitleselliğin umutlarını korumada başarılı olabilir mi? davutoğlu'nun ne söylediğinin, erdoğan'ın geçmişte söylediklerinin önemi geçmişte kalmıştır. akp'nin ve yandaşlarının "yeni" diye söylendiklerinden çok; akp'yle zenginleşmeyenlerle akp'nin türkiye'nin yüzyıllık yenilenmesinden güç bulmuşların direnişi, uzlaşımdan çok gerilimde düğümlenmiştir.

türkiye'nin ilk kez yaşadığı, 15 ağustos'tan sonraki onbeş günün sorgulaması yapılsa da, soruşturması da, yargılanması da bugün yapılabilir görünmemektedir. 30 ağustos'la ortaya çıkan türkiye'de, yasalara, amayasallığa uyumsuzluğun görünürde olabilirliğinin yürürlükte onca kolay uygulanamayacağını göreceğiz.  

türkiye'nin çevresindeki düğümlenmeler ise çözülmez noktadadır. abd, rusya'yla karşıtlaşmada, sözden öteye çevrelemeden öteye güç bulamamaktadır. abd, iki büyük savaşla yaşadığı bütçe açıklarını düzeltmeden; yayılmacılıkta durgunlaşmış görünümünü sürdürecektir. abd, iran'la yakınlaşmasıyla, türkiye'deki zayıflamış siyasi gücün ırak'ta, suriye'de önder güç değil, abd/ab istediğinde, önden giden güç olmasının koşullarının oluştuğunun beklentisindedir. rusya da, çıkarlarını, rusya'nın yakın çevresinde kalıcılık için abd'nin duraklamasından yararlanmakta fırsatçılıktan geriletilememektedir.

2013 haziran'ından bu yana: iran seçimleri, mısır darbesi, rusya'nın kırım'ı ilhak etmesi, ukrayna'nın bütünlüğünü sarsması, abd'nin iran'la yeniden işbirliği araması, suriye, mısır seçimleri, ırak seçimleri ve türkiye seçimleri geride kalmıştır. abd'de ara seçimler iki ay sonrasındadır. türkiye'de içteki gerilimle, türkiye'nin çevresinde, hemen yarın değil ama, abd seçimlerine göre, değişim kaçınılmazdır.

29 ağustos 2014, college station, texas.