nijerya'nın kuzeyi, afrika'da, islâm'ın tarihsel olarak sınırlarıdır. nijerya'nın sağı solu ya da daha doğru deyişle: tarihte, nijerya'nın doğu'su batı'sı ve güney'i islâm'ın etkisinde olmamıştır. nijerya'nın kuzey'i ise, neredeyse, tümüyle müslüman toplumlardır. nijerya'nın kuzey'i batı'dan doğu'ya islam'ın afrika'da uzanabildiği, yerleşebildiği son kalıntılardır. nijerya'nın kuzey'inde "nijer"in 20 milyonluk nüfusunun yüzde 90'ı sünni müslüman'dır. nijerya'nın 175 milyonluk nüfusunun neredeyse 90 milyonu sünni müslüman'dır. nijerya'nın güney'inde 80 milyon, tarihsel kalıntı olarak, hıristiyan'dır. kısaca, nijerya'nin yarısı müslüman, yarısı da hıristiyan'dır. nijerya, doğal kaynaklarıyla insan topluluğu olarak en güçlü afrika toplumudur. nijerya'nın kuzey'inden sonrası afrika'nın kuzey kıyılarına değin insan yaşamına en elverişsiz topraklardır.
nijerya'da, kendilerini "boko haram" diye nitelendiren ve 2000'lerle ortaya çıkan silâhlı "tedhiş" yerel olarak nijerya'nın kuzey'inde egemen değildir ama, yarattığı korku ile nijerya ötesinde "nefret"le anılmaktadır. nijerya'da, devlet gücünün erişemediği, kuzey'de türemiş, islâm'ın adını çirkinleştirmeyle görevlenmiş "boko haram" yıllardır yarattığı korkuda yeni bir çirkinliğe erişti. mali'de benzerini yaşadığımız çirkinliklerin sonunu nijerya'nın kuzey'inde de yaşayacak mıyız? mali'de dışarıdan fransız askeri güçleriyle, ondokuzuncu yüzyıl benzeri yabancı saldırısıyla müslüman adına çirkinlik yaşatanlar, daha kuzeylere, insan yaşamının zorlandığı çöllere çekilmişti. mali'de devlet ve toplumsallık tümden dağınıktı. nijerya'da benzeri durum yoktur. nijerya'nın kendi müslüman nüfusuna dayanarak dıştan saldırgan güce dayanmadan "boko haram"ı etkisizleştirmesi kolay değildir ama, onun dışındaki çözümler de ne elverişli ne de kalıcı olabilir.
yıllardır üçer beşer, onlarca derken, sonunda üçyüz genç kızın kaçırılıp tutsak olarak afrika'nın zalimleriyle batı'nın seks pazarlarına aktarılmasında bu son damla mıdır? yoksa, bukez de, "boko haram" adıyla yaşatılan tedhiş kazanmış görünebilir mi? nijerya, onca kaynak ve onca insan gücüne karşın toplumsal dengelerine göre ağırdan tepki göstermektedir. abd/ab uzaktan koruyucu görünümündedir. içinde müslüman adı geçen her etkinliğe savunma meraklısı erdoğan-davutoğlu sessizliklerini korumaktadır. müslüman toplumlarından, devlet kurumlarından "boko haram"ı yalıtıcı, güçsüz kılacak sözlerin eksikliği utandırıcıdır. yaşananlar, müslümanlık ve onu savunmak adına suskunluk değil; sesini ve karşıtlığını açıkça ortaya koymayı gerektirir. "boko haram"ın kazanması müslümanlık kazanımı değil, müslümanlık adına yüzkızartıcı olur.
mısır'da anayasa ile devlet başkanlığı seçimine az kaldı. hindistan'da altı haftalık seçim sürecinin sonlarındayız. afganistan ve ırak seçimlerinin ise sayımlarının ya da, daha doğrusu, gizlide pazarlık günleri uzamaktadır. suriye'de içsavaş, devlet gücünün zayıflamasıyla, dışarıdan sızmaların, denetimsiz güçlerin silâhlandırılmasının, esad'ın zulmünü sonlanadıramadığından öteye, yeniden kazanan konuma geliştiği günlerdeyiz. suriye'de esad'ı yıkmada öncü diye öne sürülenlerin, suriye içinden destekleri gelişmediğinden öteye, esad zulmünün üstüne bir de bu yabancı sızıntıların baskısıyla suriye'de zarar görenlerin esad'la uzlaşması beklenemez. suriye'den kaçanların da suriye'ye dönmeleri esad sonrasında da gerçeklenmesi zordur. bu arada, türkiye'nin de, suriye içsavaş'ında abd/ab desteği varsayımıyla yenik konumunun sonucu bir milyona yakın nüfus artışı yaşadığımız açıktır. türkiye'ye sığınanların, yanmış yıkılmış suriye'ye dönmeyeceklerini ve türkiye cumhuriyeti içinde eriyecekleri gerçeğini türkiye'de sorun edecekler olacaktır ama, gerçekliğin değişmeyeceğini öngörmeliyiz
ukrayna'da kırım'ın rusya olmasından öteye ukrayna'nın küçüleceğini, etkisizleşeceğini beklemek doğrusudur. soğuk savaş'ın avusturya'sı ve finladiya'sı benzeri bir ukrayna gerçekleninceye gerilim sürecektir. abd/ab, suriye'ye asker getiremedi; ukrayna'ya dışarıdan asker ve askeri yardım düşüncesinin gerçeklikle ilişkisi yoktur. rusya'nın, abd/ab'nin içine alınmak istenmediğinden öteye, dışına atılması istenendi. bugün o noktaya gelinmiştir.
türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimi akp içinde tartışılmaktadır. afyonkarahisar'da başlayan akp siyasi oluşumu afyonkarahisar'da sonlanmayacaktır. afyonkarahisar'da başlangıçta da, toplantı sonrası uzaklaşanlar olmuştu. bukez de, akp'ye uymamaktan öteye sorgulama gücünü bulanın akp'den uzaklaşacağını düşünmeliyiz. akp'yi sorgulayacakların, afyonkarahisar'da da ortaya çıkamamaları akp'nin güçsüzlüğü olarak alınmalıdır. afyonkarahisar'da, akp ve akp'nin türkiye'nin geleceğinde nasıl olacağı tartışılıyor mu; yoksa, istanbul'da, ankara'da uzlaşılmışlık akp'ye benimsetiliyor mu? sonunda bileceğiz. akp karşıtları açısından bekleyiş sürmektedir. akp karşıtı üç siyasiliğin de kolayca birlikte davranmayacağını ama, birlikte davranmaktan öteye yaptırımları olmayacağı da ortadadır.
chp'de, geleneksel, üst düzeyde yeniden görevlendirmelerin getirisi olur mu? chp içi tartışmaların ve örgütlenmelerin kazanımından çok; sırasını bekleme uysallığını göstermişlerin, göreve çağrılması düyebileceğimiz değişimin, chp'ye yeni söz ve hedef getirmesinden çok, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde ya da sonrasında, yeni tartışmalara neden olacağını düşünmemiz gerekir.
partiiçi tartışmaları en canlı olan siyasilik hdp-bdp yeni bir uzlaşım mıdır; yoksa daralmaya neden olacak gelişim midir konusunda söz söylemek için erkendir. bağımsızlıkçılıktan çoktan caymış hdp-bdp siyasiliğinin, gelen on yılda, son dayanakları, özerklik hedeflerinden de uzaklaşmaları kolay olmayacaktır ama, gecıkmeli de olsa yaşanacaktır.
mhp ise, parti içi tartışma yaşamayan parti görünümünü nereye değin sürdürebilir? cumhurbaşkanlığı seçiminde türkiye, afyonkarahisar'dan çıkacak sesi ve sözü beklemektedir.
9 mayıs 2014, college station, texas.