25 Nisan 2014 Cuma

cumaları -- 472.

1989 sonrasında, suriye'de yönetim değişimi zorlamasına değin, rusya ve çin'e dayatılan ya da benimsetilen yeni dünya düzeni, duraklamadan sürdü. suriye'de duraklama yaşayan yeni dünya düzeni, ukrayna ve kırım oldubittileriyle küreselde de duraklamaya neden oldu. g8, 1989'la önce g7 artı 1/2 iken sonunda g8 olmuştu. g6 günlerinden g8'e değin gelişen birliktelik ilk kez geriledi ve g7'ye döndü. bunun ne olduğunu bilmiyoruz. bildiğimiz: abd'ye karşı küreselde ilk kez rusya dur deme noktasına geldi. soru açıktır: rusya bu noktadan geriye dönecek midir? tamamlayıcı ve belirleyici soru da şudur: abd, ukrayna'da, rusya'yı durdurma kararlılığında olacak mıdır? bu soruların yanıtı gelecek yirmi yılların dünya düzeninin gerçekliği olacaktır.

abd, özellikle 2012 seçimleriyle, gelecek için, asya odaklı yayılma ya da yerleşik olmayı amaçladığını açıkta belirtmişti. demokrat başkan obama, bugünlerde, asya gezisi'nde. abd için asya deyince, birbiriyle karşıtlıkları uzlaşmaz güney kore, çin ve japonya anlaşılıyor; bunlardan sonrası olarak da hindistan ikincildir. abd, kore'nin kuzeyi'ne karşı kore'nin güneyi, japonya ve çin'le birlikte olmak zorundadır ve açıkta birliktedir. yine de, özellikle çin, kore'nin kuzey'ine abd'den ayrı konumdadır. soğuk savaş süresince bu sorunlar ikincildi. yeni dünya düzeniyle bu sorunlar birincilleşti ve çözümsüz ortadadır. avrupa'da birlik yönünde abd önder ve destek güç olurken asya'da nasıl davranacaktır? abd'nin bir tasarımı olduğunu düşünebiliriz ama, açıkta, asya birliği diye bir tasarım yoktur. abd'nin asya odağında yoğunlaşması da, rusya'yı avrupa'dan sonra asya'dan da çevrelemek amaçlıdır. 

küreselde abd tüm ülkelerle ikili bağlaşıktadır. küreselde abd yaygınlığında yayılmışlık yoktur. rusya'nın bu durumu değiştirme gücü yoktur. zaman içinde rusya'nın güç kazanması da düşünülemez. 1989'dan bu yana rusya'dan kopanların abd'yle olmasının sonuna gelindi diyebiliriz ama, rusya'nın bunu geriye değiştirmesi çabası durdurulacaktır.

rusya'nın yalıtılmasıyla kuşatılması süreci rusya'nın içine yansıyacaktır. putin'in rusya için tasarımları rusya'nın çevresinde anlık ve kısa süreli etkili olabilir ama uzun dönem için getirisi olmayacaktır. 1989 sonrası g8 ve g20'de toplaşan kararlılık ilk darbesini rusya'dan almıştır ama rusya'sız da sürecektir. g8'den ayrı, g20'den kopuk rusya yalıtılmışlıktan yokolmaz ama rusya düşü de gerçeklenmez.

obama'nın tokyo, seul, kuala lumpur ve manila'dan getireceği yenilik yoktur. abd'nin asya odağını abd'ye karşı asya birliği ya da olası rusya'yla birlikteliklere kesinkes karşıtlık gereği olarak düşünmeliyiz.

2013 mayıs'ında, cenevre-2 beklentisi günlerinde, abd dışişleri'nin başındaki john kerry altı aya israil ile filistin barışta birleşecekler öngörüsünü açıklamıştı. altı ayın üstüne, üç ay daha geçti ve israil fetih'le uzlaşır beklenirken, arkada fetih ile hamas birlikte olma umudunda birleşti; israil de, mahmud abbas'la barış görüşmelerinden çekildi. john kerry ya da abd için geriye ne kaldı? 2014'te iran'la başlayan yeniden birliktelik son dayanaktır. abd iran'dan da eli boş geriye döner mi? gelişmelerde, açığa yansımış iz sürülecek veri de, bilgi de yoktur. abd'nin iran'la arayışında bir yere varılmaz demek önyargıdır; abd iran'la birlikteliği geliştirecektir demek de temelsiz öngörü olur.

türkiye'deki gelişimleri bu çerçevelerden bağımsız düşünmek anlamsızdır. türkiye'nin toplumsallığında abd karşıtlığı, küreselde, pakistan ve mısır düzeyindedir ve kararlı olarak gerilemeden sürmektedir. oysa, türkiye'de siyasilikte getirisi olmayan da abd karşıtlığı olarak süregitmektedir. siyasi düzeyde, abd'yle karşıtlığını koruyan mhp'nin siyasi temsil gücü türkiye'de yüzde yirmiyi bulmamaktadır. oniki yıldır iktidardaki akp siyasiliğinin 2013 mayıs'ından bu yana abd'yle uzlaşmaz görünümü de değişmez değildir. abd'nin akp kuşkusu da, akp'nin abd'den bağımsız davranma gösterileri de, açıktan yürümemektedir. abd için akp'nin destekçisi görünümü, abd'de sorgulanmış değildir; akp içinden de abd karşıtlığı sesi, sözü, siyaseti açıkta yoktur. karşılıklı kuşkular vardır. bir süre daha böyle sürecektir.

türkiye'de siyaset, cumhurbaşkanlığı seçimi odağında anayasal buhrana yönlenmektedir. anayasal değişim yaşanmadan, halkoyuyla seçilecek cumhurbaşkanı'nın seçiminden öteye yetkileri anayasal olarak açık değildir. seçimlerin nasıl olacağı da açık değildir. adayların yeterliliğini onaylayacak güç ve kurum var mıdır? türkiye, 1924 anayasası ile cumhurbaşkanı seçimi buhranı hiç yaşamadı. cumhurbaşkanı seçiminde en sorunlu olabilecek 1938 seçimi anayasal olarak da, siyasi olarak da en tartışmasız olanıydı. 1950'den 1960'a değin 1924 anayasası ile tbmm'nin çoğunluğuna dayalı cumhurbaşkanlığı tartışmasız yaşandı. 1961 anayasası'nın tanımladığı "siyaset dışı" cumhurbaşkanlığı, çok partili ve çoğulcu işleyişte hep sorunlu yaşandı. türkiye'de, siyasetin partisiz olanları da, partili olanların siyasetsizliği de seçimleriyle, cumhurbaşkanlıklarıyla sorun olarak yaşandı.

bugünden görünen odur ki: 1971 ve 1982'de iki kez yenilenmiş ve nice değişimden geçmiş 1961 anayasası cumhurbaşkanı tanımında ve siyasetsizliğinde tıkanmıştır. 2014 cumhurbaşkanlığı seçimi süreci de, seçimleri de anayasal buhranı derinleştirecektir.

25 nisan 2014, college station, texas.